Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Şubat '09

 
Kategori
Fotoğraf
Okunma Sayısı
350
 

Fotoğraf muhabirinin ideolojisi

Ragıp Duran ‘Cesedin Fotoğrafı / Fotoğrafın Cesedi’ başlıklı yazısında, 2003’te Saddam’ın oğullarının cesetlerinin fotoğraflarının yayınlanması için şöyle diyor (http://www/. fotomuhabiri.com/ konuk/ragip01.html):


“Çünkü ilke olarak, ceset resmi, hele böylesine kanlı ve delik deşik ceset resmi yayınlanmaz. Nedeni de basittir: Foto muhabirliği ya da genel olarak gazetecilik, mezarlıkların kıdemli yöneticilerinin ve personelinin hobisi ya da uğraş alanı değil, hayatın, yaşayan insanların bir meşgalesidir. Amacı da ölümü değil, hayatı anlamlı kılmaktır.”


Foto muhabirliği eğer bir belgeselcilikse, yaşamı anlamlı kılmak gibi bir amacı olamaz. Bir hastanenin, morgu yerine, doğum odasını fotoğraflamak hiç kimseyi yaşamdan yana kılmaz ve tersi de. Doğayı fotoğraflıyor diye hiçbir fotoğrafçı yaşamdan yana olmadı, yalnızca iyi bir tüccar oldu. Bakınız takvimler.


Şöyle bir düşünün: Çok etkili ölüm fotoğraflarını anımsayın: Kendini yakan Tibet lamasını, İspanya İç Savaşı’nda vurulan adamı, Vietnam’da bir güneylinin bir kuzeyliyi öldürüşünü… Bunların hiçbiri hiç kimseyi ölüme itmedi, hiç kimseye ölümü sevdirmedi, tersine düşünen insanlara yönetenlere karşı dayanma direnci getirdi.


‘Foto muhabiri’ deyin, ‘sanatçı’ deyin, ‘entellektüel’ deyin, ‘insan’ deyin, hangisi loursa olsun Aydınlanma Çağı’nın ve hümanist anlayışın kavramları artık geçersizleşti. Aydınlanan Avrupa dünyayı kararttı ve artık ölü bir kültüre sahip. Onun hümanizminin yerine, trans-hümanizm var, post-hümanizm var, meta-hümanizm var, zeno-hümanizm var.


Bu söylem düzleminde, entellektüelin ve bir önceki paragraftaki dizinin sonundaki foto muhabirinin, Duran’ın yukarıda saydığı misyonları yok. Artık kitle kendinden sorumlu. Eğitimi var, insan hakları var, bunların yanısıra yükümlülükleri de var. Entellektüel, kitle için doğruyu söyleyip, iktidar seçkinlerinden dayak yemek zorunda değil. Kitle kendi yerine, adına ve için düşünmek zorunda. Herkes fotoğraf çektiğine göre, bu kadarı da olsun artık.


Foto muhabiri bildiğini yapacak. Tarihsel bilincini kullanacak. Ne isterse, onu fotoğraflayacak. Sergileyecek. Sonra da, eleştiriyi yüzleyecek. Tartışacak. Fotoğraf yazısı da yazacak.


İsterse, tüm bunların hiçbirini yapmayıp, susabilir de. Foto muhabirlerinin % 99’u fotoğraf üzerine tek bir satır yazmadan ölür gider. Bu da, onları ölümden yana yapmaz.


Duran’a şunu anımsatıp sözü bağlayalım: Ölümsüzlüğün yakalandığı şu tarihsel momentte bile, yaşamın sonu ölümdür, hiç kimse ölümden kurtulamaz şimdilik. O nedenle, aslolan yaşam değil, ölümdür ve bunun insanlara açıkseçik belirtilmesi nekrofili değildir. Saddam’ın oğullarının cesetleri bize şunu anımsatıyor: Mağrur olma muktedir, senden büyük başka bir zorba var.


İşte bu nedenle Duran, o fotoğrafları yayınlayan Yankiler denli, informatik-kognitif yanıltıcı biri konumuna düşmüştür.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 2217
Toplam yorum
: 1121
Toplam mesaj
: 127
Ort. okunma sayısı
: 491
Kayıt tarihi
: 16.08.06
 
 

Serbest yazarım. 1960 doğumluyum. BÜ İşletme mezunuyum. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster