Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Ekim '09

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
Okunma Sayısı
4755
 

Fransız Fakirhanesi'ndeki, fakirlikler...

Fransız Fakirhanesi'ndeki, fakirlikler...
 

Bomonti Fransız Fakirhanesi (Huzurevi!...) 1892,


''Pazar günleri çay keyfimizin bedeli elli kuruş ''diyordu teyzem, müstehzi bir gülüşle!... Sekseninci yıllarını süren, pırıl pırıl yüzündeki o, haksızlığa uğramış bir ifadeyle... Ve sağlıklı düşünme ve akıl yürütme yetisini hala kendisinden esirgemeyen tanrısına, şükranlarını sunarak...

Ama bir şikayeti vardı, tanrıya; onun adına baş rahibelik yapan fakirhanenin İrlandalı yeni yöneticisi rahibe Flomena , onların iflahını kesiyordu...Yedi yıldır kaldığı fakirhanedeki o ahenkli düzen bozulmuştu...Kenya'lı iri rahibe Anastasya'da yaptığı haklı itirazlara, ''beğenmeyen çeker gider'' tehditinin yanısıra onu itip, tartaklamıştı!... O itmeyi, yere düşmeyi ve aşağılanmayı bir türlü unutamıyordu; çok ağrına gitmişti... Onuru zedelenmişti...

O cumhuriyetin ilk yıllarında doğan, bir İstanbul kızydı, bu kente bir ömür ve emek veren!...

O yaşın gerektiği sadelikte yemekler bir kenara itilmiş, otellerden toplanan yemekler, yaş ve ihtiyaç profiline bakılmaksızın, zorla oradaki yaşlı insanlara yedirilmeye çalışılıyordu!... Birkaç gün yavan ekmek yemişti, ama öyle de olmuyordu! Teyzemin temeldeki itirazı bu nedenden kaynaklanıyordu... O sade bir bulgur ya da pirinç pilavına, bir fasulyeye bile razı olduğunu, o garip , şekilsiz yabancı mutfak yemeklerini yemek istemediğini zaten yiyeceklerin de yenilecek bir durumda olmadığını söylüyordu...

Teyzem üzüntülüydü, çantasından Fransız Konsolosluğuna yazılmış dilekçeyi çıkarıp gösterdi, ''son çarem'' dedi...''Eğer onlar da bu despotizme karşı bir yanıt vermezlerse, kendime yeni bir yer bulmaya çalışacağım!...

Doksana doğru yola çıkmış teyzemin, bu hakkını arama inanç ve inadını, mükemmel bir mantıkla örülmüş zihni yapısını, akıl yürütmelerini ve müthiş analizlerini hayranlıkla izlemeye devam ediyordum!...

Fransız Fakirhanesi 1892 yılından beri, bir şekilde, bu kentin yoksul bir kesimine hizmet veriyordu... Bir ''misyonu'' ve kişiliği vardı!.. .Ve birçok zengin insandan da maddi destekler alıyordu!... Maddi destek veren bazı insanlarda teyzemin deyişiyle, bu yönetsel sıkıntının ve denetimlerde zorla ve tehditle insanlara ''iyiyiz, bir sıkıntımız yok'' tekmilinin verdirildiğinin, yıllardır iyi yönetilen fakirhanede bir hoşnutsuzluğun olduğunu, dolaylı yollardan da olsa farkındaydılar!...

En azından, bu işin öncüsü Jeanne Jugan'ın mirasına ve aziz hatırasına hürmeten, yönetimden birilerinin; bu işe yabancılaşmış, misyon kimliğini yitirip fakirleşmiş ''Little Sisters of the Poor'' lara hadlerini bildirmeleri gerekiyordu!...

1.ekim.2009 / Perpa

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 392
Toplam yorum
: 729
Toplam mesaj
: 164
Ort. okunma sayısı
: 4368
Kayıt tarihi
: 12.03.07
 
 

İstanbul doğumluyum. Sağlıklı beslenme, yüzme, doğada yürüyüş ve çevre özel ilgi alanlarım. Şiiri ve..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster