Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Ağustos '15

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
92
 

Fidanlar toprağa düşerken; ülkemde tarafsızlık zamanı geçiyor

Fidanlar toprağa düşerken; ülkemde tarafsızlık zamanı geçiyor
 

Bazı zamanlar vardır ki tarafsız kalamazsınız. Tarafsız kalmaya çabalarsanız siz daha önceden farketseniz de farketmeseniz de size ait olan ya da içinde olduğunuz güzel kavramlardan uzaklaşmaya hatta sahipsiz kalmaya başlarsınız. Bunun devamı ise yokluktur. Derin bir manevi hiçlik. Hiçbir yere ait olamama. Adeta Haymatlos bir ruh olursunuz.

Genç fidanlarımız haince katledilirken, siz hala konuyu derin uzun felsefi ve politik cümlelere boğup; "ama devlet te bir keresinde şöyle yapmıştı...Ama filanca partiye karşıyım bu nedenle onun karşısındaki herşey her  eylem bana uygundur vs. .." diyemezsiniz. Bir süre için demeye çalışırsınız ancak  sonrasında gitgide;  taşeron ölüm çeteleri  hain cinayetleriyle size düşünce ve hareket sahası,  haklılık payı bırakmaz. Demokratlığınız, hümanizminiz, filanca partiye karşıtlığınız bile size bir özür sağlamaz. Çünkü bu mevzular başka zamanların mevzularıdır. Hayatın olağan seyrettiği, henüz çocukluktan tam sıyrılamamış gençlerin üstelik en haince tuzaklarla öldürülmediği günlerin mevzularıdır.

Sen yine demokrat ol kardeşim. Hümanist ol. Devleti, herhangi bir partiyi eleştir dilediğince lakin, o şehitlerin yüzlerine bir bak. Sonrasında sonrasında ruhunun derinlerinden gelen o sese göre davran kardeşim. Onlar oraya neden gittiler ve ne şekilde öldürüldüler? cevabını iyi tahlil ederek.

Şunu da hiç unutma. İnsanlar başarıyı gücü ve kolay olanı severler. Yani popülist olmaya eğilimlidirler. Bu nedenle;  siyasi konjonktür ve doğaları gereği kimi zaman belirli siyasi eğilimlere, gruplara  yönelirler. Çünkü o politik grubun  medya ve politikada çok güçlü, etkili olduğunu ve kendilerinin o grubu desteklemedikleri anda "gerici, antidemokrat ya da hatalı olarak gördükleri iktidar yandaşı" olarak yaftalanacaklarından korkarlar.

Bu da belki insani ve anlaşılabilir bir tavırdır ancak unutmayasın ki her zaman herşeyin bir aslı vardır, bir de taklit ve zorlama olanı.

Eğer ait olmadığın bir politik- etnik gruba sırf entel, demokrat ya da hümanist görünmek için yaklaşırsan, pek fazla belli etmeseler de onlar seni asla kendilerinden olarak görmeyecekler ve içlerine almayacaklardır. Ha illa ben de teröre bulaşıp onların hoşlarına gidecek kanlı eylemlere girişeyim dersen o ayrı.

Ancak, insan doğası gereği özüne düşkündür. Bu sıra sıra gider. Kendisine, ailesine, akrabasına, etnik grubuna vs vs.

Sen ülkenden vazgeçip onlara şerde destek olmaya çalışsan da  onlar tarafından hep  "öteki" olarak ve "en zayıf halka" olarak görüleceksin. Değer mi? İçindeki vicdan muhasebesini  susturup, genç insanların devletimizin meşru güçleri olan asker polisin katillerine, teröristlere yakın  olmak... Bunun neye- kime ya da senin içindeki o " insan öz" e ne faydası olur gece yastığına kafanı koyduğunda bir düşün.

Bir de şunu tart ki bu sempati duymaya çalıştığın, desteklediğin grup kendince haklı gördüğü felsefesini sadece şiddet  üzerine kurmuş. Kendi kanından insanlara bile,  kendi politik  hedefi dışında en küçük demokratik tercihi çok görüp her adımlarını zorla  kontrol altına almış. Bu mudur senin demokratik ve hümanist bulduğun desteklediğin tavırlar. Bir düşün. Günümüzün uzay ve teknoloji  çağında kendisi gibi düşünmeyen ve kendisine yardım etmeyeni anında zulümle  bertaraf eden cezalandıran böyle kaç politik grup biliyorsun ki? 

Ülkemizi, Türkiyemizi sevenler. Hepinize selam olsun.  O suskun mağrur ve asıl hümanist , Türk, (Pkk karşıtı)  Kürt, Laz, Çerkez, Alevi,  Sünni, Hristiyan, Musevi, Roman, Arap, Gürcü vs. toplumlar.  ülkesini çok seven ancak çok olgun ve asıl barışçı kendisi olduğu için Kürt kardeşlerine ta son günlere kadar ayrımcılık yapmamış, -ancak son şehitler nedeniyle sabrının taşmakta olduğunu gördüğüm-  o vatansever mozaik.

Aidiyet çok önemli birşeydir. Din, dil, ırk çok önemlidir doğru ancak, amaç birliği de bence en az onlar kadar önemlidir ki bir ülkeyi bir arada tutan en önemli tutkaldır. Çünkü vatanının iyiliğini isteyen bir insan;  kanunlara uymak, ülkesine yararlı olmak ve ülkesi aleyhine faaliyetten kaçınmak ister. Ülkede ekonomi çarkının sağlıklı dönmesini, huzuru, sağlık ve adaleti ister. Bunlar bazı dönemler sağlanamadı diye de ihanete girişmez. Çünkü şikayetçi olmakla ihanetçi olmak çok ayrı şeydir.  Şu anda da ülkemizde taraflar var. Bir yanda  dinleri, etnik kökenleri farklı olsa da ortak amacı ülkenin birliği ve dirliği olan suskun,  ancak devasa bir vatandaş grubu var. Bir de ülkemiz aleyhine faaliyet gösteren iç-dış aleyhte hiçbir faaliyeti kaçırmayan terör örgütleri ve sempatizanları grup ve şahıslar var.

Devir tarafsızlık devrini çoktan geçmiş.

Yönetenlerden hazzetse de  hazzetmese de, bazı şahıs ve gidişatlara kızsa da ülkesini sevenlerin; huzurun bir an önce gelmesini isteyen, ülkesine çok bağlı, her akşam şehit haberleriyle ağlayan, teröre lanet okuyan adeta çok gövdeli  tek bir ruh halindeki milyonların tarafına geçmek vakti gelmiş. Meseleyi doğru okumamızın taraf olmamızın  gerektiği bir vakit. Ülkemiz için; yapayalnız ıssız dağ başlarındaki karakollarda, yollarda şehit olan Mehmetçiklere;  dualarımız yanında, en azından teröre ve teröriste  "karşı"  bir tavır bir duruş borcumuz var.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 128
Toplam yorum
: 210
Toplam mesaj
: 58
Ort. okunma sayısı
: 424
Kayıt tarihi
: 21.09.07
 
 

Merhaba...  Üniversite mezunu Kamu İdaresinde  çalışan bir bayanım. Ankara'da iki oğlumla yaşıyor..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster