Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Eylül '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
391
 

Fotoğraflarımız

Fotoğraflarımız
 

Biz çocukken fotoğraf çektirmek ne kadar da önemliydi. Önceleri siyah beyaz sonra renkli çektirdiğimiz fotoğraflar. Ailemizle, arkadaşlarımızla, özel günlerimizde çekilmiş fotoğraflar fotoğraflar.

Giderek fotoğrafın yerini kamera çekimleri almaya başladı ama yine de fotoğraflar gündemden düşmüyor. Kalın cilt halinde albümlerde birikmiş foğraflarımız sarararak bekliyor.. En tatsız durumsa, artık yaşlanıyor olmamız sebebiyle eski fotoğrafların giderek bize hüzün vermesi. Şahsen ben nicedir gençlik fotoğraflarıma bakamıyorum

Öncelikle siz eskisi kadar hoş olmadığınız acı bir şekilde hissediyorsunuz.

Sonra koptuğunuz, en acısı da artık başka bir dünyaya göçmüş olan o en sevdikleriniz.. Bir daha size asla öyle gülemeyecek bakamayacak yüzler...

Annem rahmetli, çok akıllı bir kadındı. Fotoğraf sevmediğini söylemişti bana...." ne olacak ki fotğraf çektirince. Bu kadar çok fotoğraf çektirmeye ne gerek var. Biz ölünce ne olacak onlar. Birkaç taneyi anlarım da yüzlerce fotoğraf arkada kalacak.Birikecek birikecek."

Haklıydı.Fotoğraflarımız evlatlarımız için kıymetliydi ama torunlarımız bir adım daha uzaktı ister istemez. Sonra onların çocuklarına o kadar çok fotoğraf kalacak ve hatıra diye saklanılacaktı... Şart mıydı gerçekten bunca fotoğraf.

Biz ölünce, bizden çok uzun yaşayacak ve bizden sonrakilere yokluğumuzda çoğunlukla hüzün verecekler.

Galiba, teknolojinin en büyük faydası da bu tür konularda; arşivlemek istediklerimizi en uygun ve pratik yer kaplamayan şekilde arşivlememizi sağlamasında..

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Büyük depremde bir eczacı arkadaşımla birlikte Adapazarı devlet hastanesine gönüllü olarak gitmiştik. Gittiğimizin 2. günü yıkıntıları dolaştık. Arkadaşım yıkıntılar arasında kendi masa örtüsünün aynısını görünce çok etkilendi. Bense neden bilmiyorum fotoğraflara takılıp kalmıştım.Beni en çok acıtan o kayıp albümler oldu.İnsanlar yakınlarını kaybetmişlerdi ve onlardan kalmış bir fotoğraf bile yoktu. Birden paniğe kapıldım; Ya çok özlediklerinde silüetini bir an gözlerinin önüne getiremeyiverirlerse diye.... Belki saçma tuhaf, o an gelip geçiveren bir duygu ama bana o anda en büyük kayıp ne ev ne eşya.. Sadece fotoğraflarmış gibi geldi..
Ben seviyorum eski fotoğrafları. Taa anneannemin annesinden bile var. Bazen hüzün veriyor ama çoğunlukla onlara bakmak mutlu ediyor beni.. Sevgiyle anıyorum onları. Hem öyle CDlere falan kaydetmeyi de sevmiyorum. Fotoğrafı elime alıp ona dokunmayı seviyorum ben..:))
sevgiyle kalın...

Yıldız... 
 27.09.2007 17:30
Cevap :
İYİGÜNLER Haklı olduğunuz konular çok.Benim ki anlık bir düşünceydi ve şahsen, üşenmediğim bir gün, gençlik fotoğraflarımı elden geçirip bir kısmını eleyip önem verdiklerimi bilgisayara aktarmak arzusundayım.ama bu bile başlıbaşına bir iş tabii.Zaman ve emek ister saatlerce. Her halukarda çok duygusal olduğum için kaybettiklerimin fotoğraflarına bir iki bakıp devam edemiyor bırakıyorum. O çok özlediğim yüzlere bakmak içimi acıtıyor. Selam ve sevgiler.  28.09.2007 11:36
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 141
Toplam yorum
: 212
Toplam mesaj
: 58
Ort. okunma sayısı
: 393
Kayıt tarihi
: 21.09.07
 
 

Merhaba...  Üniversite mezunu Kamu İdaresinde  çalışan bir bayanım. Ankara'da iki oğlumla yaşıyorum..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster