Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Temmuz '11

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
462
 

Frijit Ruhlar Gezegeni'nden Güzel ve Masum Fiorella...

Frijit Ruhlar Gezegeni'nden Güzel ve Masum Fiorella...
 

Ben buraya düşeli ne kadar zaman oldu, hala bilemiyorum... 

Einstein'in İzafiyet Teorisi'ne göre uzayı ve zamanı algılama şeklimiz nerede bulunduğumuza ve nasıl hareket ettiğimize göre değişir. Eistein, eğer gerçekten haklıysa, belki de Dünya'da zaman buradakinden hızlı ya da yavaş akıyor ve siz şu anda burdakinden bambaşka bir dönemi yaşıyor olabilirsiniz. Belki de bu yüzden bazı insanların ruh ve beden yaşları tutmuyor... 

FRG'de henüz nedenini anlayamadığım ve zamanla çözümleyebileceğime inandığım çok fazla şey var. Bunlar kelimenin tam anlamıyla "şey"ler, zira ben bunları nasıl tanımlayabilceğimi bilmiyorum. 

Bunlardan birisi de, aynalarla kaplanmış yaklaşık 20 metre boyundaki devasa küp. Şimdilik bu küpün sadece etrafında dolaşabiliyorum ve içinde neler olduğunu bilemiyorum. Ama bu dev küple ilk karşılaşmamız bile kendi adıma yaptığım önemli bir keşifti... 

Bu devasa kübü metrelerce öteden ilk olarak gördüğümde, önce onun ne olduğunu anlayamadım. Kocaman parlak bir hediye paketi gibi görünüyordu uzaktan. Sonra ona doğru yaklaşınca üzerinde bazı yansımalar ve etrafında dolanan, hatta içine girip çıkan bazı ruhları gördüm. Bunun bir ayna olduğunu anladım ve devasa kübe daha da yaklaşınca aynada kendi silüetimi görür gibi oldum. Üzerimde omuzlarımı açıkta bırakan, yere kadar uzun, beyaz, dantelli bir elbise vardı. Saçlarımı dağınık bir şekilde toplamıştım ve beyaz çiçekler takmıştım. Ne kadar da güzel görünüyordum, FRG bana yaramış olmalıydı. Fakat devasa kübe yaklaştıkça aynadaki yüzün bana ait olmadığını düşünmeye başladım ve haklıydım da... Üstelik bu yüzün ve hatta vücudun kime ait olduğunu anlamam da çok zamanımı almadı. Ron Discenza'nın muteşem kadınlarından biriydi bu... Güzel ve Masum Fiorella... Dünya'daki evimin salonunda asılı duran bu Ron Discenza reprediksiyonunun bedenine nasıl girdiğim hakkında hiç bir fikrim yoktu... 

O an anladım ki, FRG'de ruhlar dünyadaki bedenlerinin görüntülerinden farklı görüntülere bürünebiliyordu. Buradaki frijit ruhlardan Maria bir kediden, bana sonradan annesi olduğunu söylediği, esmer bir Yunan dilberine dönüştüğünde bunu daha da iyi anladım. Ama daha da ilginç olan şu ki, görüntü ne kadar değişirse değişsin FRG'de bir ruhu tanımakta güçlük çekmiyorsunuz. Görünümü değişse de ruh aynı ruh... Ruh gözü, gerçek gözlerimizden farklı görüyor neticede. 

Maria burada oldukça eski, yani FRG zamanıyla buranın kıdemlilerinden... Oysa Dünya'da evli barklı bir kadın o... Ama evliliğinin beşinci yıl dönümünün ertesi sabahında kendini burada bulmuş. Pek ayrıntı vermese de, ben nasıl olduğunu tahmin edebiliyorum. 

Maria'nın bana söylediğine göre yeterince FRG'de kalabilirsem onun dünyadaki bedenini FRG'den izlemem mümkün olabilirmiş. O benim bedenimi izleyebiliyor, örneğin. Bense şimdilik yalnız kendi bedenimi izleyebilirim. Bazen birlikte oturup Dünya'da benim bedenimin neler yaptığımı izliyoruz ve çoğunlukla da çok komik geliyor bize yaptığım çoğu şey... Dünya'nın ne kadar tuhaf bir yer olduğunu ve nasıl da anlamsız "dünyevi şeylere" takılığımızı buradan izlerken daha da iyi anlayabiliyoruz, zira biliyorsunuz burada duygu yok denecek kadar az. Olaylara dışarıdan ruh gözüyle bakıldığında çoğu şey mantıksız görünüyor. 

FRG aslında bir dönüşüm süreci. Nadasa bırakılmış frijit ruhlar, buradaki ruh eğitimini tamamlayabilirlerse eğer, Dünya'da bedenleriyle buluşup yepyeni bir hayata başlıyorlar ve Maria'nın anlattığına göre-bazı istisnalar olmakla birlikte- buradan bir kere ayrıldıktan sonra da buraya geldiğinizi bir daha hatırlamıyorsunuz. Bu durumda ben Dünya'ya döndüğümde bütün bu yazdıklarım uzayda yok olabilir. 

Kimbilir belki de zaten yoklar... 

Herkese frijit günler dilerim. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

bir öncekine göre farklılıklar taşıyordu sanki. Bu blogundaki gezegen aslında çoğu insanın kendini nadasa bırakmak için arada sırada kafasını dinlemeye çalıştığı zamanlarda kaçtığı bir gezegeni andırıyor.Ama bir önceki ile bütünleştirdiğimde ne yazık ki buraya aşktan uzak olanlar gelebiliyordu. Ne yazık :))

Nilay Yıldırım 
 01.08.2011 10:19
Cevap :
Merhaba Nilay'cım, sanırım geçen bölümde senin için en ilgi çekici ya da tuhaf demeliyim-:)- husus aşık olunamayaşı olmuş. İlk bloguma tekrar dönüp bakarsan beklemeyen, ummayan, arzulamayan, kolayca öfkelenmeyen yalnız aşka değil yaşama tutunma belirtileri seyrelmiş, can vermek yerine canı aylaklık etmek isteyen ruhlardan bahsettiğimi görebilirsin. Arada kafasını dinlemeye gelebilme fikrine kapılmana acaba ne sebep oldu. Aslında bu konuya pek girmedim bile. Aksine bir öncekine paralel olarak Maria'nın da bir sabah kendini FRG'de bulduğundan bahsediyorum. Ama bir farklılık olduğu konusunda haklısın. İlk blog FRG ile tanışma bloguydu. 2. blogtan itibaren "şey"lerle tanışma başladı. Bundan sonraki blogta değişen görünümler ve kübün sırrı olacak mesela. Ondan sonra da belki başka "şey"ler. Yine yorumlarıını bekliyorum arkadaşım. Sevgiler...  01.08.2011 15:16
 

bu güne kadar frg nin var olduğu üzerinde durduk, sonra burada birilerinin normal şekilde hayat sürdüklerine şahit olduk, ve şimdi burada yaşayan birinin ağzından burayı daha yakından tanıma fırsatımız doğdu. frg yi artık çok iyi tanıyoruz ne olacağı ve yolunun nerelerden geçtiğini daha iyi biliyoruz. geri dönüş yolunun varlığını henüz keşfettik, bu küp dönüş yolunun var olduğunu kanıtlayan ilk şey'i, şimdi hep birlikte bu şey'e olan tepkinizin gücünü sınıyor olacağız, size kolay gelsin diyorum. işiniz göründüğünden daha zor ve emek ve sabır gerektiriyor. müdahalemiz olmayacak, yardımımızda dokunmayacak, fakat okuyarak uzaktan izlediğimizi biliyor olacaksınız umarım bu size dahada bir mitivasyon gücü verir. güzel blog... esin'e selamlar :) saygı ve sevgilerimle.

turuncu 
 01.08.2011 1:32
Cevap :
Beğenmene Esin de ben de çok sevindik. Beğenilerin bizim için önemli. Ama şunu bil müdahaleye de yardıma da açığım. Hele de daha hikayeyi bilmeden FRG'ye bu kadar hakimken kimbilir bana ne muhteşem fikirler verirsin. Belki de burayı benden daha iyi tanıyorsun, kimbilir:) Desteğin için saol, FRG benim için özel ve önemli, sen bunu zaten anlamışsın...Sevgiler ve yürekten teşekkürler...  01.08.2011 15:27
 

Toriye paralel olarak, hayatta bulunduğumuz yeri -hayatı algılama şeklimizin gücünün belirlediği gerçektir- demek istiyorum. algılamamızın gücünü de bulunduğumuz yer ve zaman dilimi belirlemektedir. bu gücü kullanmamız neticesinde, hayatımızda açıklayabildiğimiz ve açıklayamadığımız şey'ler bütünü oluşacak, bizim bu bütüne tepkimiz, kendimizin ne kadarını ispat edip edemediğimiz olarak sonuç bulacaktır. sayın yazarım, eğer devasa bir küp yani ''şey'' le henüz karşılaştıysanız, ya büyük bir değişim içine yeni girdiniz, veya bu güne dek bir değişim için kendinize bu fırsatı sunmadınız demek oluyor. burada değişim yerine başkaca daha uygun kelime de konulabilirdi. ben ruh halinize bağlı olarak bu kelimeyi uygun gördüm. zira değişim penceresinden meraklıca bakmak FRG de bişeylerin hızlıca geliştiğinin göstergesi. ben frg yi hiç hafife almıyorum, frg karşısında sizi de hiç hafie almıyorum.(devamı var)

turuncu 
 01.08.2011 1:21
Cevap :
Tanrım! Ne muhteşem bir yorum. Beni ve FRG'yi anlayabilen bir avuç insandan biri de sensin, bu kesin! Gerçi buna pek şaşırdığım da söylenemez:) Şey'lerle ilk defa karşılaştığım kesinlikle doğru ve bunun sebepleri hakkındaki açıklamaların da! Üstelik de ben daha kübün sırrını açıklamamışken! Daha fazla ayrıntı vermek istememekle birlikte, bu fırsatı kendime sunmadığım konusunda da haklısın ama bunun nasıl yapılacağı hakkında ya da bunun gerekliliği hakkında bir fikir edinmem ömrümün 30 senesini aldı. "Değişim" kelimesine alternatif önerini özellikle rica ediyorum çünkü haklısın doğru kelime bu değil....  01.08.2011 15:23
 

Bazen insan sadece okumak ister ya... Ben de okudum ve yorum yazmak istemedim, 3 gün sonra geldim tekrar okudum, yine yazamadım... Nedenini anladığımda size yazarım... Emeğinize sağlık Esin Hanım. Selamla, saygıyla... MS

Mehmet Sağlam 
 30.07.2011 11:49
Cevap :
Bu anlıyorum...Her zaman beklerim:)  31.07.2011 19:44
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 42
Toplam yorum
: 361
Toplam mesaj
: 10
Ort. okunma sayısı
: 939
Kayıt tarihi
: 16.06.10
 
 

1980 'de doğdum. Batı'da küçük bir şehirde büyüdüm. Büyüyünce durduğum yerde duramaz oldum. Kuş o..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster