Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Aralık '06

 
Kategori
Sivil Toplum
Okunma Sayısı
539
 

Figüran olamamak

Figüran olamamak
 

Japon toplumunun volkanik, engebeli, sürekli yer sarsıntıları yaşayan, yeraltı zenginliği hemen hemen bulunmayan bir adalar topluluğunda yüzyılımızın en ileri ülkelerinden birisini yaratması oturup üzerinde uzun uzun düşünülmesi gereken bir durumdur. Dünya savaşında iki önemli kenti bombalanmış, sanayisi hemen hemen çökme durumuna gelmiş bir ülke nasıl oluyorda günümüzde bu kadar gelişmiş bir duruma gelebiliyor?
Aslında japonların günlük yaşamlarında sık sık kullandıkları sihirli bir kelime olan "Ganbatte" bir çok şeyin cevabını verebiliyor. Japonca bir kelime olan "Ganbatte"; "Başarmalısın, başaracaksın" anlamına geliyor. Bireysel olarak iş yapmak yerine toplumsal olarak meselelerini çözmeyi bir yaşam felsefesi haline getirmiş bir ülkede de böyle bir kelime, bireylerin toplumsal sorumluluk bilincinin bir kanıtı olarak kabul edilebilir. Ben kendi kafamda oluşturduğum analizde buna "Figüran olabilmek" yani diğer bir ifadeyle "İpin ucundan tutmak" diyorum.
İşte bu aşamada bizim toplumumuzun bu kadar zengin yeraltı ve yerüstü kaynaklara rağmen neden hala dışardan aldığı borç ile geçinmeye çalıştığının da önemli nedenlerinden biri ortaya çıkıyor diye düşünüyorum. Biz toplum olarak yaratmaya çalıştığımız bir filmde figüran olamamanın sıkıntılarını yaşıyoruz aslında. Bir işin en küçük bölümünün dahi o işin önemli bir halkası olduğunu düşünmeden birbirimizin omuzları üstünden yükselip başrol kapmaya çalışıyoruz. Tabii ki oluşturmaya çalıştığımız filmde kimse figüran olmak istemeyince veya olsa bile bu işi gönüllü yapmayınca oluşturmaya çalıştığımız film projesi aksıyor. Figüranlık aslında bireysellikten ziyade toplumsal düşünmeyi, toplum için iyi şeyler yaratmayı simgeliyor diye düşünüyorum. Figüran olamamak aslında çok genişletilebilir; örneğin okumuyoruz fakat hepimiz yazar olmaya çalışıyoruz, sinema sanatını öğrenmeye çalışmıyor fakat ünlü bir başrol oyuncusu olmak istiyoruz, bir partinin bir üyesi olup ülke sorunları için elimizi taşın altına koymak yerine ne zaman lider olacağımızın hayalini kuruyoruz. Herkes liderlik ve ün peşinde hellak olup gidiyorken bu kadar ünlünün ve liderin hitap edeceği kitle kimlerden oluşabilir merak ediyorum. Hani Anadolu'da bir söz vardır ya; "Sen ağa, ben ağa ya inekleri kim sağa" ...Saygılarımla....

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Maalesef insanımız yıllardır içinde yer aldığı zincirin bir halkası olmaktansa, fırsat bulduğunda ise zinciri tutan el olmak istiyor. Bu durum yaşı kaç olursa olsun değişmiyor. Çünkü halka olmak istemiyor artık.. Hükmetmek ve yönetmek istiyor. Kendisini tepelere çıkaran insanları bir anda yok sayabiliyor. Zamanla onları bir tehdit olarak görüyor. Yok sayıyor. Hatta, haddini bilmez hale gelip, kaşının üstünde gözün var diyerek saldırıyor. Tehdit unsuru olarak gördüğü kişinin özel hayatını dilllere destan eyliyor. Hayatında iyi bir figüran olmuş, ama başrol oyunculuğuna bilmeden atlıyor. Hepimiz biliyoruz ve uzaktan gülümseyerek izliyoruz onları.. Yine de, annemiz babamız bize terbiyeli olmayı öğrettiği için saygımızdan susuyoruz. Bizi yıkamayan herşey daha güçlü kılar düşüncesiyle çalışıyoruz da çalışıyoruz.. Biz inekleri sağarız Ali İhsan hocam, yeter ki insanlığımıza, onurumuza laf gelmesin.. Saygılarımla ve sevgilerimle..

Neval Özkan 
 06.05.2007 11:04
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 251
Toplam yorum
: 260
Toplam mesaj
: 31
Ort. okunma sayısı
: 900
Kayıt tarihi
: 06.10.06
 
 

İ.Ü Edebiyat Fak. Coğrafya bölümü mezunuyum. Lise, üniversite ve  öğretmenliğim boyunca yaşamı şi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster