Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Haziran '07

 
Kategori
Gezi - Tatil
Okunma Sayısı
1179
 

Frig Vadisinde üç kadın... (1)

Frig Vadisinde üç kadın... (1)
 

Yağmur zamanı, Kütahya çevre yolunun kenarında, uçak maketlerinin hemen yanında, 1.65 lik bir uçak maketi şeklinde beni bekliyordu yaklaşık bir saattir.

Sabah kahvaltıya yetişirim, demiştim sözde. Deniz , çoktan gelmişti Bursa'dan.

Bizim Yağmur zamanı Sema'nın da yol tarifinin çok isabetli olduğu söylenemezdi doğrusu. Bir kaç kere, şehrin merkezine girip, çinili vazonun etrafında dolaşıp, merkezden çıkıp, tekrar geldiğim Afyon istikametine geri dönüp... Derken.. Eskişehir istikametine devam edip...sonunda uçak maketlerinin yanında, elimle koymuş gibi buldum Yağmur zamanını. Tabii maket olmuş bir vaziyette. Alev kızılı saçları ve yaprak yeşili bluzu ile harika bi maket olmuştu doğrusu. Çözmek için epeyce uğraşmam gerekti...

Deniz evde bizi bekliyordu. Kucaklaşma fasılları, çığlıklar, birbirini hayran hayran süzmeler, iltifatlar, Bursa'dan gelen kestane şekerine yumulmalar... benim iki de bir Denize , Serap şeklinde hitaplarım, Denizin beni kovalamaları...( Napiim yani, bizim Serap İnce, bizi anıyormuş meğer o saatlerde, bütün kıskançlığı ile... )

Frig vadisinde, minik bir blog zirvesi gerçekleştirmiştik yine, Eymirden hemen sonra.

Fırladık evden. İstikamet , Kütahya kalesi. Ağaçtan yapılmış evin terasında, kuş olup süzüldük Kütahya semalarına. Siyah uçurtma da bizimle birlikte. O ne muhteşem bir görüntü. Sema ağlamaklı : " Biliyo musunuz, benim hiç uçurtmam olmadı... " Zor susturduk Sema'yı. Ve ona ilk fırsatta, kocaman bi uçurtma yapmaya söz verdik.

Kalenin önü, uçsuz bucaksız ovanın üzerinde yayılan şehrin görüntüsüne eşlik ederken, arka yüzü , hemen dağlara yaslanmış kenar mahalleleri konuk ediyordu. Ve silahların konuştuğu, neşeli davulların, zurnaların baş misafir olduğu bir mahalle düğününün cümbüşü surlarda yankılanırken, biz en şımarık hallerimizle objektiflere gülümsüyorduk. Kimbilir belki de herbirimiz o anda, kendi düğünlerimizi anımsıyorduk bi yandan...

Güneş , tıpkı ay doğarmış gibi battı , Kütahya'da. Hiç kızarmadan kayboldu. Sanki, veda bile etmeden sessizce giden sevgili gibi...

Güneşin gidişi ile birlikte, bizim de eve dönüşümüz başladı (mı). Bütün hazırlıklar tamam, karpuzlar alındı, şarapsız olmaz bu muhteşem kutlama, o da alındı tabii.

Ama... benim canım eve girmek istemiyor. Bi huysuzum ki .

İyiki de istememişim. Burnum iyi koku alır. Harika bir kafe keşfettik. Vanilya kafe. Kocaman bir bahçe terası. Masalarda romantik kandiller ve gençlerle dolu. Gençler bu işi iyi biliyor. Onların izini sürmek , her zaman iyi sonuç veriyor doğrusu. Ve hemen yanıbaşımızda canlı rock müziğimizde var . Hem de yıllardır , peşinde olduğum bir şarkıyı yapıyor üniversiteli gençler. Erkin Babanın şarkısı: " inan ki senden başka... senden başka... hiç kimse yok içimde... hiç kimse yok içimde... " Eşlik ettik büyük bir keyifle.

O sırada kafenin önündeki sokak midyecisine takıldı gözüm. Pek severim sokak midyecilerini. Asla, aynı tadı vermez, lokantadakiler. Allahtan Deniz 'de benimle aynı fikirdeymiş ki , fırladık birlikte. Sema'ya kalsa, yaya kalacaktık az kalsın.

Deniz' le birlikte Kütahya'daki lezzet durakları seçimimiz , KERİM'İN MİDYE DOLMALARIDIR. Başka söze de gerek yoktur, fotoğraflar herşeyi anlatmaktadır zaten. Bu tesbitimizi , sayın editörlerimiz ister dikkate alır, ister almaz. Ama unutmayın ki , genlerine Bolu'nun o muhteşem damak tadı işlemiş, bir doğuştan gurme var karşınızda !

Tabii bu tesbitimiz, sevgili Yağmur zamanının becerikli elleri ile yaptığı ve yaparken de içine sevgi kattığı yemeklerinden sonra gelir.

Göveçte yapılmış sebzeli yahni, domates soslu ve çerkes peynirli biber kızartması, z.yağlı barbunya fasulye ,(hem de zeytin yağı bizzat kendilerinin imalatı-Aydın Bozdoğandan ) üzerine acılı soslu , kızdırılmış z.yağ dökülmüş humus, acılı ezme... gerisini unuttum, zira o esnada mide fesadına uğramış bulunuyordum... Kırmızı buldan örtüler serili yuvarlak masanın enfes fotoğrafları, her şeyi anlatıyor zaten.

Sema'nın annesinin diktiği kırmızı sakız sardunyaları, katlı pembe petunyalar, karanfiller, sarı güller, beyaz begonyalarla bezeli püfür püfür esen balkonunda, kırmızı şaraplarımız eşliğinde ilk gecemizi noktaladık.

Saat gecenin dördü olmuştu. Ve ertesi gün Frig vadileri bizi bekliyordu...



Proje bloğumuz:
http://blog.milliyet.com.tr/Blogum.aspx?BlogNo=45243

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yediğin içtiğin senin olsun gördüklerini anlat derler ama sen gördüklerini değil özellikle yediğin içtiğini hemde utanmadan sıkılmadan anlatmışsın. İnsanın canı çeker felan dimi yaaa:P Sevgiler:)

Haşim Arıkan 
 30.06.2007 16:28
Cevap :
Haşimcim,burası Gusto sayfası herhalde...Yediğinizi içtiğinizi anlatın diyolar...biz de anlatıyoz işte:))Serde Boluluk da olunca dayanamıyom işte. ben pek severim yemek yemeyi. Semanın yemekleri de harikaydı doğrusu ! Midye dolmalarını da alt tarafı 30,40 tane yedim işte:PP Sevgiler...  01.07.2007 23:22
 

Allah sizi bildiği gibi yapsın,yediğiniz midyeler boğazınıza dikilsin,kalenin fethinde savaşan askerlerin ruhları gece rüyalarınıza girsin e mi?

Ahmet AYDIN 
 28.06.2007 17:54
Cevap :
Gülmekten cevap yazamıyom kiii... ne diyim ben sana !!! Ahmetcim, biz kalenin batan fetih işlemlerini hakkıyla tamamladık zaten. midye dolmalarını da layığı ile midelerimize indirdik. Harikaydı valla. Mini bi İstanbul zirvesi yapsak, diyorum temmuz ortalarında. Ne dersin ? sevgiler  28.06.2007 18:01
 

Siz bu güzel yürekleri taşıdığınız,ufularınızda daha gzüel günlerin hayallerini beslediğiniz,bir şiir,bir türkü olup şehirleirn üstüne yağdığınız ve herkese,her şeye,her yere sevgiyle baktığınız sürece daha nice güzel birliktelikler,dosça gülüşmeler,gezmeler yaşayacaksınız,,,yeter ki o yürek o bedende hep sağlam dursun öyle....Üçünüze de en içten sevgi ve saygılarımla....

İbrahim kaya 
 28.06.2007 11:46
Cevap :
Sevgili İbrahim Öğretmenim, ne güzelde şiir gibi özetleyivermişsiniz tüm duygu ve yaşadıklarımızı... O şiir yüreğiniz dert görmesin hiç. Evet... sevgi şiiri olup yağdık , Kütahya şehrinin üstüne... Dilerim, en az bu kadar sıcacık, coşku ve sevgi dolu, içinde sizinde olduğunuz , bir Nemrut gezimizi yazarım bi gün. Kimbilir...  28.06.2007 12:16
 

Ve buralarda sıcaklarla boğuşan ben de çok özendim size bilesiniz. Laf aramızda sokaktaki midye dolmalarına ben de bayılırım. Üçünüzü de öpüyorum kocamaaaaan hem de.

Özlem Akaydın 
 28.06.2007 9:02
Cevap :
Canım Özlemcim, nazire yapmak gibi olmasın ama... Kütahyanın havası bi güzel ki... Hele akşamları. Püfür püfür... Semanın balkonunda üşüyüp, hırkalara sarıldık resmen. Bu sıcaklarda üşümek, muhteşem bi duygu. Hep birlikte üşüyeceğimiz, sevgi dolu nice mehtaplı gecelere...  28.06.2007 12:28
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 172
Toplam yorum
: 3375
Toplam mesaj
: 406
Ort. okunma sayısı
: 2270
Kayıt tarihi
: 15.02.07
 
 

Düşünen, üreten, kendine, insana, çağına sorumlu, tavırlı, taraflı , çağdaş ve yüzü aydınlığa dön..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster