Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Ocak '21

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
35
 

Fikrimiz Aklımızın Ölçüsüdür

Sorumluluk bilinci ne kadar yüksek olursa o kadar hassas oluyor insan. Yaşamak, mutlu olabilmeyi bilmek, yenilginin ardından kazanmayı hedeflemekle oluyor.
 
Şunu öğrendim ki, bazılarının aslında olmak istedikleri benmişim, bana yaptıkları, benim gibi olmak için çabaları da onların cezasıymış. Ben yıllardır bunları sorgulayıp yaşarken onlar kıskançlıktan kendilerini yiyip bitirmişler. İlacı bendeymiş. Neden cevap vermediğimi kafama taktığım zamanlar yanlış yapmışım. Aslında cevap vermemek daha etkili oluyormuş. Ben insan olarak yaşarken, onlar beşer sıfatının gerekleri içinde yaşayıp gidiyorlar. Bu insanlardan uzakta ailem ve hobilerimle, kimseye kırgınlık göstermeden ama selamdan öte geçmeyen bir ilişki içinde yaşayıp gidiyorum. Olaylara uzaktan bakıp analiz ettiğimde aslında kazanan hep ben olmuşum diyorum. Bunu bana kanıtlayan insanlarda oluyor. Sizinle tekrar görüşmek isteyip kırdığının farkına varıyor ama artık seçiciyim. Hiçkimse sizden daha değerli ve özel değil, sizi kıranı sizde kıracaksınız, unutmayın siz kaldırabiliyorsanız onlarda kaldırır, kimse üzülmesin diye kendimi kimseye paspas edemem, inceldiği yerden değil, bırakın en sağlam yerinden kopsun.
 
İnsan ne kadar değerli olduğunu kendi belirler. Size değersiz hissettiren kim varsa kurtulun, kimse değerlisini incitmez.
 
Güçlü kuvvetli kişi kendini bilen, farkında olan, içindeki kötü eğilimi iyiye çeviren, hayatın akışının gittiği yere kadar değilde ayaklarının üstünde durarak ve kendini sarsarak ben ne yapıyorum diyebilendir. Gücüne güvenen insana en zor işler bile kolay gelir, yapacağına inanmak cesaretin belirtisidir.
 
İnsan ay'a benzer kimsenin görmediği karanlık bir yüzü vardır. İnsanlar kendi rengiyle yaşarlar, kendi rengini yansıtırlar. İnsanı insan kılan yüreğinin en derinindeki öz'ün rengi ve hissidir. Hırs, ihtiras, üstünlük kompleksi en büyük ruh hastalığıdır. Kendini kandırınca çevresindekileride kandıracaklarını zannederler.
 
Nefsine hükmedemeyen birinin kapı kapı dolaşıp huzur ve mutluluğu bozması doğaldır, bunlar her türlü kötülüğü yapmaya müsaittir, pislik olan kendini belli eder davranışları ve yaşantısı ile zamanla kendini gösterir. Ne istediğini bilen insanın acelesi yoktur.
 
Ar damarı çatlayan insanlar her yerde çirkeftir. İnsanı insan yapan edeptir, edebini bilen olgundur. Sessizlik her zaman karşı tarafı yenendir. Her sataşmaya cevap vermek bilgili olmanın değil, cehaletin göstergesidir. Dilin olması gerektiği yer kapalı bir ağızın içidir. Yalanı hayat tarzı haline getirip, çevresindekileri bu yalanlar ile haşır neşir edenler kaybedenlerdir.
 
Karşınızdakinden nasıl bir tavır bekliyorsanız önce siz ona bunu göstermelisiniz. Kime selam verdiğinize dikkat edip, birine güvenmeden önce daha önceki yaşadıklarınızı hatırlayın ki, kimse kimsenin ne yaşadığını bilemez, akşam olduğu zaman kiminin evi huzur, kiminin hüzün, kiminin ki karmaşıktır.
 
Altının sarrafı olduğu gibi insanlarında var, değer pahalıdır. İnsanlığı tam olana altın muamelesi yapsaydık dünyada kötülükler kalmaz, insanlarda ağlamazdı.
 
HÜLYA ÇAKICI

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 742
Toplam yorum
: 250
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 563
Kayıt tarihi
: 19.12.15
 
 

Hacettepe Üniversitesi İktisat Fakültesi ve Akdeniz Üniversitesi Turizm ve Otelcilik Fakültesi ve..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster