Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Haziran '16

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
19
 

Fiili anayasa ihlali ve...

Fiili anayasa ihlali ve...
 

Ülkenin Cumhurbaşkanı şöyle diyor:

-  Beni halk seçti, öyle ise, başkanlık sistemine fiilen geçilmiştir... Şimdi önümüzdeki adım, bu fiili durumu hukukun içine oturtmaktır.

Yeni Türkiye'nin yepyeni Başbakanı yeni Anayasa yapılmasını zaruri görüyor ve şöyle diyor:

- Cumhurbaşkanı partimizin lideridir. Başkanlık sistemi, halen fiilen uygulanmaktadır. Hükümetimizin yapacağı ilk iş, bu fiili durumun hukuki alt yapısını oluşturmaktır. Yeni Anayasa bu hukuki alt yapıyı oluşturacaktır.

Demek ki... Bugünkü fiili durumun hukuki alt yapısı [dayanağı] yoktur. Yani, [özetle] fili durum, Anayasa aykırıdır!

Aykırıdır ki, değiştirilecek ve hatta yeniden "yapılacak"tır...

Yeni Anayasa'nın özü, esası ve temel amacı, parlamenter sistemi ortadan kaldırmak ve yerine "tek adam" sistemi olarak tanımlanan Başkanlık rejimini getirmektir.

Parlamentomuzun ana duvarında şu özlü söz yer almaktadır:

- Egemenlik kayıtsız ve şartsız milletindir.

Millet, özgür iradisi ile seçtiği vekilleri eli ile bu egemenliği kullanır.

Başkanlık sisteminde ise, egemenliğin kullanılması büyük ölçüde milletin seçtiği vekillerin [parlamentonun] değil tek başına Başkan'a ait bir yetkidir.

Parlamenter sistemin en büyük özelliği, "kuvvetler ayrılığı" ilkesini baş tacı etmesidir.

Hükümet, yargıya hükmedemeyecektir.

Parlamento yasaları çıkartacak; çıkartılan yasalar Hükümet tarafından uygulanacaktır.

Hükümet, yasa çıkartma faaliyetine karışamayacak, bu çok önemli yetkiyi -asla- üstlenemeyecektir.

Devletin üç önemli gücü olan yasama [parlamento], yürütme [hükümet] ve yargı [adalet sistemi] kesin olarak birbirlerinden ayrı, müstakil ve bağımsız olacaklardır...

İşte gerçek demokrasinin, kişisel hak ve özgürlüklerin teminatı, bu demokratik esaslara bağlı sistemin kusursuz olarak işlemesi ile mümkündür.

Başkanlık sisteminde ise başkan, hükümetin üstündedir.

Parlamento'nun çok üzerindedir.

Yargı ise, -açıklıkla daha bugünden görmek mümkündür- kendisini fiilen Başkan ilan eden kişinin eline geçmiş bulunmaktadır.

Bu fiili durum o kadar ilerlemiştir ki, adalet sistemimizin en üst basamağında yer alan Anayasa bile bu fiili rejim değişikliği tırmanışına engel olamamaktadır.

Ancak...

Demokrasilerin gerçek teminatı, halkın kendi iradesine sahip çıkma bilincidir... İşte Fransa!

Hükümet, Parlamento'yu by-pass ederek bir yasa çıkartıyor...

Hayır!.. Çıkartamıyor!

Yasa Parlamento'dan Ali/Cengiz oyunu ile geçiriliyor, ama...

Halk, "Hayır!" diyor.

Hangi halk?

Kendi iradesine sahip çıkma bilincini, demokratik yaşamın pratiğine aktif olarak sokan ve egemenliğe "kayıtsız ve şartsız" el koyan bilinçli halk!

İşte mesele bu!..

@farukhaksal42

www.soruyusormak.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 909
Toplam yorum
: 360
Toplam mesaj
: 28
Ort. okunma sayısı
: 452
Kayıt tarihi
: 30.01.09
 
 

1942 yılının Şubat ayında Bursa'da (Mehmet Kemalettin'den olma, Emine İffet'ten doğma olarak) dün..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster