Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Eylül '08

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
501
 

Fillerin savaşı!

Fillerin savaşı!
 

Amerika, Rusya ile bizim aramızı açmak için mi uğraşıyor? Yoksa fillerin kavga ve gövde gösterisinde arada kalan bizler mi oluyoruz?

Bize ne Rusya ve Amerika’nın gövde gösterisinden! Gürcista’nın Rusya ile olan dalaşmasından!

Bizi burada ilgilendiren sadece uluslar arası sözleşmeden doğan haklarımız! Bu hakkın da Amerika lehine kullanacağım diye, Rusya ile aramıza kara kedinin girmesine her hangi bir neden var mı?

Uluslar arası sözleşmelerde ülkemize ne gibi bir sorumluluk yüklenmiş? Gelin onu birlikte inceleyelim.

Montrö antlaşmasına göre, gemilerin Karadeniz’deki 21 gün kalabilme kuralı, askeri gemileri kapsayan bölümün 13. maddesinde şöyle dile getiriliyor:

Savaş gemilerinin boğazlardan geçmesi için, Türk hükümetine diplomasi yoluyla bir ön bildirimde bulunulması gerekmektedir. Bu ön bildirimin olağan süresi 8 gündür. Ancak, Karadeniz kıyıdaşı olmayan devletler için bu sürenin 15 güne çıkartılabileceği öngörülmektedir. Bu ön bildirimde gemilerin gidecekleri yer, adı, tipi, sayısı ile gidiş için ve gerekirse, dönüş için geçiş tarihleri belirtilecektir. Her tarih değişikliğinin 3 günlük bir ön bildirim konusu olması gerekmektedir. Gidiş için geçişte boğazlara girişin, ilk ön bildirimde belirtilen tarihten başlayarak 5 günlük bir süre içinde yapılması gerekmektedir. Bu sürenin bitiminden sonra, ilk ön bildirim için olan aynı koşullar içinde yeni bir ön bildirimde bulunulması gerekmektedir. Geçiş sırasında, deniz kuvvetinin komutanı, durmak zorunda olmaksızın, Çanakkale Boğazı’nın ve İstanbul Boğazı’nın girişindeki bir işaret istasyonuna, komutası altında bulunan kuvvetin tam kuruluşunu bildirecektir.

Montrö’nün askeri gemileri kapsayan 15'inci maddesinde: Boğazlarda transit olarak bulunan savaş gemileri taşımakta olabilecekleri uçakları hiçbir durumda kullanamayacaklardır. Denirken,

Aynı antlaşmanın 16'ncı maddesinde de Boğazlarda transit olarak bulunan savaş gemileri, avarya ya da geminin teknik yönetimine bağlı olmayan bir aksaklık durumları dışında, geçişleri için gerekli süreden daha uzun süre boğazlarda kalamayacaklardır. İfadesine yer verilmiştir.

Aynı sözleşmenin 18'inci maddenin (d) fıkrasında; Karadeniz kıyıdaşı olmayan bir ya da birkaç devlet, bu denize, insancıl bir amaçla deniz kuvvetleri göndermek isterlerse, toplamı hiçbir varsayımda 8 bin tonu aşmaması gerekecek olan bu kuvvetler, iş bu sözleşmenin 13. maddesinde öngörülen ön bildirime gerek duyulmaksızın, koşullar içinde Türk hükümetinden alacakları izin üzerine, Karadeniz’e girebileceklerdir. Denirken, sonrasındaki koşulların anlatıldığı bölüm ise şöyle devam ediyor:


Öngörülen toplam tonaj dolmamışsa ve gönderilmesi istenilen kuvvetlerle bu toplam tonaj aşılmayacaksa, Türk hükümeti, kendisine yapılmış olan istemi aldıktan sonra en kısa süre içinde bu izni verecektir.

Sözü geçen toplam tonaj daha önce kullanılmış bulunuyorsa ya da gönderilmesi istenilen kuvvetlerle bu toplam tonaj aşılacaksa, Türk hükümeti, bu izin isteminden, Karadeniz kıyıdaşı devletleri hemen haberli kılacak ve bu devletler, haberli kılındıklarından 24 saat sonra bir karşı görüş öne sürmezlerse, ilgili devletlere istemlerine ilişkin olarak verdiği kararı en geç 48 saat içinde bildirecektir.

Karadeniz’e kıyıdaş olmayan devletler deniz kuvvetlerinin, Karadeniz’e bundan sonraki her girişi ancak öngörülen kullanılabilir toplam tonajın sınırları içinde yapılacaktır.

Karadeniz’de bulunmalarının amacı ne olursa olsun, kıyıdaş olmayan devletlerin savaş gemileri bu denizde 21 günden çok kalamayacaklardır.”

Karadeniz’e kıyısı olmayan bir ülke konumundaki ABD, Montrö'ye göre savaş gemilerini burada sadece 21 gün tutabilir.

Ancak bu 21 günlük süre her bir gemi için geçerli. Dolayısıyla Karadeniz’deki bir ABD Savaş gemisi, boğazlardan tekrar çıkış yaparak Ege denizine açılır ve sonra tekrar giriş yaparsa, bu 21 gün o gemi için tekrar başlamış olur.

Yani bir ABD savaş gemisi, Karadeniz’de 21 gün kaldıktan sonra, artık bir kez daha oraya giremez diye bir şey söz konusu değil.

Karadeniz ve boğazlardan çıktıktan hemen sonra aynı gün veya ertesi gün tekrar boğazlara girip Karadeniz’e çıkarak tekrar 21 gün süreyle burada kalabilir.

Bu boşluğu kullanarak hileli bir formül uyguladığı açıkça ortada olan ABD, Karadeniz’de sürekli olarak askeri gemi bulundurmayı kararlaştırmış gözüküyor.

Amaç burada Rusya’ya gözdağı vermek şeklinde yorumlanabilir. Veya Rusya ile bizim aramıza nifak sokmak olabilir.

Bilindiği üzere, bizim enerji kaynaklarımızın %60 a yakını Rusya tarafından sağlanıyor. ABD gemilerinin devamlı olarak Karadeniz’e girip çıkması, elbette Rusya’yı rahatsız edecektir. Bu rahatsızlıklarını da bize bir şekilde iletecekler ve belli uygulamaları hayata geçireceklerdir.

ABD kendi çıkarları için bizi kullanmakta olup, bizi çevremizdeki komşu ülkeler ile düşman göstermeye çalışmaktadır.

ABD’nın çıkarlarını bir kenara atıp, öncelikle kendi çıkarlarımız için hareket etmenin zamanı gelmedi mi?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

anlasmanin yapildigi tarihte ne kadar gemi bogazlardan geciyordu.Bugun ne kadar geciyor.Sonunda bu sular bizim,vede bu sulari kullanan gemiler bedavadan geciyor.Butun dunyada herkes parali yollara dunya kadar odeme yaparken bizim bakimini yaptigimiz bogazlardan bedava geciyor. Hersey degisirken biz hicbirseyi degistiremiyoruz.birseyler degismesi lazim.Yapilan anlasmalar tekrar masaya yatirilip uzerinde calisilmasi kacinilmaz gibi goruluyor.tabigi harpgemileri icinde

cihat metintok 
 07.09.2008 7:19
Cevap :
Yorumunuz için teşekkürler. ABD'nın istekleri doğrultusunda değişirse, o zaman başımız daha büyük belaya girer.Selamlar, saygılar...  07.09.2008 11:01
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 3842
Toplam yorum
: 6442
Toplam mesaj
: 310
Ort. okunma sayısı
: 2969
Kayıt tarihi
: 23.03.08
 
 

Antalya'da 1956 yılında doğdum. Emekliyim, Üniversite mezunuyum. Evliyim, bir oğlum var Mimar. Gü..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster