Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Mart '16

 
Kategori
Tarih
Okunma Sayısı
51
 

Fırat'ın doğusunda, neler oldu; neler oluyor; neler olacak?- 20

Fırat'ın doğusunda, neler oldu; neler oluyor; neler olacak?- 20
 

Lozan Konferansı'nın en önemli kişilikleri: Lord Curzon ve İsmet Paşa


LOZAN KONFERANSI'NDA, İNGİLİZLER, MUSUL'UN KUZEYİNİ TÜRKİYE'YE VERMEYİ DÜŞÜNÜYORLARDI...

Daha önceki bloğunda konu ettiğim ikili görüşmelerden sonra, İngiltere'nin bazı bakanları, üst düzey sivil ve asker yetkililerinin katıldığı bir "Irak Komitesi" toplantısı yapıldı.

Bu toplantıda, İngilizlerin tercihinin, Mondros Mütarekesi'nin hemen ardından, Mütareke şartlarına aykırı olarak işgal ettikleri Irak sınırlarının korunması kararlaştırıldı...

Dışişleri Bakanı Lord Curzon, bu mümkün olmadığı takdirde, Musul'un kuzeyinden bir hat çizilerek, sınır boyundaki aşiretlerin yerleşmiş oldukları bölgeyi, "ehven-i şer" olarak Türkiye'ye bırakılmasını önerdi. Ancak, bu durumu, Türklere verilecek bir "taviz" olarak değerlendiren komisyon Curzon'un bu önerisini uygun görmedi(1).

*

İNGİLİZ DIŞİŞLERİ BAKANI LORD CURZON, İSMET PAŞAYI SANKİ "KANDIRMIŞ" GİBİ...

"Irak Komitesi", Lord Curzon'un önerisini kabul etmemekle birlikte Musul konusundaki inisiyatifi yine de ona bırakmıştı...Lord Curzon, 10 Aralık'ta İsmet Paşa ile bir görüşme yaptı. Lord Curzon, bu görüşmede kendisine ne söylediyse; İsmet Paşa, 28 Aralık 1922 günü Başbakanlığa çektiği bir telgrafta:

-- "İngiltere'nin Musul'u kesinlikle terk etmeyeceğini, ancak Musul'un kuzeyinde bir hudut düzeltmesi yapılabileceğini, bu işin dostane bir şekilde tartışılacağını" bildiriyordu. İsmet Paşa, telgrafında ayrıca, "General Towsend'in Musul işini bir köşeye atıp bir savaşa neden olunmamasını, bir sene içinde İngilizlerin, Musul'u mutlaka terk edeceğini ve bu durumda, Arapların Faysal'a karşı ayaklanacağını, Türklerin külfetsiz olarak Musul'a girebileceklerini de" kendisine söylediğini yazmıştı(2).

İsmet Paşa, 22 Ocak 1923 tarihinde, Başbakanlığa çektiği diğer bir telgrafta da, "İngilizlerin, Musul işini barış müzakerelerinden(yani Konferans görüşmelerinden,cd) ayırarak bu konunun, iki devlet arasında bir mesele yapılmasını"(3) istediklerini bildirmiştir.

*

İSMET PAŞA FRANSA'DAN DESTEK ARIYOR; OLMAYINCA, DOĞRUDAN İNGİLİZ HÜKÜMETİ İLE TEMASA GEÇİYOR...

İsmet Paşa, belki de, Lord Curzon ve General Towsend'in, önerilerini pek inandırıcı bulmamış olmalı ki, önce Fransız Hükümeti'nin desteğine başvurmuştur. Ancak, Fransa, "Musul sorununun İngilizlerle Türkler arasında çözülmesi gerektiğini"(4) söylemiştir.

Bunun üzerine İsmet Paşa, "Musul sorunu nedeniyle Lozan görüşmelerinin kesilmesi ve bu nedenle bir savaşa gidilmesinden  yana olmadığı" bilinen İngiliz Başbakanı Bonard Low'u etkilemek için, hemen ertesi günü, heyetinden iki temsilcisini Londra'ya gönderdi(5). Ancak, bu iki temsilci, Musul petrol kaynaklarından çıkarı olan bazı İngiliz milletvekilleriyle temastan öteye gidememişlerdir.

İsmet Paşa'nın, Musul işini, kendisini atlayıp Londra'da yetkisiz  kişilerle halletmeye çalışması Lord Curzon'u kızdırmıştır...İsmet Paşa, buna karşılık olarak, Lord Curzon'a, "Londra'ya giden temsilcilerin bazı ticari temaslar için gönderildiğini" bildiren bir "özür mektubu" göndermiştir(6).

*

İNGİLİZLER MUSUL'U TERK ETMEYİ DÜŞÜNÜYORLARDI...

Bu sıralarda, Süleymaniye, Türk destekli aşiretlerin işgali altındadır ve Musul'un çevresi ele geçirilmiş, Musul ile irtibat kurulmuştur. Türk ordusu, Musul'a yönelik  planlarını tamamlamış ve her türlü hazırlıklarını yapmıştır...İngilizler ise, zayiat vermeden bölgeyi terk etmek düşüncesindedir.

Buna rağmen, İsmet Paşa'nın, Lord Curzon'un mektubuna bir özür mektubuyla yanıt vermesi nasıl yorumlanabilir acaba?

Bu soruya, şimdilik, Ankara Hükümeti'nin ve M. Kemal'in, antlaşma imzalanmadan yeni bir silahlı çatışmayı uygun görmemeleri ve ilk iş olarak antlaşmanın imzalanmasını istemeleridir.

Bana göre bu, bu görünür nedendir...Bunun , bir de görünmeyen nedeni vardır...Bunları da bloğumun ilerleyen bölümlerinde değerlendirmeye çalışacağım...

Devam edecek...

cdenizkent

--------------------- :

(1) M. Kemal Öke. Musul ve Kürdistan Sorunu(1918-1926), Ankara: Türk Kültürü Araştırma Enstitüsü,1992, s.103

(2) Bilal N. Şimşir, Lozan Telgrafları-1(1922-1923), Ankara: Türk Tarih Kurumu Yayını, 1990, ss.288-289(Telgraf No.149-150-151)

(3) A. g. y.,s.328( Telgraf No. 180-181-182) 

(4) A. g. y., s.313(2 Ocak 1923, Telgraf No. 192)

(5) A. g. y., ss.338-339(Telgraf No. 288)

(6)  İlgili İngiliz Gizli Belgelerinden  ve Lozan ile Londra arasında teati edilen telyazılarından, R. Sonyel, s. 310 ve Bilal N. Şimşir(A. g. y.), s. 380(İsmet Paşa'nın Başbakanlığa çektiği 13 Ocak 1923 tarih ve 255 No.'lu telgraf)

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Lozan Konferansı Türkiye için başarı görülüyor ama ben pek emin değilim.

Kerim Korkut 
 06.03.2016 11:38
Cevap :
Merhaba Kerim Bey...İleriki bölümlerde buna emin olacaksınız...Ama, bu başarısızlığın altında bazı gerçekçi nedenler de vardır...En önemlisi de, yeni bir savaşa girmemek. Bu gerçekçi bir nedendir bazıların için...Hani derler ya, "ben olsaydım"...Ben de diyorum ki,"durum üstünlüğü" bizde iken Musul'u alabilirdik. Bundan sonra da Musul'u almamız için fırsatlar çıktı; ama, önce kendi içimizden ne işimiz var "Ortadoğu bataklığı içinde"...Ama görüyoruz ki, hiç ilgisiz ülkeler bu bataklığa koşa koşa gelmiş...Ortadoğu, bizim için "bataklık" ama, başkaları için "petrol pınarı"...Petrolün "karasını", bize "bataklık karası" olarak yutturmuşlar...Selamlar.   07.03.2016 8:38
 

Sevgili Kardeşim! Tarih kategorisinde Fırat'ın doğusunda neler olacak yazınızla bilgilendim teşekkürler selamlar.Nahide Çelebi

NAHİDE ÇELEBİ 
 05.03.2016 10:45
Cevap :
Merhaba Nahide Hanım...Daha "neler oldu" kısmındayım...Bugün, Fırat'ı doğusunda(ve de batısında) olanlar; yarın "neler oldu" kısminin malzemesi olacak: ama farklı bir bakış açısıyla...Yazılarımın en önemli bölümü, "Neler olacak" kısmında yazacaklarım olacak; eğer o günlere kadar, benim "neler olacak" diye düşündüğüm şeyler olmazsa...Tek üzüldüğüm şey okuyanımın az olması...Ama, ne olursa olsun bu işi bitireceğim...Takip ettiğiniz için teşekkür ederim. Selamlar.  05.03.2016 13:28
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 949
Toplam yorum
: 2440
Toplam mesaj
: 64
Ort. okunma sayısı
: 1377
Kayıt tarihi
: 11.12.07
 
 

İstanbul doğumluyum. İlk, orta ve lise öğrenimi İstanbul'da tamamladım. İstanbul Üniversitesi'nde..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster