Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Şubat '12

 
Kategori
KOBİ
Okunma Sayısı
642
 

Fizibilite

Fizibilite
 

Kabul etmeliyim ki fizibilite kelimesi ilk duyuşta kulağa baya parlak geliyor. Hemen neyse bundan yapalım diye düşünüyor insan. Ama genellikle biz küçük girişimciler nedir nasıl yapılır anlayamadan çoktan iş hayatına dalmış oluyoruz. Tamam kabul edelim fizibilite gerekli bir şey. Ama bir küçük girişimci nasıl fizibilite yapacak?

Tabiidir ki birçok bilgiyi elde etmek lazım. Bir işe girişmek için ne kadar para gider, ne kadar zaman gerekir, nasıl bir kar oranıyla ne büyüklükte bir iş hacmi yakalanır? Gerekli insan kaynağı, makine, teçhizat, mekân nedir? Vs soruların cevaplarını araştıracak vakit bulmak genellikle biz ateşli ve hızlı girişimcilere nasip olmaz. En iyi ihtimalle kafadan kabaca bir hesap yapıp ne kadar kolayca kısa zamanda zengin olacağımızı düşünürüz. Zaten bu soruların gerçek cevaplarını bulmak imkânsız gibi bir şeydir. Aynı dükkanı aynı yerde aynı şartlarda iki farklı kişinin işletmesi, farklı sonuçlar doğurabilir.

Ancak size bazı yollar önerebilirim. İş fikrinizi olabildiğince çok kişiyle görüşün. Pazarlamayı düşündüğünüz ürün veya hizmeti alması muhtemel müşteri adaylarının fikrini alın. Eğer varsa benzer işleri size rakip olamayacak kadar uzak yerlerde yapanların durumlarını ne kadar ciro ve kar ettiklerini vs. öğrenin. Muhtemel tedarikçilerle daha işe girişmeden görüşmeye çalışın. Muhtemel pazarınız hakkında bir çok istatistiki bilgileri internetten bulabilirsiniz. Mesela evler için mutfak mobilyası yapacaksınız diyelim. Bulunduğunuz şehirde yılda kaç konutun yapıldığı bilgisi hemen hemen o şehirde yılda kaç mutfak satıldığını da gösterir. Bunlar size karar vermeniz konusunda yardımcı olacaktır. Gider kalemine, eğer işin başında duracaksanız kendiniz için belirlediğiniz maaşı da koyun. Eğer kuracağınız iş sadece sizin maaşınıza yetecek gibiyse o zaman gidin bir işe girin. Böylece hem sermayeniz sizde kalır hem de riske girmemiş olursunuz. Girişmeyi düşündüğünüz işin karı yatırdığınız sermayeye oranla hesaplanmalıdır. Sonuçta çıkan yıllık net kar oranı girdiğiniz riske değmelidir. Eğer bu oran mesela banka faizleri ile aynı rakamlarda ise aldığınız riske değmiyor demektir. Gerekli sermayeyi hesaplarken işletme sermayesini ve işletmeyi kurduktan sonra belli bir süre sürekli giderleriniz için hiçbir kazanç olmadan ödemek zorunda kalacağınız paraları gözden kaçırmayın. Yoksa siz de benim gibi kitap yazmaya başlayabilirsiniz.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Değerli Veysel Arabacı, hasbelkader iş hayatının içerisindeyiz. Bilirsiniz yeri geldiğinde ifadeyi güçlendirmek adına, yarı şaka yarı ciddi; "Osmanlıyı alaylılar, Cumhuriyeti mektepliler batırdı!" denilir. İş hayatında (sadece)deneyim, kişiyi bir basamağa kadar getirmekte ve orada (çaresiz) bırakmaktadır. Yakın geçmişte, kişisel yetenek ve gayretle sağlanabilen başarı bugün, işbölümü (ekiple) sağlanmaktadır. Özetle; uzun vadede başarılı olabilmek için, hem deneyim hem de işin gerektirdiği (mevcut bilinenlerden elde edilecek) kullanılmamış bilgi gerekmektedir. Sağlıcakla kalınız.

Canmehmet 
 13.02.2012 9:58
Cevap :
İlginize teşekkür ederim. Ekip ruhunun gereklilği konusunda haklısınız. Ancak biz burada mikro girişimcilere yardımcı olmayı hedefliyoruz. Ve Türk milletinin alışkanlığı da bir lider etrafında toplanıp yol almaktır. İş bölümünün ne kadar hayati olduğunu müteaddit defalar iş hayatımda ben de gözlemledim. Çok çalışanlı iş yerlerinde iş bölümü olmadan hayatta kalmak zaten imkansız.  13.02.2012 15:21
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 34
Toplam yorum
: 2
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 1299
Kayıt tarihi
: 30.01.12
 
 

İTÜ Mimarlık fakültesi Mimarlık bölümü mezunuyum. Mimarlık ve fotoğraf ilgi alanlarım. Kendi ofis..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster