Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Temmuz '13

 
Kategori
Futbol
 

Futbolda, siyasetin “kaba dili”ne öykünmek!.. (Tehlikenin farkında mısınız?)

Futbolda, siyasetin “kaba dili”ne öykünmek!.. (Tehlikenin farkında mısınız?)
 

Edebiyata ilgi duyanlar, önlerine konan bir şiirin ya da metnin kime ait olduğunu bilmede pek yanılmazlar. Dil ve anlatım özelliği dediğimiz “üslup”, buna ek olarak şiirde “biçim”, bilmede en belirleyici ipucudur.

Bazen, “Bilmem kimin üslubu var”, yanılma payının da olacağını gösterir.

Edebiyat yoluna girenler, örnek aldıkları şairlere/ yazarlara öykünürler. Öykünmek, bir kusur değildir; “özgün” olmaya giden yolun başlangıcıdır. Çünkü yetenekli olan, zamanla öykünmenin sınırlarını aşar, “kendine özgü” olmayı yakalar.

Edebiyatta “öykünme” olur da, başka alanlarda olmaz mı?

Sözgelimi siyasette...

Eski yılların “ironik” yaklaşımı, son yıllarda siyasette yerini açıktan açığa “küfür”e, “hakaret”e  bıraktı. Siyasette bu “dil”, zaman/ yer dinlemiyor; kutsal ayda bile ortalığı kasıp kavuruyor.

Hoşgörü, mumla aranacak duruma geliyor!

Sokak, kahve ağzı, siyasetin bir parçası; Meclis’in içinde bile yer buluyor.

Karşılığı mı?

Bir “kınama” yeter.

Siyasette “yüksek”lere egemen olan bu “üslup”, “alçak”larda “öykünme”ye dönüşünce, “kaba dil” yaygınlaşıyor.

Artık, “tehdit”, “hakaret”, “çarpıtma”ya dayalı bir “kaba” söz/ cümle duyanlar, bunun kimlere, ya da özellikle kime ait olduğunu bilmede hiç zorlanmıyorlar.

Ya futbol dünyası?

Tribünler bir alem, sahanın içi bir alem, “koltuk”larda oturanlar bir başka alem!..

“Küfür”, tribünlerin yaşamsal gıdası; ekmek gibi, su gibi, hava gibi... Ama saha dışında olanları görünce, tribünlere nasıl, ne diye kızacak, onları kınayacaksınız?

(Küfürbaz futbolcuları bilmeyen yok. Yakın çekimler, onları anında yakalıyor, dudak okuma uzmanı olmaya gerek yok, dudaklardan dökülen hemen anlaşılıyor.
Neymiş?
Maçın stresi, kazanma hırsıymış!..
Hadi canım sen de...)

*****

Ya futbolda “koltuk”larda oturanların dili?

“Tehdit”, “iğneleme”, “hakaret”, “suçlama”... say sayabildiğin kadar...

“Emek hırsızları”, “ahlaksızlar”, “namussuzlar”, “hainler” gibi sözlerin geçtiği haberleri/ demeçleri okuyan,  edebiyata ilgi duyanların, anlatımından sanatçıyı “şıp” diye bilmeleri gibi, futbolda da kimin konuştuğunu “şıp” diye bilir.

Sınırlı bir ortamda/ çevrede söylenince alkış alacak,“şerefe” denecek bu gibi sözler, kamuya açık alanlarda söylenirse, toplumsal bir hastalığın “yüksek”lere egemen olduğunu göstermenin kötü bir örneği oluyor.

Uluorta konuşmalar, açıklamalar, kabadayıca tavırlarla bağlantılı sözler, futbolu bu kez de, kişiler düzeyinde mahkemelere taşıyacak gibi.

*****

Futbolun dili, siyasetin “kaba dil”iye yarışıyor mu?

“Tehdit”, “iğneleme”, “hakaret”, “suçlama”,... bunlarla karşılaşanların, “üçüncü sınıf mafya tarzı” dedikleri üslup/ hitap, futbolda tehlikenin ayak sesleri geliyor kaygısını taşıtmaz mı?

Siyasette, şimdiye kadar “seçim zaferi” getirdiği varsayılan “gerilim yöntemi”nin futbolda başarı getirmesi mümkün mü?

Futbol dünyasında “sandık”, bir “koltuk”tan öteye gitmez.

Futbolun dili yozlaştıktıkça, tribünler/ taraftarlar bundan ne ölçüde etkilenir?

(Siyasette “yüzde elliyi evlerinde zor tutmak”, “tencere tava çalan komşuyu ihbar etmek” gibi söylemler, birkaç sopalı/ palalı saldırganın dışında etkili olmadı; “evdeki”ler sağduyulu davrandı.

Ama futbolda?)

*****

Futbol sezonu başlamadan, sahaların dışında boy atmaya başlayan “üslup”, kaygılara yol açacağı için, bir uyarıyı da gerekli kılar:

Futbolda tehlikenin farkında mısınız?

Şu bilinmeli ki, kimsenin nasıl bir üslup kullanması gerektiğinin kurallarını çizmek bize düşmez. Biz, eleştirdiğimiz tavrın, “alıcı kuş” misali saldırmaya hazır olanları etkileyeceğini söyleyebiliriz ancak.

Gezi Parkı Direnişi’nin getirdiği/ yarattığı “ruh”, tribünlere yansır mı?

“Koltuk” sahiplerinin kavga kültürü, içine taraftarı da çekerse, iş çığırından çıkar. Bu bakımdan taraftarlar uyanık olmalı; futbolun savaş, “koltuk” sahiplerin de “komutan” olmadığını unutmamalı!..

Ya unutulan, herkese dokunmayan fiyakalı yasamız 6222?

Son söz:

Sağduyulu taraftarlar ve “koltuk” sahipleri, “Rüzgâr eken fırtına biçer.” atasözünü söyletecek ortamın yaratılmasına, sürmesine fırsat vermemeli.

 

http://www.facebook.com/turgutcelik

https://twitter.com/#!/turgutcelik

turgutce@yandex.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kıymetli Turgut ÇELİK :Son zamanlarda ne kadar çirkin ,yakışıksız sözler sarf edildiyse onları toplayıp bu güzel yazı ile bizlere sundunuz.Ne yazık ki" Tersiz,zahmetsiz kazananlar" da emek hırsızları,ahlaksızlar,namussuzlar sözlerini sarf ediyorlar.Bunlar koltuğu koruma amacı için kendi kirli çamaşırlarını dolapta saklıyorlar.Öykünmenin en güzelini sizin yazınızla okuduk.Teşekkürler kıymetli hocam.Selam ve saygılar sunuyorum.

Mehmet Burakgazi 
 27.07.2013 11:43
Cevap :
Mehmet Bey... Siyasetin sokak ağzını nerelere taşıdığı belli. Siyasetçi, onlara özenenler, kimi futbol adamları kullanılınca dil iyi de, futbolseverler kullanılınca kötü mü olacak? Maçlar başlayınca göreceğiz, futbolseverlerin üzerine "siyaset"e karıştılar diye gidilecek. Yasalar, gerektiği biçimde uygulanmalı. Saygılar, selamlar.  29.07.2013 16:42
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 2458
Toplam yorum
: 2826
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 2033
Kayıt tarihi
: 10.11.08
 
 

İspir, hem doğum yerim, hem memleketim. Emekli Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeniyim. Dil ve Tarih-..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster