Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Ağustos '11

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
810
 

Flaş!.. Flaş!.. Flaş!.. (İsteyenin bir yüzü kara)

Flaş!.. Flaş!.. Flaş!.. (İsteyenin bir yüzü kara)
 

Resimdeki ikili bile kadim zamanlardan beri yarıştırırlar. Galip her zaman bellidir oysa oysa:)


Hani “Hep eleştirmeyin, azıcık da yapıcı eleştiri ve önerileriniz olsun” diyorlar ya, hemen blog kategorisinde yazdığım yazılara bir göz atıyorum. Neler önermişiz, neler! E tabii” bir kulaktan girip diğerinden çıkmış” diyeceğim ama inanın ondan bile emin değilim!


Hadi biz yılmayalım ve “neler olabilirdi” diyerek bazı örnekler vermeye çalışalım. Hem Beran Uzer Hocamın gönlü olsun; hem de ilgilenenler bir nebze olsun bilgilensinler! “Culduz zırt pırt eleştiriyor ama taşın altına elini sokmuyor” demesinler.


Mesela şu ana sayfanın sağ üst köşesinde bulunan “ENLER” bölümünü biraz inceleyelim…


EN ÇOK OKUNANLAR…


EN ÇOK YORUMLANALAR…


EN AKTİFLER (Yani en çok blog yazanlar.)…


Şimdi buradaki durum herkesin malumu… Bu bölümde yer alabilmeniz için işi gücü boşlayıp günde en az “10” blog döşenmeniz gerekiyor ki yine de buranın ilk müdavimlerine yetişme olasılığınız pek mümkün değil! Kısaca belirtirsek: EN AKTİFLER, EN ÇOK OKUNURLAR.(veya tıklanırlar.) Bu bölümün müdavimleri MB kurulduğundan beri pek değişmedi…


Bir de GÜNÜN/ HAFTANIN/AYIN EN ÇOK TIKLANALARI var tabii. Burada yer alabilmek için ya “Eurovizyonu” bekleyeceksiniz, ya da tılsımlı” bir “anahtar sözcük” bularak “Google teyzenin” gönlünü hoş edeceksiniz! Her üyeyi de “milliyet.com.tr yazarı” seçemeyeceklerini umarım siz de kabul edersiniz.


15, bilemediniz 20 kişiye hitap eden bu “Enler” bölümüne karşı değilim ve bilakis bu bölümün “gerekli” olduğuna tüm samimiyetimle inanıyorum!


Ne var ki “madalyonun” bir de öteki yüzü vardır tabii… Varsa "EN" diye niteleyebileceğimiz bir güzellik; sadece “kaşına, gözüne” bakılarak değerlendirme yapılmaz! Kalça, göbek şurada dursun; “endamına”,” zarafetine”, “yürüyüşüne” ve “hanımlığına” da bakılır!


Örnek mi? Hemen örnekleyelim efendim...Bunun için de değerli üye Nilgün Akad Hanımın ana sayfasını masaya yatıralım ve sayfasındaki mevcut sayısal verilere bir göz atıp, mümkünse bazı eklemelerde bulunalım:

Nilgün Akad. 24. Ocak. 2008. "İlişkiler" kategorisi.

Sayfa adı: NİHAVENT.

Toplam Blog: 58

Toplam Yorum: 1296. (Not: Yazı başına aldığı 22 yorumla MB birincisidir Nilgün Hanım.)


Toplam Mesaj: 0. ( Not: Bu mesaj verileri çoktan kaldırılmalıydı zira işlevini yitirmiş durumda. Nilgün Hanım da pek çok üye gibi mesajların kişiye özel olduğuna inandığından bunları yayımlamıyor.)

Ortalama okunma sayısı: 1088.


Eveeet! Bunlar Nilgün Hanım’ın sayfasındaki mevcut (sayısal) veriler… Olması gerekip de olmayan verilere gelince… Devam ediyoruz efendim…

DİĞER ÜYELER TARAFINDAN (yazar olarak) ÖNERİLME SAYISI: 179


Açıklama: Beğendiğimiz bir yazarı öneriyoruz ama çoğu zaman önerdiğimiz yazarın bundan haberi olmuyor zira işlem bir maille önerilen yazara ulaştırılmıyor. Tutup da beğendiğimiz yazara “Ben seni önerdim” diye mesaj çekmek pek şık kaçmıyor. Yukarıda verdiğim 179 sayısı elbette örnektir. Ama mutlaka ve mutlaka kişisel ana sayfalarda olması gereken bir veridir.

DİĞER ÜYELER TARAFINDAN ÖNERİLEN BLOG SAYISI: 48.


Açıklama: Sadece “yazar” değil, beğendiğimiz “yazıları ”da öneriyoruz. Ve fakat önerdiğimiz yazının sahibi bundan habersiz zira bu işlem de bir maille muhatabına bildirilmiyor. İş, tamamen tesadüflere kalmış. Artık yorum yazarken “Klavyenize sağlık; bu yazınızı hemen önerilerime alıyorum” demekten başka çare yok! Ve evet; bu veri de kişisel ana sayfalarımızda yer alması gerekir! Ve hepsinden önemlisi… Önerilen yazının altında “BU BLOG (3, 5, her ne kadarsa artık)ÜYE TARAFINDA ÖNERİLMİŞTİR” notu olmalı! Bitti mi? Hiç biter mi efendim. Sevgili editörlerimizi unutur muyuz hiç?

EDİTÖRLER TARAFINDAN ÖNERİLEN BLOG SAYISI: 22

Açıklama: Bence bu da önemli ve ana sayfamızda yer alması gereken bir veri. Geçenlerde Sayın üye Ersin Kaboğlu bana “Editörler bu güne kadar benim 35 yazımı önerdiler, n’abeeer!” diye bir mesaj çekmişti. E tabii verecek yanıt bulamamıştım. Bence Sayın Kaboğlu haklı ama bu verilerin sayfasında olması gerekir. Devam ediyoruz efendim:

BLOG HABERCİLERİNDEKİ DURUMU: 225 Üyenin blog habercisine kayıtlıdır.

Açıklama: İşte en önemli verilerden biri. Hadi; “Falanca üye sizi blog habercisine kaydetti” diye bir mail gelmese de olur ama kaç üye tarafından “Blog habercisine” kayıt edildiğimizi bilmek bizlerin hakkı değil mi? Bir üyeyi blog habercisine almak demek; “ben bu üyenin yazılarını sistemli bir şekilde ve “kaçırmadan”okumak istiyorum” demektir ve bu da çok önemli bir veridir…


***


Eveeeeet, efendim… Hele bir de ana sayfalarımızda gösterilmeyen “raporlarım” bölümü var ki, esas “veri hazinesi” orada. Ama her neyse tabii… İşin özüne gelirsek… Bütün bunlar teknik ayrıntılar ama bence mutlaka olması gerekenler… Tamam! Falanca üye EN AKTİF! Ama filanca üyenin de yazıları diğer üyeler tarafından "EN ÇOK ÖNERİLİYOR... Birini senelerce ön plana çıkartıp diğerini yok saymak olur mu? Şimdi çıkıp "Efendim o Enler bölümünü değiştirdikl" diyebilirler mi? Yine aynı sistem ve yine aynı isimler! Terazi bu olunca "dirhemin niteliğini"tartışmaya gerek var mı?

Esas önerime gelince...Ben de “Güvenilir üyeyim” ama bu ayrımcılığın artık kaldırılması gerektiğine inanıyorum. Her üyenin yazı ve yorumları ya “anında “ yayımlanmalı, ya da (varsa bir sakıncası) “anında” reddedilmeli. Uzun uzun bekletmenin “sinir bozmaktan” başka hiçbir getirisi yok! Bence her hangi bir ret gerekçesi gösterilmese de olur ama “sürat” şart! Sitedeki “başat” sorun budur.


Yukarıda önerdiğim verilere gelince… Onlar olmadan sitedeki gerçek durumunuzu bilmeniz pek mümkün değil. Haaa; “”Efendim biz buraya yarıştırmaya değil, yazılarımızı üleşmeye geldik” diyenler de olabilir tabii. Hoş; neler denmiyor ki?


Madem “ayna” tutuluyor; o ayna çatlak ve “sırı” bozuk olmamalı ki bizleri olduğu gibi yansıtsın. İster kabul edin, ister etmeyin… İnsanın olduğu yerde dostluk, arkadaşlık olduğu kadar, yarışma, rekabet, kıskançlık da vardır. Ya o "Enler" bölümünü tümüyle kaldıracaksın, ya da dört dörtlük yapacaksın! Milliyet gibi güçlü bir markanın çatısı altında "ucundan tutarak" iş yapılmaz! En güzeli, en kapsamlısı yapılır!


Demam o ki; önemli olan “eşit” şartlarda yaşamak ve gerekiyorsa yarışmaktır.

Kaş, göz, kalça bacak... Elbette önemli ama bir de "zarafet","endam" ve" alımlılık" var yani!

Haksız mıyım dostlar?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

" Kaş, göz, kalça bacak... Elbette önemli ama bir de "zarafet","endam" ve" alımlılık" var yani! İşte zurnanın zırt dediği yer...)) birde ar damarı var yani...varsa tabii... Hairka bir yazı... ilgilendik, bilgilendik. yüreğinize sağlık efendim...

Metin TOPÇU 
 10.09.2011 14:46
 

harikulade yazılar okumak ne kadar da güzel. Sadece MB'de değil, sizde de bir reform mu gözlemlemekteyiz nedir? Hadi bakalım inşaallah! Nihayet "aslınıza" mı dönüyorsunuz kimbilir, zira ben sizin zaten özde "çok iyi" olduğunuza hep güvenmişimdir, her nedense bu inanç hep vardı zaten bende. İşte tam da bu nedenle beni de bir "dost" olarak algıladığınızı varsayarak, ben de diyorum ki, pek tabii ki haklısınız. Ve "eşitlik" diye ne de güzel söylemişsiniz ve de "gerekiyorsa" yarışmak demişsiniz ya hani! Yani bazıları yarışmayı gerekli görür yarışır, bazıları da vardır ki yarışmayı pek ala gerekli görmeyebilir! İşte birilerinin de, bazılarının burayı gerçekten yarışmanın gerekmediği bir platform olarak görebildiğini de hesaba katmaları gerekir! Ve yine ne güzel söylemişsiniz:"ama bir de zerafet, endam, alımlılık var" diye.. İşte biz dostlar, uslupta sizi de artık hep öyle görmeyi diliyoruz.. Beyefendi, beyefendi. Nasıl denebilir ki haksızsınız diye, haklısınız tabii ki, hem de yerden göğe!

Filiz Alev 
 28.08.2011 23:09
 

Teşekkürler Ümit bey.Çok güzel aydınlatıcı bir yazı.

Kerim Korkut 
 28.08.2011 8:54
Cevap :
Ben teşekkür ederim Kerim Bey, güzel bayramlar.  30.08.2011 12:58
 

Yapıcı eleştiri ve önerilerinize katılıyorum. Ancak, "Filanca üye sizi habercisine ekledi" şeklinde bir mail trafiğinin yeni sataşmalar başlatacağını düşünüyorum. Habercimize bir yazarı her zaman sevip beğendiğimiz için değil, bazen de "dur bakalım yine ne saçmalamış" merakıyla kaydedebiliyoruz. Bir tartışmaya dahil olup yorum kanalıyla atıştığımız birini, olay hakkında başka neler yazacak merakı ile takibe alabiliyoruz. Bence haberci konusu kişiye özel kalmalı ve kimin kimi takip ettiği bilinmemeli. Bu konu ayrıca "Beni takip etmeyeni ben hiç takip etmem" şeklinde alınganlıklara da sebep olabilir. :)) Bugün takibe aldığımız birini yarın silersek ne olacak? Onun da maille "Filanca kişi sizi sildi" şeklinde bildirisi gidecek mi? Silinen kişi hayata küsmeyecek mi? :)) Benim önerim şu; kaç habercide kayıtlı olduğumuz toplam olarak verilebilir. Sevgilerimle efendim.

Nilgün Akad 
 27.08.2011 22:18
Cevap :
Aman Nilgün Hanım; bindiğim dalı keser miyim ben? Sziin gözünüzden kaçmazdı ama nasıl olsa kaçmış bu seferlik. Ben de yazımda "Bu işlem maille bildirilmese de olur" diyorum zaten. "Ben Culduz'u hiç okumam ki" diyenlerimizin sayısı ise oldukça fazla:) Sizin de belirttiğiniz gibi bu işlem "gizli" kalmalı:)Hem de çok "gizli":)) Selamlar, sevgiler efendim:))  27.08.2011 23:52
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 312
Toplam yorum
: 4634
Toplam mesaj
: 24
Ort. okunma sayısı
: 1648
Kayıt tarihi
: 10.02.07
 
 

Önceleri konuşurdu insanlar, "yazmak", sonraların işi... Duygu ve düşüncelerimizin yanı sıra gözl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster