Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Öğrenmek Ömür Boyu...

http://blog.milliyet.com.tr/senemsans

21 Ağustos '11

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
467
 

Futbol maçı olsa sokaklara dökülürsünüz ama.! ;)

Futbol maçı olsa sokaklara dökülürsünüz ama.! ;)
 

Muhammed Bouazizi.


Tunus'ta 23 yıllık bir diktatörün devrilmesine sebep olarak ve 'Arap dünyasında devrimin ilk adımı atıldı' tartışmalarına yol açarak bütün dünya gündemine tepeden giren, Sidi Bouzid, Tunus'un ülkesel hava raporlarında bile adı geçmeyen küçük ve sıradan bir kasabasıydı.

40 bin kişilik küçük kasaba Sidi Bouzid, tokat yiyince gururu için kendisini yakan delikanlı Muhammed Bouazizi, onu tokatlayan zabıta memuru kadın Faida Hamdi ve bu tokatla başlayan devrim sonunda ülkesinden kaçmak zorunda kalan 23 yıllık diktatör Zine el-Abidine Ben Ali..

23 yıllık diktatörü ülkeden kaçıran Yasemin Devrimi bir tokatla başlamıştı da devrimi kim yapmıştı? 

Halk.. Peki lideri kimdi halkın.. 

Gazetelerde öyle bir isim okudunuz mu? Ya da televizyon ana haberlerinde birisinden söz edildiğini duydunuz mu? 

Hayır!.. 

Bu küçük ve isimsiz kasabada atılan bir tokat, nasıl olmuş da bir halk ihtilaline yol açmıştı, ülkede tek gazete bu haberi ve gelişmeleri yazmaz, tek televizyon yayınlamazken.. 

Tarihin ilk lidersiz devrimi miydi bu? 

Cevap: Devrimin lideri Mark Zuckerberg'di!. 

Devrimi yapan Facebook..  

Castro, Küba'nın içlerindeki Sierra Maestra dağlarında devrimi yıllarca hazırlamıştı. 

Facebook'un Tunus'un başkentinde halkı bir araya getirip harekete geçirmesi için 28 gün yetti.. 

Dakikada iki kişinin eklendiği Facebook sayesinde, Arap dünyasının Lüxemburg'u olan bilinen, kimsenin işine karışmaz, kimsenin de işine karışmadığı bilinen Tunus'ta, sesi sedası çıkmayan birkaç gencin internetteki Facebook sayfası, hiçbir gazete ve televizyonda olmayan haberleri büyük bir hızla geniş kitlelere yaydı.. 

Sokaklara dökülen ve gösterileri organize edenlerden biri "Olup bitenleri, 16 yaşındaki kızımın Facebook'undan öğrendim" diyordu. 

Ben Ali, halka hitaben üç televizyon konuşması yaparken, reytingler onu dinleyenlerin 1.5 milyon kişi olduğunu gösteriyor, oysa ayni anda 2 milyon Facebook izleyicisi, diktatörün yalanlarını ve gerçekleri öğreniyordu. ;) 

Bir tokatla başlayan devrim.. 

Genç adam bütün hayatını bu daracık tozlu yollarda geçirmişti. 

Üç gözlü bir gecekonduda yaşıyordu. 

Evin arkasında annesinin çamaşır kuruttuğu, ya da kuruyacak biberleri asacak bir küçük avlu vardı. 

26 yaşındaki ...delikanlının annesini, beş kardeşini ve üvey babası olan amcasını beslediği bir seyyar meyve tezgahı vardı. 

En büyük hayali, ite kaka sürüklediği bu tezgahtan kurtulup bir kamyonet alabilmekti. 

45 yaşındaki kadın, bir emekli polisin kızıydı. 

Şimdi zabıta memurluğu yapıyordu. 

Başlıca iş, 40 bin nüfuslu bu kasabadaki gürültü şikayetlerini ve seyyar satıcıları izlemekti. 

Zabıtayı gören seyyar satıcıların yapabileceği üç şey vardı. 

Tezgahı ve krediyle aldığı meyveleri bırakıp kaçmak.. 

Zabıtaya rüşvet vermek.. 

Birkaç günlük kazancı demek olan cezayı ödemek. 

17 Aralık sabahı, kadın, delikanlının yoluna çıktı. 

Genç adam mallarını bırakıp kaçmadı. 

Rüşveti teklif bile etmedi, çünkü polis kızının rüşvet kabul etmediğini bütün kasaba biliyordu. 

Cezayı ödeyecek parası da yoktu. 

Kadın genç adama bağırdı, çağırdı. Hızını alamadı, bir de tokat attı. 

Sonra tezgâhına ve meyvelerine el koydu. Kadının iki adamı, her şeyi kamyonlarına yükleyip götürdüler.. 

Genç adam, civardaki nalbura gitti. Bir kutu tiner aldı.. 

Üzerine döktü ve kibriti çaktı.. 

Hemen hastaneye kaldırdılar. 

Vücudunun yüzde 90'ı yanmıştı. 

4 Ocak'ta acılar içinde öldü. 

14 Ocak'ta, devlet başkanı, 23 yıllık diktatör, ülkeden kaçtı..

Sözün özü; Her şehit haberinden sonra sosyal paylaşım sitelerinde duygusal mesajlar yazmak kolay.. Ya da başımızın bakanı, çiftçiye "Ananı da algit lan.!" dediğinde kınayan yorumlar yazmak.. Sanal kahramanlıklarımız daha nereye kadar sürecek? Harekete geçmek için; Var olan iktidarın daha nelerinizi almasını ve nerelerinize şaplak(!) indirmesini bekliyorsunuz.?!! 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Şaplaklananlarla,şaplanmak isteyenlerin ,şaplanamadıklarına hayıflananların arasında kaldığı;şaplanlanmaktan onurlananların,şaplakçıları şakşakladığı ;şakşaklananların şaplanmaktan dolayı şaplaklaşmaktan başka bir şey düşünmediği;şapalak,şuppalak günlerin şappadanak önümüze konduğu;şabalak şubalak yemekten gına gelenlerin televole şaplakçılarından olmak istediği şaplak şalak günlerdeyiz.Bazlama gibi galın şaplaklar yemekten korkanlarla,''Ammaaaan sende.ben havuzuma gireyim;şaplaklarımla,şappadanaklar yapayım'' diyenlerin revaçta olduğu;şappır şupur günlerin şalaklığıyla,şalak tarlalarında mayınlandığı ;şipşirin,henüz 19'unda gençlerin şappadanak toprağa düştüğü ;düşenlerin analarının ağladığı;gerisinin yalan bağladığı ;şakşakçıların ''açılım şebeleklerinde '' şaplakçılık hayal ettiği günlerdeyiz.''Bu da geçer ''şebelekliği içinde şebeklerin zengin olduğu;silah taciri şebeklerin şaplaklamaya devam ettiği;conilerin şabalak oyununa devam ettiği günlerin bitimine dua edildiği gündür bu gün

Mesut Selek 
 21.08.2011 17:00
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 19
Toplam yorum
: 47
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 430
Kayıt tarihi
: 13.07.11
 
 

Babaannesi Azerbaycan'dan Kars'a gelmiş, Dedesi Gaziantep Islahiye'li.. Anneannesi Selanik'te..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster