Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Aralık '11

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
3367
 

Fransa'nın Cezayir'deki Soykırım tarihi

Fransa'nın Cezayir'deki Soykırım tarihi
 

Bugün “Ermeni Soykırımı olmadı” diyene ceza verilmesi yönünde yasa çıkaran, Fransa Parlamentosunun üyeleri galiba, kendi tarihlerini bilmiyorlar.

Youtube’daki bu videoyu  da izlemediler.

http://www.youtube.com/watch?v=yerH7YN24pU

Özetlemek gerekirse, Fransa’nın Cezayir’e yönelik saldırıları 1827'de başlamıştır. O tarihte Cezayir, Osmanlı Devleti'ne bağlı bir eyalet durumundaydı. Daha sonra işgal edildi. 1870'te sivil yönetime geçildi ve Cezayir, Fransa İçişleri Bakanlığına bağlandı. Bu gelişmeden sonra 1871'de Muhammed el-Mukrani'nin etrafinda toplanan 200 kadar kabile ülkenin tamamına yayılan bir ayaklanma başlattı. 1881'de Sidi Şeyh liderliğinde ikinci bir ayaklanma gerçekleştirildi. Fransa sömürge yönetimi her iki işgali bastırmak için de ülkenin her tarafını kan gölüne çevirdi ve binlerce insani katletti. İkinci ayaklanma 1884'te bastırılabilindi. Bu üç yıllık süre içinde çok sayıda insan katledildi. Bu isyan bahane edilerek ülkedeki tüm yargı mekanizması askıya alındı. "Yerli Kanunu" adı verilen zulüm kanunları uygulamaya geçirildi. Bu kanun Fransızlara özel bir ayrıcalık tanırken Cezayirlileri bütün insan haklarından mahrum ediyordu. Bu politika Cezayirlileri ayni zamanda ekonomik yönden de zor duruma sokuyordu. Onlardan ağır vergiler alarak işgal yönetiminin tüm giderlerini onlardan alınan vergilerle karşılıyordu. Bu uygulama çok sayıda Cezayirliyi ülkelerini terk etmeye zorlamıştır.

II. Dünya Savaşı sonrasında ortaya çıkan durum, Cezayir halkının bağımsızlık ruhunun daha da canlanmasına neden oldu. II. Dünya Savaşının bitmesinden sonra 5 Ağustos 1945'te Cezayir'de gerçekleştirilen törenlere katılanların Cezayir bayrağı taşımaları ülkedeki işgal kuvvetlerini kızdırdı. Bu olay üzerine işgal kuvvetleri silahlı bir saldırı gerçekleştirdi. Cezayir kaynaklarına göre en az 45 bin kişi hayatını kaybetti.

Fransız işgalciler 1954-1962 arasında 1,5 (bir buçuk) milyon Cezayirliyi hunharca katletmişlerdir.

Bunları bilmemeleri imkansız, çünkü tarif yazıyor.

Yaptıkları tek katliam bu değil ki, Fransa hemen hemen girdiği tüm Afrika ülkelerinde benzer katliamlar gerçekleştirmiştir. Bunların hepsinde vahşet vardır.

Bir de bu katliamların, 20. yüzyılda, modern dünyaya ayak attığımız, insan hakları konusunda epey adımların atıldığı dönemde yapılması da ilginçtir.

Yukarı da yazdığım gibi 1954-1962 arasında, yani yaklaşık yedi buçuk yılda, 1,5 milyon Cezayirli öldürüldü. Savaş süresi gün olarak 2694 gün yapıyor. 1,5 milyonu 2694 bölersek, Fransa’nın günde ortalama 557 Cezayirli öldürdüğü anlaşılıyor. Tarihi bilgilere göre Cezayir'in bağımsızlık mücadelesi verdiği dönemde nüfusu 8-10 milyon civarındaydı. Buna göre Fransız işgal kuvvetleri ülkedeki nüfusun % 15'ini öldürmüşlerdir. Yani her 6,6 kişiden 1 kişi 7,5 yıl süren bir bağımsızlık savaşında öldürülmüştür. Bu ise her aileden en az bir kişinin hayatını kaybetmesi demektir? Bu soykırım değilse, nedir?

İşte Fransa’nın böyle bir geçmişi vardır.

Türkiye'nin Yanlış Politikası

Günümüzde bize Kıbrıs çıkartmasında, hem silah veren, hem de bedava petrol veren, ülkesinde Türk işadamlarına öncelik tanıyan, 40 bin insanımızın çalışarak, ülkemize dolarlar göndermesini sağlayan Libya lideri Kaddafi’yi nasıl arkadan vurdur. Bakın Libya da savaş bitti, işadamlarımız, işçilerimiz oraya geri dönemiyor. Aynı olayı Suriye’de yaşıyoruz. Esad’a karşı batı ile birlikte oluyoruz. Bunu Türkiye geçmişte de yapmış, Cezayir olayında, BM nezdinde meseleyle ilgili oylamalarda Fransa'nın yanında yer almışız. Bunda Türkiye'nin NATO üyesi bir ülke olması ve Fransa'yla ilişkilerin zarar görmemesi gerekçe olarak gösterilmiş. İşte geçmişte yanında yer aldığımız Fransa’nın yaptıkları ortada. Sarkozy, Cumhurbaşkanımızın telefonuna bile çıkmıyor.

Bugün Fransa konusunda yasadığımız gerçekler, haklının ve mazlumun yanında yer almanın önemini gösteriyor.

Türkiye'nin geçmişte Cezayir karsısında Fransa'nın yanında yer almasına rağmen, Fransa bugün, tarihi gerçekleri araştırma ve Türkiye'nin bu konudaki gerekçelerini inceleme gereği bile duymadan Ermeni soykırımı ile ilgili iddiaları kanun koruması altına alıyor.

Sadece Cezayir mi?

Fransa'nın Afrika kıtasında gerçekleştirdiği tek katliam Cezayir katliamı değildir. Fransa, sömürgeleştirdiği diğer Afrika ülkelerinde de büyük katliamlar gerçekleştirmiştir.

Konu uzadı. Bunu başka bir blogta yazarız. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sayin Ayhan Bey Makaleniz açik ve anlamli. Biraz geç de olsa, musaadenizle, bu konuda sunlari eklemek istiyorum.Bahsettiginiz, parababalarinin gudumundeki " somurgecilik" diger emperyalist devletlerde oldugu gibi, Fransa yoneticilerine de bu tur katliamlara itmistir. Daha once katledilen 20 milyon kizilderili( amérindien), 15 milyon zenci de bu somurgeci anlayisin tezahurudur. Halklar, yeteneksiz ve parababalari tarafindan yonetilen yoneticilerin "kurbanlari" veya "cellâtlari" konumuna itilmislerdir.Hukumetlerimizin yanlis politikalari da ( Kaddafi'yi isaretiniz çok yerinde) ulkemizi yanlisa itip, halkimiza buyuk sorumluluklar yuklemektedir. Sizin ve sizin dogrultunuzda dusuncelerini durustçe açiklayan bir çok yazarin, "kose yazilari" denilen safsatalarla bogulmasi içler acisi. Kaleminize kuvvet diliyorum, saglicakla kalin.

colette pastutmaz 
 29.02.2012 12:59
Cevap :
Siznde kalemininize sağlık, teşekkürler   29.02.2012 21:38
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 671
Toplam yorum
: 1692
Toplam mesaj
: 49
Ort. okunma sayısı
: 2730
Kayıt tarihi
: 13.07.06
 
 

Tıp alanında doktor olarak çalışmaktayım, beyin cerrahi uzmanıyım..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster