Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Mayıs '15

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
161
 

Futbol bir takım oyunudur

Futbol bir takım oyunudur
 

pendikspor.tr


Nasıl yani.. Teknik direktör veya antrenör, takımı sürekli ayrı ayrı bireylerden oluşmuş kişiler
Topluluğu olarak görürse; o zaman hiçbir zaman takım ruhu yakalanamaz. Önemli olan çoğu kez olayı bir bütün olarak görmek ve eksiklikleri bir bütün olarak çözmeye çalışmaktır.
 
Elbette her oyuncunun belli yönlerden eksiklikleri olacaktır. Bunlar antrenörler aracılığıyla anlaşılacak ve maçtan önce tamamlanmaya çalışılacaktır. Ama önemli olan meseleyi bir de bütün olarak algılamaktır.
 
Takım oyunun gerektirdiği davranışlar nelerdir, şimdi bunlara bakalım:
 
1. Takım içinde kardeşlik duyguları ve davranışları en üst düzeydedir. 
 
2. Takım, takım ruhu içinde hareket eder, saha içinde ve dışında yardımlaşır.
 
3. Antrenörüne, teknik direktörüne saygı gösterir, onu anlamaya çalışır.
 
4.Yüksek taktik ve strateji esnekliğine sahiptir.; saha kenarından söylenenleri anlar ve uygular.
5.Takım olarak hücum ve takım olarak savunma esastır. 
 
6. Hücuma çıkan elemana yardım edilir; pas almaya hazır hale gelinir; savunmada eleman yalnız bırakılmaz.
 
7.Takımın kondisyonu çok iyidir; çok çalışır; antrenörün istediklerini yapar. Takım her zaman maça hazırdır.
 
8.Takımın her bir elemanının teknik kapasitesi ve hızı çok yüksektir. Bunu maç esnasında rahatlıkla gösterirler.
 
9. Takım tek futbolcuya yüklenmez; her şeyi ondan beklemez. Tek futbolcu öne çıkarsa; diğerleri tembelleşirler; kırılırlar.
 
10. Maç öncesi, rakip takım çok iyi analiz edilir. Karşıdaki oyuncuların özellikleri tanınmaya çalışılır. Zayıf ve güçlü yönleri anlaşılmaya çalışılır.
 
11. Takımın belli bir ruhunun olduğu her davranışlarından anlaşılır. Takım hiçbir zaman kaybetmek istemez. Her zaman kazanmaya hazırdır. Kazandıkları zaman sevinir; kaybettikleri zaman üzülürler.
 
12. Takım sarı kart, ve özellikle kırmızı kart alarak takımını güçsüz bırakmaktan kaçınır. Kırmızı kart alan eleman bir bakıma takıma ihanet etmiş sayılır.
 
13. Hücum oyuncuları, rakipleri nasıl geçeceklerinin ve nasıl gol atacaklarının bütün formüllerini çözmüşlerdir. İyi takım az gol kaçırır.
 
14. Savunma oyuncuları rakibi mümkün olduğu kadar orta sahada kesmeye çalışırlar. Topu rakibinden çaldıktan sonra en uygun eleman geçirirler. İleri çıkmış arka saha oyuncusunun en kısa zamanda yerini alması istenilir.
 
15. Yöneticiler takımın, beslenmesine, dinlenmesine ve moral gücünün yüksek olmasına çok dikkat ederler.
 
16. Takımın nazari bilgiler bakımından; antrenman gücü bakımından ve kültür- fizik açısından; saha için çalışmaları bakımından dengeli ve güçlü çalışmalar sergilemesi istenilir.
 
17. Takımda her mevki için mutlaka, bir veya iki adam bulunması gerekir. Ama diğer yandan futbolcuların gerektiğinde birbirlerin yerini alabileceği de hesap edilir.
 
18.Takımda moral açıdan veya psikolojik açıdan sorunlar gösteren; hırçınlık eden futbolcuların uzun süre psikolojik gözetim altında bulunması iyi olur. 
 
19. Futbolda, en kötü şeyin bencillik; en erdemli davranışın ise yardımlaşma duygusu olduğu verilmelidir. Golü en avantajlı durumda olan kişi atmalıdır. Ama çoğu kez bunu düşünecek zaman yoktur.
 
20. Futbol oyununda bazen dakikalar değil, saniyeler değil, saliseler önem kazanılır. Futbolda çabuk düşünen, çabuk hareket eden ve ilk hareketi yapan kazanır. Çabukluk ve zaman kavramı kazandırılmalıdır; önemsenmelidir.
 
21. Takım topu kale önüne kadar getirir , fakat orada bir anda kaleciye teslim eder. Kale önünde nsıl hareket edileceği özel olarak çalışılmalıdır.
 
22. Hareketsiz toplarda, ceza vuruşlarında kimlerin atacağı önceden belirlenmelidir. Bu durumda nasıl hareket edileceği önceden planlanmalıdır.
 
23.Takım için “Özgüven” duygusu çok önemlidir. “Biz nasıl olsa yeniliriz,”duygusuyla sahaya çıkan takım hiçbir zaman galip gelemez. Eğer, Teknik direktör de “Yeneriz ama yenilirsek de bir şey olmaz …” diyorsa. O da maçı baştan kaybetmiştir. Akilli yönetici onu yapmaz.
 
24. Faul çeşitleri özellikle çalışılmalıdır. Durmadan takımın elemanlarının “bana faul yapıldı” diyerek hakeme hakeret etmelerinin önüne geçilmelidir. 
 
25. Futbolu hakemle oynamayın. Hakemi karşınıza almayın. Onu etkilemeye çalışmayın. Sadece ona saygı gösterin , onu ancak öyle kazanırsınız.
 
Biliyorum, daha söylenecek çok şey var. Bu konularda söylenecek şeyler bitmez. Ama gönül arzu eder ki, yöneticiler ve antrenörler takımı bir bütün olarak görsün ve onları aldıkları yerden bir adım daha öteye taşısınlar.
 
Takımda her zaman moral ya da güdüleme (motivasyon) denen bazen de yöneticilerin “Konsantrasyon” denen olay son derece önemlidir. Maçtan önce önemlidir, maç esnasında önemlidir, maçtan sonra önemlidir. Çünkü futbolcular da insandırlar ve hayli hassas insandırlar; bütün psikolojik olaylardan; söylenen sözlerden alınırlar ve etkilenirler . Onun için onları her zaman için anlayacak, dinleyecek bir insana ihtiyaçları vardır. Futbolcular hiçbir zaman kendilerini yalnız hissetmemelidirler. Teknik Direktörün ve yöneticilerin işin bu yönüne çok dikkat etmesi gerekir. 
 
Bu konularda gerekirse uzun boylu konuşulmalı ve durum anlatılmalı, futbolcu veya futbolcular, bütün olarak takım rahatlatılmalıdır. 
 
Bir takım başarıya ulaşacaksa bir çok etmenin olaya etki etki ettiğini düşünüp, ona göre önlemler almak gerekir. Bunun için bazen salt Teknik Direktörün çabaları da yetmeyebilir. Ona yardımcı olacak kişileri de iyi seçmek gerekir.
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 2579
Toplam yorum
: 10204
Toplam mesaj
: 237
Ort. okunma sayısı
: 793
Kayıt tarihi
: 24.10.10
 
 

Mesleğim eğitimcilik… Şimdi artık emekli bir vatandaşım… biraz şairlik, biraz hayalcilik, biraz s..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster