Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Ekim '10

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
759
 

Film gibi hayatlar

Yıllar önce bizden yaşça büyük bir dostumuzu İzmir' de ziyaretimiz sırasında, onun çocukluk arkadaşına denk gelmiş, ikilinin maceralarını ağzımız yarı açık büyük bir zevk ve şaşkınlıkla dinlemiştik. Evlerini, yaşadıkları şehri, hatta ülkelerini çocuk yaşta kaçak yollarla terkedişlerini ve başlarından geçenleri, bir filmi izler gibi sessiz soluksuz canlandırmıştık kafalarımızda. O zamanlar üniversite öğrencisi ya da yeni mezunları olan bizler için yaşanması imkansız şeylerdi anlatılanlar; çünkü bizim gibi yirmili yaşların başındaki gençler için hayat yeni başlıyordu, o güne kadar biriktirdiğimiz teorileri kullanabileceğimiz alanlar yeni yeni çıkıyordu karşımıza. Anlatılanları uzun uzadıya dinledikten sonra büründüğümüz sessizliği hiç unutamam, kendi sıradan yaşamlarımıza duyduğumuz öfkenin sessizliğiydi bu. Halbuki yıllar sonra, dinlediklerimizden daha ilginç hikayelerin kendi yaşamlarımız olacağı aklımızın köşesinden bile geçmezdi, hatta o durgun- sıradan yaşamlarımızı özleyebileceğimiz...

Ataol Behramoğlu' nun söylediği gibi " Yaşadıklarımdan Öğrendiğim Birşey Var" , başkalarının değil kendi yaşamımdan. Yıllarca ebeveynlerimizin kendi yaşam tecrübelerinden yola çıkarak yaptıkları uyarıları, şimdi bir anne olarak benim de oğluma aktarmaya çalıştığımı düşündükçe gülesim geliyor. Biz dinlemişmiydik ki o bize ırak tecrübelerin telkinlerini, çocuklarımız dinlesin. Yaşımız ilerledikçe, önceleri yadırgadığımız anne- babamızın davranışlarını, düşüncelerini, söylemlerini kendimizde buluyoruz, onlar gibi oluyoruz. Bu döngünün daha ne kadar süreceğini bilmiyorum; ama annelik içgüdüsüyle tecrübelerimi oğluma aktarmaktan kendimi alıkoyamayacağımı biliyorum. Sadece bunu aktarmanın daha dikkat çekici ve eğlenceli yollarını bulmaktan geçiyor işin sırrı. Sanırım oğlum da kendi yolunu bulmuş: Havaların soğuduğu şu günlerde ders sonrası yorgunluğunu atmak için çıktığı bahçeden elleri çamurlu döndüğünde, o gün çamurla oynamasına izin vermediğimi hatırlatınca, arkadaşlarının keyifle oynadığını görünce dayanamadığını söyleyip ekliyor, "Sen olsaydın yapmaz mıydın? " Kendimi onun yerine koymamı sağlayan bir soruyla yumuşatıyor ortalığı, ben de içtenlikle yanıtlıyorum sorusunu: EVET, EVET, kesinlikle yapardım.

Sevgiyle Kalın....

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

keyifliydi yazdıklarınızı okumak. Bir sıcaklık hissettim nedense nedenini bilemeden. Bu yüzden sizi takip edeceğim bulana kadar. Dediğiniz gibi sevgiyle kalın

Tosbağa 
 01.02.2011 17:56
Cevap :
Merhaba Turan Bey, Yazdıklarımdan keyif almanız beni memnun eder. İçinizdeki sıcaklık hissi, ne kadar farklı görünmeye çalışsak da, aslında herbirimizin birbirine ne çok benzediğinin göstergesi olsa gerek. Yorumunuz için tekrar teşekkür ederim. Selam ve Saygılarımla...  01.02.2011 23:38
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 26
Toplam yorum
: 54
Toplam mesaj
: 8
Ort. okunma sayısı
: 4009
Kayıt tarihi
: 06.10.10
 
 

1974 Tunceli doğumluyum. 1996 Ankara Üniversitesi Eczacılık Fakültesi mezunuyum. Folklorik müzik ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster