Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Ocak '09

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
464
 

Filistin İsrail senaryosu

Filistin İsrail senaryosu
 

şeytan üçkeni


Filistin ve İsrail olayına baktığımızda gelişen durumun çok garip olduğunu fark ediyorum. Bir tarafta, gerek askeri gücü gerek istihbarat gücü ve gerekse lobi faaliyetleri ile dünyanın en güçlü ülkesi, yüzölçümü ve nüfus olarak küçük; fakat nüfuz olarak büyük bir ülke; diğer tarafta ise hala ülke bile olamayan gariban bir topluluk… Elindeki tek gücü taş ve sopalar olan… Bu taş ve sopalarla tanka-topa saldırıyor. Bu gerçeği görmek lazım.

Peki, kim bu saldırıyı İsrail’e yapanlar? Halk mı? Hayır; ama ezilenler halk.

Filistin toplumunda 2 tane, sözde, Filistin’i savunan yarı silahlı örgüt var.

Yaklaşık 100 yıldır bu topraklarda kan ve zulüm var. Hala, bir arpa boyu yol almayı bırakın hep kaybetmişler ve hep geri gitmişler. Bugüne kadarki mücadele şekliyle hep geri gidilmişse ve bir başarı sağlanmamış, aksine yenilgi söz konusu olmuşsa, bu demektir ki, bu yöntem yanlıştır.

Diğer taraftan, her zaman şunu savunurum: “Gördüğümüze ve işittiğimize değil aklımıza inanalım.” Biri size, sizi sevdiğini söyleyebilir ve sizin yüzünüze karşı güzel gülücükler de dağıtabilir; ama çevirdiği entrika ve gelişen olaylara baktığınızda bu söylem ve görüntülerin doğru olmadığını fark edersiniz. Bunu da aklınızla elde etmiş olursunuz.

İşte bugün Filistin ve İsrail olayına aklımızla baktığımızda şunları görüyorum: Filistin içindeki iki örgütten biri İsrail’in kendi örgütü. Filistin halkının haklarını savunuyormuş gibi görünüyor.

Bunu nereden anlıyoruz? Sebep-sonuç ilişkisinden. Gelinen nokta ve sergilediği davranışlarından. Filistin halkına hiçbir fayda sağlamamış, tam aksine en büyük zararı vermiş o içerideki düşman; çünkü İsrail’in gücünü bilmiyor mu? Ona en küçük bir saldırıda bulunduğunda, bu saldırının ardından İsrail’in Filistin halkına nasıl bir zarar vereceğini bilmiyor mu? Adı gibi biliyordur. Bakınız, BM in ateşkes kararına iki taraf ağız birliği yapmış gibi kabul etmiyorlar. En azından Filistin tarafı kabul etmeliydi.

Aslında kendi halkını İsrail’e bile bile kırdırıyor. Peki, kendi halkına bu zararı veriyor ve düşmana fayda sağlamış oluyor mu? Buradan kim kârlı, kim zararlı çıkıyor? Bir de yetmezmiş gibi iç savaş çıkartıp kardeşini öldürebiliyor. Bir iç savaştan kim kârlı çıkar? Böyle zamanlar birlik zamanı değil midir? Düşman kapıya dayanmışken kardeşiyle kim kavga yapar? Tabii kardeş yapmaz! Şu haber bunu doğrulamıyor mu: ‘‘85 yaşındaki İsrail Cumhurbaşkanı Peres, "Arap liderler, özel konuşmalarımızda bize (Hamas'ı sona erdirin) diyor" dedi.’’ ?

Bazı sokak çocukları vardır, bir kahveye zarar verecekleri zaman, önceden anlaşırlar, kahveye giderler, birbirlerini tanımıyormuş gibi, olmadık sebepten bir kavga çıkartırlar. Ne varsa kırar dökerler. Kahveci ve diğer müşteriler de zannederler ki normal bir kavgadır bu.

Aynı taktiği Saddam ile Irak halkına yaptılar. Bin Ladin ile yaptılar Afganistan’a girdiler. Ladin’in de Saddam’ın da büyük gücün adamı olduğu apaçık belli.

Rusya benzer bir tezgâhı yaptı: Çeçenistan’la yaptığı anlaşmayı bozmak için, kendi ajanlarına 7 katlı bir binaya bomba koydurdu ve bunu bahane ederek Çeçenler yaptı diye anlaşmayı bozdu ve Çeçenistan’a saldırdı. Sonra bu ajanların ikisi ölü bulundu. Biri İngiltere’ye kaçmıştı, orada geçen yıl zehirlenerek öldü. 11 Eylül saldırısını herkes biliyor.

Bunlar aşikâr ortada. Sadece tabloyu iyi takip etmek lazım. Çözümü kolay. Basit bir teori; kim kârlı çıktı kim zararlı çıktı; sebep ve sonuç ilişkisi. Tabloya ressam gözüyle bakmalı. Sadece kralın çıplak olduğunu göremiyoruz!

Bir yorganı yakmak için bahane gerekiyorsa kolay, ona bir tane pire salarsınız yeterlidir.

Ama bunların gür bir sesle söylenmesi gerekir. Ortaya konulması gerekir. Bu tezgâhların ifşa edilmesi gerekir. Ancak en önemlisi; ”adaletin olmadığı yerde güçlü olan haklıdır.” Güçlü olanın dediği olur. Güçlü olmak lazım! Filistin halkı da uyanmalıdır artık. Savunmaya çekilip kaleme, bilime güç vermesi gerekir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Gel de şimdi Bu "üçken"e katılma!

Edibe SAGLAM 
 17.01.2009 23:16
 

Ben üçgen demen gerekirken üçken demişsin onu eleştirecek yerde bu defa nasıl olmuşsa işkal kelimesi aklımda kalmış onu yazmışım.

M Sadullah SAĞLAM 
 16.01.2009 23:15
Cevap :
Sn. Sağlam. Dikkatsizliğimi bağışlayınız. Bu hatamdan dolayı gerek sizden ve gerek bütün okurlarımdan özür dilerim. Daha dikkatli olmalıyım. Ancak siz iki tane üniversite bitirmiş biri olarak yazılarınızda, gerek işaretlemeler ve gerek “arkerlik, dışardan, filistinde, israildi ve yapalıyız” gibi birçok benzer hatalar yapmaktasınız. Sanırım yazılarınızın karalamalarını yayınlıyorsunuz. Saygılarımla.  17.01.2009 20:15
 

Resmin altına "İşkal"yazmışsın bu yanlış doğrusu "İşgal" dır. Gelelim içeriğe, Filistin'ın içinde Filistin davasına düşman örgütün hangisi olduğu belli değil. Kaldı ki, neden böyle bir örgüt oluşabilsen. "Filistin davasında başarısızlığın nedeni, yapılan mücadele yönteminin yanlışlığı değil, ellerindeki gücün azlığıdır. Filistinde biri Elfetih ve diğeri Hamas olmak üzere iki örgüt var. Hamas daha yeni kuruldu. Henüz 20 yıl gibi çok yeni bir geçmişi var.Şu anda Filistini de bu örgüt yönetiyor. Terörist olarak nitelenen bu örgütü Filistin halkı seçimle iktidara getirdi. Asıl sorun İsrailin arkasında ABD nin bulunması oysa Filistin'in arkasında kimsenin olmamasıdır. Tüm arap ülkelerinin Filistine arka çıkacak kadar cesaretlerinin olmamasıdır. Sorun bugünlerde ortaya çıkmış bir sorun değildir. Bugünlerde yeniden alevlenmiştir. Altmış yıldır devam eden bir sorundur. Ne yazık ki, ufukta sağlıklı bir çözüm de gözükmemektedir.

M Sadullah SAĞLAM 
 12.01.2009 14:11
Cevap :
Sn. sağlam. Yazımda “işkal” diye iddia ettiğiniz gibi bir yanlış kelime geçmiyor. Bir yanlışınız olacak sanırım. Ama öyle olsa bile, ne uluslar arası bir anlaşma metni yazılıyor, ne bir edebi araştırma ve ne de mahkeme kararı. Önemli olan düşüncelerin hâsıl olmasıdır. Mahkeme tutanaklarında bile sizin kadar inceleme yapılmıyor. Sizin de yazılarınızda buna benzer durumlar hâsıl olmuş ve olabilirde. Ama böyle ince bir ayrıntıya da dikkat edecek kadar yazıma özen göstermiş olmanızdan dolayı ve uyarınızdan dolayı ayrıca teşekkür ederim. Yazımın içeriği konusundaki eleştirinize daha sonra geniş yer ayıracağımı iletir ilginize teşekkür eder, saygılarımı iletirim.  15.01.2009 22:53
 

Bu zamana kadar yapılanlar da bir başarı idi. Öldürülen adam sayısı bilinmiyor mesela. Sadece son hamlede başarısız oldular; bundan öncekilerde değil. Selamlar...

Edibe SAGLAM 
 10.01.2009 23:48
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 357
Toplam yorum
: 404
Toplam mesaj
: 47
Ort. okunma sayısı
: 982
Kayıt tarihi
: 03.09.08
 
 

 Ne elimde garantim var ikinci bir soluğu almaya Ne aklım erer dünyayı yıkıp ta yeniden yapmaya A..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster