Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Nisan '11

 
Kategori
Anılar
Okunma Sayısı
1488
 

Fotoğraflar olmasaydı

Fotoğraflar olmasaydı
 

Ben:) 23 Nisan 1961 / Nazilli


Yazı mı en güzel, en sağlam belgedir, yoksa fotoğraf mı? Her ikisi de çok değerlidir elbette, ama bir şartla; yazıysa orijinal el yazısıyla olmalı, fotoğrafsa hiçbir şekilde üzerinde oynanmamış, ham haliyle olmalı. Ancak bu şekilde sağlam bir belge olabilirler diye düşünüyorum.

Bundan yıllar önce 3 ay kadar yalnız kalmıştım. Bir akşam eski fotoğrafları koyduğum koliyi oturma odasına getirdim ve büyülü bir yolculuğa çıktım fotoğraflara dalarak. O dönemde iki oğlum da üniversitedeydi ve ancak tatillerde görebiliyorduk birbirimizi. Sayısız fotoğrafla geçmişe yolculuk yaparken, sıra, iki oğlumun çocukluk fotoğraflarına geldi. İlk yürüyüşleri, sokağa ilk yalnız çıkışları, okula ilk gittikleri gün, ilk dansları, birinin doktor, diğerinin hasta olduğu kare, doğum günü pastalarının önünde kahkaha attıkları sahneler, betonların üstüne kollarını açarak yattıkları sahneler vs derken gözlerimden yaşlar süzülmeye başlamıştı birden, ama nasıl bir süzülme...

Tam da o anda kapımın zili çaldı ve büyü bozuldu birden. Yan komşum gelmişti. Evde yalnız olduğumu bildiği için ağlayışım O'na çok dokundu. Yalnızlıktan ağladığımı falan sanmıştı sanırım ilk anda. Sonra birlikte oturma odasına geldiğimizde neden ağladığımı anladı ve o büyülü yolculuğa komşumla birlikte çıktık bu kez. Hem bakıyorduk, hem de ben hangi fotoğrafın nerede, ne zaman çekildiğini, o gün neler yaşadığımızı anlatıyordum. Hayret ve sevinç çığlıkları atıyorduk arada. Saatin kaç olduğunu bile unutmuştuk yolculuğun sonuna geldiğimizde ve benim gözümde hâlâ yaşlar vardı.

İki gün önce 23 Nisan Şenlikleri'nin açılış törenine gitmiştik. Hava kapalı ve serindi. Grupların hepsi gelmemişti henüz. İlk gelen grupta tütülerinin içinde küçük birer prenses gibi duran kızlar vardı. İlkbahar çiçekleri gibi görünüyorlardı tütüleriyle. Çocukluğumun 23 Nisan'ları geldi o an aklıma. Ne heyecanlı günlerdi o günler; kedi merdivenleriyle, bayraklarla, balonlarla süslediğimiz sınıfımız, her zaman imrenerek baktığım trompet takımı, gene imrenerek baktığım Yavrukurt elbiseleri, beyaz ayakkabılar, beyaz uçuş uçuş elbiseler, çığlık çığlığa okul koridorlarında koşuşmalarımız, tören saatine kadar içimizin içimize sığmayışı vs...

Okula Nazilli'de başladığım için okullu olarak 23 Nisan Bayramı'na ilk kez Nazilli'de katılmıştım. Annem çok güzel, kar beyazı bir elbise dikmiş, organze kurdelemi güzelce ütülemiş ve her zamanki gibi canımı acıtarak (!) saçlarıma takmıştı. 60'lı yıllarda - hele ki bir ilçede - çarşıya çıkıp fotoğraf makinası almak hayâl gibi bir şeydi. Babam Almanya seyahatine gittiğinde Kodak marka minik bir makina almıştı - ki o makinamız hâlâ durur - ben 23 Nisan kıyafetimi giyince, beni balkondaki minik sehpanın üstüne çıkartıp fotoğrafımı çekmişti.

Fotoğrafımın çekildiği o anı; Ege'nin o güzelim güneşiyle ısıtıp aydınlattığı evimizi, balkonunun tavanının bir köşesinde yuva yapmış, kırlangıçları, evimizin karşısındaki akasya ağaçlarını, merdivenin başındaki kırmızı çiçekleri koparıp, diplerindeki balı emişimi, çatıdaki mandalları mutfak bacasından içeri atıp annemi çileden çıkaran kargaları, sınıf arkadaşım İlknur'u, Betül'ü, oyun arkadaşımız Oktay'ı hiç ama hiç unutmadım. Bu yazdıklarımın hiçbirini size gösteremem, ispatlayamam elbette. Ama o ışıklı balkondan elimde kalan bir belge var, çok güzel bir belge; arkasında 23 Nisan Fotoğrafı yazılı, babamın çektiği fotoğrafım.

Şimdi söyleyin bana, yazı mı en güzel belgedir, yoksa fotoğraf mı? Aşk Tesadüfleri Sever filminde, hatırladığı tek çocukluk fotoğrafını fotoğraf sergisinde gören Deniz'in şaşkınlıkla karışık mutluluğunu hatırlıyor musunuz? Fotoğraflar olmasaydı; bu kadar net nasıl hatırlayacaktım ilk 23 Nisan bayramım için annemin diktiği elbisenin modelini, elbisemin içine ayrıca dikip kolaladığı jüponumu, kurdelemi, bir elim balkon demirindeyken, diğer elimle, o yaşta olanca zerafetimle eteğimi tutup havaya kaldırışımı - artık kime özendiysem? - babama poz verip, objektife gülümseyişimi?

Fotoğraflar olmasaydı; eski bayramlarımızı, çocukluk sevinçlerimizi, sevdiklerimizi hep eksik hatırlayacaktık şüphesiz. Bugün 23 Nisan. 1961 yılının 23 Nisan'ından bir kareyle kutluyorum bu güzel günü. Ve bugün okuduğum en hoş 23 Nisan dileğini, Yılmaz Özdil'in çocuklara yazdığı dileği yazmak istiyorum sizlere;

Öcü, kahkahadan korkar.
Hayata hep gülümseyerek bakın.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Okurken boğazına bir şeyler düğümleniyor insanın. Zaman zaman eski fotoğraflara bakarken yaşıyoruz elbet benzer duyguları ama çok güzel anlatmışsınız. Yüreğinize sağlık.

Adil Serkan SATI 
 11.05.2011 14:58
Cevap :
Anılar insanı her zaman duygulandırır. Fotoğraflara baktıkça yazı yazasım gelir hep:) Teşekkürler, selamlar...  12.05.2011 13:37
 

Çok güzel bir yazı olmuş.Ben de çocukluğuma gittim.Bayramlarda tuvalet giyerdim.Ne güzel günlerdi o günler. sevgilerimle...

yurttabirgül 
 09.05.2011 17:36
Cevap :
Eski bayramlar anılarda kaldı sadece:) Siz de yazın bence o güzellikleri. Sevgilerimle...  12.05.2011 13:36
 

Çok güzeldi...Fotoğrafınız, yazınız, duygularınız... Gözlerim dolu dolu okudum... Elinize sağlık... Bu arada Yılmaz Özdil'den yaptığınız alıntıya da bayıldım, oğluma söylemek için sabırsızlanıyorum. Belki daha anlamaz ama olsun:) Sevgilerimle...

Esin Nefes 
 03.05.2011 9:07
Cevap :
Teşekkür ederim sevgili Esin. Kalbimiz gerçekten karşı karşıyaymış:) Oğlunuzun bütün öcüleri kahkahalarıyla korkutmasını dilerim:) Sevgilerimle...  03.05.2011 21:23
 

Siz kendi fotograflarınızı ve 23 Nisan'ınızı anlatmışsınız ama okuyan herkes sanırım kendi çocukluğuna ve fotograflarına gitmiştir yazınızda. Fotograflar ne güzel kanıttır hatırlanmak istenen anılara. Şimdilerde bilgisayarlarda,disklerde kayıtlı. Kutuların içine koyup saklayamıyoruz bile.

Nilay Yıldırım 
 26.04.2011 15:06
Cevap :
Ne kadar mutlu olurdum herkesi çocukluk günlerine gönderebildiğimi bilseydim:) Geçen hafta bir sahafta bir valiz eski fotoğraf gördüm. Fotoğrafların üstünde kedi uyuyordu. İçim acıdı o an. İnsanlar aile fotoğraflarına nasıl sahip çıkmıyor da sahafa düşüyor o fotoğraflar? Kedicik nerede uyuduğunu bilse uyku tutmazdı kesin:) Sevgilerimle...  26.04.2011 23:37
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 261
Toplam yorum
: 2348
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 2088
Kayıt tarihi
: 23.07.07
 
 

1954 Antalya doğumlu ve Antalyalı'yım. Ülkemin ve özellikle bu şehrin sevdalısıyım. Sanatın pek çok ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster