Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Ağustos '07

 
Kategori
Gezi - Tatil
Okunma Sayısı
3612
 

Foça Adaları

Foça Adaları
 

Eski Foça’nın kıyısında kurulduğu iki harika koyundan, Büyükdeniz olarak adlandırılanından hareket eden, orta boy ahşap bir tekne ile başladı gezimiz. Hepsi 7-8 km çapında bir alanda sırasıyla İncir Adası, Fener Adası, Siren Kayalıkları ve Orak Adası’na uğrayarak, koylarda dura kalka minik bir yemekli gezinti. Ancak bizim için Foça’da geçirdiğimiz en güzel günlerden birine dönüştü. Teknemizin adı “Emirhan” kaptanı ise yıllarca turizm işinde çalışıp emekli olmuş Enver Kaptan ve birlikte çalıştığı balıkçılıkta deneyimli Kemal Kaptan.

İncir Adası kıyısında kümelenmiş bodur sayılabilecek ağaçlık içerisinde tatilcilerin gündelik olarak denize girip piknik yaptıkları son derece şirin bir adacık. Oraya uğradığımızda küçük iskelesinde birkaç ufak tekne bağlı duruyordu. Burası aynı zamanda antik Phokaia’lıların tanrılara hediye sundukları kayalara oyulu sunak yerlerinin de bulunduğu bir mekân. Deniz ve rüzgarın adeta dantel gibi işlediği beyaz kayalıkları ve kıyısına sokulmuş yeşil ağaç kümeleri ile tekneden bakınca küçük bir tropik cenneti andırıyor. Ancak üzerine çıktığınızda çevrenin kirliliği tüm bu büyüyü alıp götürüyor.

İncir Adası’na özgü bir diğer hoşluk ise, burada yaz kış adeta Robinson hayatı yaşayan Ferit’in adaya gelmek isteyenlerle iskeleye diktiği bir bayrak aracılığıyla haberleşmesi. Foça’nın İncir Adası’na yaklaşan ucunda yüksek bir nokta belirlenmiş. Adaya gitmek isteyen kişi bu noktaya geldiğinde, kendisine ellerini havaya kaldırıp sallamasını anlatan üç dilde yazılı bir tabelaya göre hareket ediyor. İncir Adası’nda ise “Robinson Ferit” ziyaretçisini gördüğünü, iskeledeki bayrağı sallayarak belli ediyor. Son derece pratik ve masrafsız bir çözüm.

İncir Adası’ndan sonraki durağımız ise, Siren Kayalıkları. Efsaneye göre balıkçıları aldatan ve kayalıklara çeken güzel sesli yaratıkların yaşadığı, gerçekte ise nesli tükenmek üzere olan Akdeniz Foklarının barınağı olarak bilinen bölge. Bu kayalıklar tıpkı İncir Adasının sunaklarının oyulu olduğu yüzünde olduğu gibi rüzgar, yağmur ve denizin darbeleriyle son derece estetik şekillere bürünmüş. İnsanın, sessizliği motor gürültüsünün bozduğu sulardan geçerken bu doğa harikasına hayran kalmaması olanaksız. Ancak turistik teknelerin bu denli yoğun gidip geldikleri ve demir attıkları bu bölgede Akdeniz Foklarının nasıl korunduğu da bir soru işareti.

Benim için başka bir hayal kırıklığı da denizin olanca temizliğine karşın turistik gezi teknelerinin toplaştıkları noktalarda deniz dibinin pet şişe ve benzeri mamul paketleri ile adeta çöplüğe dönüşmüş olması. Bu başıboşluk şaşılacak bir durum değil ne yazık ki. Ancak doğayı yağmalamak bu kadar ucuz olmamalı.

Hakan Kildokum

17.08.2007

Eski Foça

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Doğduğum topraklara olan bu duyarlı yaklaşımınız duygulandırdı beni. Teşekkür ederim. Ancak; yanlış algıladıysam özür dilerim "Ancak doğayı yağmalamak bu kadar ucuz olmamalı." derken siz, neyi kastediyorsunuz? Anlayamadım. Doğayı yağmalamak için sizin de bildiğiniz bir değer mi var hocam? Varsa, ne kadar? Ben de bilmek istiyorum.

MuDo 
 22.08.2007 17:38
Cevap :
Merhaba, Teşekkürler. Haklısınız. Bitiriş cümlesi yazının ruhuna biraz aykırı düşüyor. Ancak, burada kastettiğim, böyle bir sorumsuzluğun karşılıksız-cezasız- kalmaması gerektiği. Siren Kayalıklarının çevresinde demirleyen teknelerin bulunduğu bölgede manzara ile tam bir tezat oluşturan, deniz dibinin çöplüğe dönüşen halini görünce insan sözlerine hakim olamıyor. Sağlıcakla kalın.  02.09.2007 0:30
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 129
Toplam yorum
: 183
Toplam mesaj
: 16
Ort. okunma sayısı
: 939
Kayıt tarihi
: 12.06.06
 
 

Gazi Üniversitesi İ.İ.B.F mezunuyum. Yüksek Lisans diplomalarımı G.Ü Sosyal Bilimler Enstitüsü'nd..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster