Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Eylül '06

 
Kategori
Felsefe
Okunma Sayısı
1132
 

Filmin konusu hayat, hayatın kendisi film

Filmin konusu hayat, hayatın kendisi film
 

Bir film düşünün, adı HAYAT olan. Başrolde siz oynuyorsunuz ama aslında hem başrol oynayıp hem yardımcı oyuncu hem de figüranı oynuyorsunuz. Sahne sınırlaması yapılmamış, yaşadığınız her yer sizin sahneniz. Bu nasıl film demeyin, bu sizin oyununuz dedik ya. Diğer başrol oyuncularına gelince onlarında kendi oyunlarının başrol oyuncusu artı bu sahnede hepimize yetecek kadar boş yer var. Hergün aramıza yenileri katılıyor.

Sabah sizin yataktan kalkıp yeni bir güne başlamızla film “perde” diyor.

Hergün yeniden.

Aynı saate işe gidiyoruz. İşe giderken diğer oyuncuları görüyoruz onlarda her sabah sizinle aynı saatte sete gitmeye çalışıyorlar. Neredeyse hepsini tanır gibisiniz, çünkü onlarla aynı rolü paylaşıyorsunuz. Siz durakta beklerken kimin saat kaçta otobüse bindiğini biliyorsunuz. Saate baktığınızda önünüzden servise yetişmek için geçen kişi de aynı. Hatta hiç değiştirmediği poşetiyle hergün yiyeceği yemeği yanında getiren teyze de aynı. Düşünüyorsunuz bu ne müthiş bir zamanlama “demek bu günde rolüme geç kalmadım” diyorsunuz.

Sonra işe geliyorsunuz. İşte burası daha farklı bir sahne burada birden ya yardımcı oyuncu olduğunuzu hissediyorsunuz yada figüran çünkü burası biraz kalabalık ama birden aklınıza geliyor, sahneyi paylaşsanız bile bu sizin oyununuz, başrolde her zaman siz varsınız.

Peki ya diğerleri ?

Onlar sizin figüranınız, sizde onların figüranı. Birbirlerimizin oyunlarını bilmeden senaryo gereği birbirimizin figuranı oluveriyoruz işte. Oyuncuların karakterleri bile önceden belirlenmiş herkes rolünün gereğini iyi biliyor. Kimi iyiyi oynuyor, kimi kötüyü, kimi hırsızı oynuyor kimi polisi, kimi çok duygusal, kimi ise çok mantıklı.

Bir sürü entrika, yalan, dolan, ihanet, mutluluk, hüzün, gözyaşı, yeni umutlar bu filmde, sizin oyununuzda.

Bu filmde canınızı sıkacak tek şey senaryo. Ne yazıkki yönetmenin kesin emri var ve senaryo kimseye verilmiyor. Ve de ne yazık ki bir sonraki bölümün ne olacağını bizde bilmiyoruz.

Tamamen doğaçlama yani. Konular, müzikler, ışıklar, efektler hepsi doğaçlama.

Hepsi...

Dünya bir sahne, biz de oyuncular. Hayatımız senaryo olmuş bu filmde ama hep başroldeyiz.

Dünyanın en iyi oyuncularıyız biz hayat oyununda. Her bölümde yeniden başlayan olayların baş kahramanıyız. Yönetmen “senin rolün bitti” diyene kadar bu perdedeyiz.

Aynı oyunu her gün oynamak için.

Benim oyunumun bu gün 9.490. bölümü başladı.

Siz kaçıncı bölümdesiniz.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ben 18,250. bölümdeyim!!!(18.250/365=50 yaş) ***(9.490/365=26 Yaş doğru hesaplamış mıyım?) "BİRDEN" yineleme !!! felsefe "CUK" oturmuş... Tebrik ederim.Güzel bir konu.

adzl 
 30.10.2006 21:46
Cevap :
Teşekkürler...  31.10.2006 8:00
 

Ben sizi nasıl atlamışım .. son bölüm değil nasıl olsa... yakalarım... Saygılar...

Yücel EVRENN 
 10.10.2006 11:39
Cevap :
Yorumunuz için teşekkürler... Sevgiyle kalın...  10.10.2006 12:03
 

12775. bölüm :) ELLERİNE SAĞLIK ...Çok güzel,pek güzel ...

Hadi Zeynep! 
 01.10.2006 10:35
Cevap :
Sevgili Zeynep, Çok ama çok teşekkürler.  02.10.2006 9:57
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 139
Toplam yorum
: 1145
Toplam mesaj
: 191
Ort. okunma sayısı
: 3173
Kayıt tarihi
: 09.06.06
 
 

Ya herşeyim ya hiçim.... Birbirinden güzel fotoğraflarıyla yazılarımı destekleyen canım arkadaşı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster