Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Eylül '13

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
429
 

Finans Oligarşi ve Oligarşik Diktatorya

Finans Oligarşi ve Oligarşik Diktatorya
 

Mali (finans) oligarşi ile oligarşik diktatörlüğü birbirine karıştırmamak gerek. 
Mali oligarşi; kapitalist girişimin bağrında, denetim aksiyorlerinin iktidarı ele geçirmeleri, sonra filyallerinin yaratılmasıyla bu aksiyorlerin gücünün derece derece artması, başka şirketlerin yutulması ve denetim altına alınması yoluyla bir finans grubu direksiyonunun bu aksiyorler tarafından ele geçirilmesidir. Mali oligarşi, bir grubun, başka bir grupla tek bir organik grup halinde kaynaşması, başka gruplarla özel bağlar kurması, çıkar gruplarının oluşması, aynı kişilerin gitgide daha geniş ekonomik alanları yöneterek egemenliklerini durmadan genişletmelerini kapsar. 

Mali oligarşi, böylece, üye sayısı nisbi olarak ve bazen de mutlak olarak azalma gösterirken, gittikçe büyüyen bir sermaye kitlesine tasarruf eder.
Banka ve sanayi sermayesinin kaynaşması finans kapital temeli üzerinde bir mali oligarşinin doğmasına neden oluşturur. Bu konum, kapitalistlerin dünyayı paylaşan enternasyonalist monopolist birliklerinin oluşması anlamını taşır. 
Emperyalizmin özü, temel karakteri, serbest rekabetin yerini monopolün almasıdır. Bu anlamıyla, emperyalizmin birinci ve baş özelliği, onun monopolist bir kapitalizm olmasıdır.

Oligarşik diktatörlük ise, finans oligarşiden önemli ayrılıklar gösterir. "Sanayi devriminden geçmiş olan emperyalist kapitalist ülkelerdeki yönetim de, geribıraktırılmış ülkelerdeki yönetim de oligarşik yönetimdir. Ancak, emperyalist kapitalist ülkelerdeki kapitalizm gerici bir tarzda değil, -yukardan aşağıya değil- devrimci anlamı ile, iç dinamiği ile gelişmiş ve yerleşmiştir. (Bismark dönemi Almanya'sında kapitalist oluşum farklılıklar gösterse de). Dolayısıyla, sadece alt yapıda değil, üst yapıda da burjuva demokratik ilişkiler egemen olmuş, feodal ilişkiler bertaraf edilmiştir. 
Bizim gibi ülkelerdeki oligarşik dikta ise sadece finans kapitalin damgasını taşımamaktadır. Çünkü, ülkedeki kapitalizm, kendi iç dinamiği ile değil, -yukarıdan aşağıya- geliştirilmiştir. Dolayısıyla yerli tekelci burjuvazi, daha baştan, çekirdek halindeyken emperyalizmle bütünleşerek gelişmiştir. -Emperyalizm içsel bir olgu durumuna geldiği için bu oligarşi içindedir.- Ancak, bu gelişen tekelci-burjuvazi tek başına emperyalizmle ittifakını sürdürerek emperyalist üretim ilişkilerini muhafaza edecek güçte değildir. Dolayısıyla, yabancı ve yerli tekellere zorunlu olarak bağlı olan toprak burjuvazisi ve feodal kalıntılarla yönetimi paylaşmaktadır.

Oligarşik yönetim içinde, işbirlikçi tekelci burjuvazi, emperyalizmin temel dayanağı olmasına rağmen, emperyalist üretim ilişkilerini muhafaza eden tek yerli sınıf değildir.

Bizim gibi ülkelerdeki oligarşik yönetim, rahatlıkla işçi ve emekçi kitlelerin demokratik hak ve özgürlüklerin olmadığı tam bir dikta yönetimi ile ülkeyi yönetebilmektedir. Buna sömürge tipi faşizm de diyebiliriz. Bu yönetim, ya klasik burjuva demokrasisi ile uzaktan yakından ilişkisi olmayan -temsili demokrasi- ile icra edilir (gizli faşizm) ya da sandıksal demokrasiye itibar edilmeden açıkça icra edilir. Ancak açık icrası sürekli değildir. “Genellikle ipin ucunu kaçırdığı zaman başvurduğu bir yöntemdir."

Görüldüğü gibi; finans oligarşi, kapitalizmin içsel gelişim özelliklerinin sonucu... oligarşik diktatörlük ise, emperyalizmin daha baştan içselleştiği yerli işbirlikçi tekelci burjuvazi ve zorunlu müttefiklerinin, geribıraktırılmış ülkelerdeki yönetim tarzıdır.

(İlhan Özay)

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 34
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 258
Kayıt tarihi
: 10.07.13
 
 

Özay Yayınları,  Yayın Yönetmeni. Haydarpaşa Lisesi 1975, Ortaköy Eğitim Enstitüsü 1979 mezunu. Ş..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster