Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Temmuz '11

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
977
 

Futbolda şike depremi

Futbolda şike depremi
 

Geçmişten günümüze spor dallarında, özellikle futbolda, dünyanın her yerinde şike olaylarının gündeme gelmesi muhtemeldir. 4 Temmuz 2011 sabahı saat 07.00 sularında Türkiye’de herkes siyasi bir gündemle güne “Merhaba” diyeceğini düşünürken bunun aksine “Futbolda Şike Depremi” henüz gözlerindeki çapaklardan kurtulamamış olan bizlere soğuk bir “Merhaba” ile suratımızın tam orta yerine sert bir yumruk indiriyordu. Yurdun her bir bölgesinde adeta büyük sarsıntılar meydana gelmişçesine tarifi belirsiz duygular yaşanıyordu. İşin aslına bakıldığında ise “Futbolda Şike” söyleminin defalarca gündemde olup da bu denli ciddi bir araştırma ile bu olayın üzerine ilk kez gidilmiş olmasıydı insanı hayretler içinde bırakan. 

Şike soruşturması kapsamında 15 ilde, 60 noktaya operasyonlar düzenlendi ve aralarında Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım’ın da olduğu 47 kişi gözaltına alındı. 

Türkiye’nin gündemini değiştiren bu olayda fitili ateşleyen isim Trabzon eski millet vekili Kemalettin Göktaş’ın 2010-2011 sezonunun ikinci yarısında 6-0 biten Ankaragücü-Fenerbahçe maçının ardından ortaya atmış olduğu iddialardı. Ortaya atılan bu iddia ise Fenerbahçe’nin milli futbolcusu Emre Belözoğlu’nun Ankaragücü Futbol Takımı oyuncusu Kaan’a şike için mesaj göndermesiydi. Bu iddialar doğrultusunda Kemalettin Göktaş hem TFF’ye hem de FIFA’ya ihbar mektubu gönderdi ve suç duyurusunda bulundu. Soruşturma kapsamında TFF, Sivasspor, Trabzonspor ve Besiktaş kulüplerinde aramalar yapıldı ve yazışmalar incelenerek bilgisayarlar araştırıldı. Bu bağlamda şüpheli görülen Eskişehirspo-Trabzonspor, Eskişehirspor-Fenerbahçe ve Sivasspor-Fenerbahçe maçları incelemeye alındı. 

* * * 

Türkiye’de şike ve teşvik olayları patlak verirken, yaşanan bu olaylar kısa bir süre önce İtalya’da yaşanan şike skandallarını ve bu olaylara verilen cezaları akıllara getirdi. İtalya’da 2005-2006 sezonunun sonunda Juventus, Lazio, Fiorentina ve Milan gibi ülkenin büyük kulüplerinin adının karıştığı şike olaylarında maç skorlarında ayarlama yapılarak sonuca etki edildiği iddia edilmişti. 

“Temiz Ayaklar” adı verilen bu şike operasyonu, tesadüfen İtalyan polisinin mafya ilişkilerini araştırırken telefon dinlemelerinde hakem ayarlama olaylarına şahit olması ile birlikte başlamıştı. Bu olay sonucunda 29 Serie A, 1 Serie B maçı incelenmiş ve hakem atamalarıyla oynandığı ortaya çıkmıştı. Bu şekilde olayların üzerine gidilmiş ve kısa sürede bu operasyonlar karara bağlanmıştı. Bu karar sonucunda ise Juventus, Milan, Fiorentina, Lazio ve Reggina gibi takımlar ve 25 zanlının yayınlandığı şike skandalında cezalar 14 Temmuz 2006 tarihinde açıklanmış ve Juventus, Fiorentina ve Lazio küme düşürülmüş, Milan ise Şampiyonlar Ligi’ne katılma hakkını kaybetmişti. 

Daha sonra yeniden düzenlenen cezalarla birlikte Fiorentina ve Lazio Serie A’da kalmış, bir sonraki sezona Fiorentina -15, Lazio -3, Reggina -11 ve Milan -8 puanla başlamıştı. Juventus Serie B’ye düşürülmüş, -9 puanla lige başlamış ve son iki sezonda Serie A’da elde etmiş olduğu şampiyonlukları kaybetmiş, bu şampiyonluklar Inter Mailand Futbol Takımına verilmişti. Sonrasında yapılan araştırmalar ve itirazlar sonucunda 14 takım hakkında yeni bir soruşturma başlatılmış ve 18 Temmuz’da yapılacak olan mahkemeye kadar Inter’e verilen şampiyonluklar da askıya alınmıştı. 

* * * 

Türkiye’de yaşanan olaylar incelendiğinde şike olaylarına çokça rastlama durumu biz sporseverleri öyle zannediyorum ki çok da şaşırtmayacaktır. 

1992-1993 sezonunun son maçında Beşiktaş ile aynı puana sahip olan Galatasaray’ın şampiyon olabilmesi için son maçında averajla öne geçmesi gerekiyordu ve maç 8-0 bitmişti. Galatasaray şampiyondu ve bu maç sonunda Ankaragücü’nün o günkü kalecisi “Zalad” takımdan kovulmuştu. 

2003-2004 sezonunda Beşiktaş ile Çaykur Rizespor arasında oynanan maç öncesi 39 puanla küme düşme potasında olan Çaykur Rizespor mutlak üç puana ihtiyaç duymaktaydı. Bu müsabakada Beşiktaş takımında “Sergen” maça çıkmamıştı ve verilen bir penaltı sonucu Çaykur Rizespor maçı 1-0 kazanıp 42 puanla ligde kalmış ve 40 puanda kalan Bursaspor küme düşmüştü. Bu olayın günümüze yansıması ise 2010-2011 sezonunun ikinci yarısında oynanan Bursaspor-Beşiktaş maçına alınmayan Beşiktaş taraftarının alınmak istenmesi fakat Bursaspor taraftarının maç günü stat çevresini savaş alanına çevirip bu emelin gerçekleşmesinin önüne geçilmesiydi. 

Shakhtar Donetsk takımı ile Türkiye’ye gelmiş olan Galatasaray’ı da çalıştıran Beşiktaş’ın eski hocası Mircea Lucescu, İtalya’da yaşanan şike olaylarından sonra; “Türkiye’de bulunduğum dönemde de şike olayları yasanmıştı.” dedi. 

* * * 

Türkiye’nin gündemini meşgul eden bu olaylara Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın yorumu: “Bu, Türkiye’nin gerçek hukuk devleti olmaya doğru hızla yol aldığını gösteriyor.” şeklindeydi. 

Tüm bu durumlar göz önüne alındığında eğer ki, Fenerbahçe Spor Kulübü’nün girişmiş olduğu bu şike olayları kesinleşirse yargı tarafından İtalya örneğinde olduğu gibi yapılması gerekenler yapılmalı, gerekirse Fenerbahçe Futbol Takımı küme düşürülmeli, son şampiyonluğu elinden alınıp Trabzonspor’a teslim edilmeli ve eksi puanla Bank Asya 1. Lig’e başlamalıdır. Aksi taktirde bu şike olaylarının önüne geçilemeyecek ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın söylemiş olduğu “Hukuk Devleti Olma” kavramı bir söylem olmaktan öteye gidemeyecek ve bu doğrultuda bir güven sarsıntısı oluşacaktır. Olayın taraftar boyutuna bakıldığında ise, stadyumlara zamanından ve parasından vazgeçip maç izlemeye giden seyirci kandırılmış olacak ve masa başında oyunlar oynanıp maçın sonucu daha önceden tayin edildiği için; “Ben kendimi aldatılmış hissediyorum.” diyecektir her defasında. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

"Beşiktaş ile aynı puana sahip olan Galatasaray'ın şampiyon olabilmesi için son maçında averajla 'öne geçmesi' gerekiyordu" ifadeniz yanlıştır. Son maçlara girilirken Galatasaray zaten 2 gol averajıyla öndeydi. Selamlar..

Bekir Gümüş 
 06.07.2011 11:21
Cevap :
Merhabalar, degerli yorumlariniz icin cok tesekkur ederim ve bu konuda bir yanlis bilgim oldugu ortaya cikmistir, bu acidan uyariniz cok onemli...degerli bilgilerinizi paylasip boyle bir yanlis bilgiyi ortaya cikarmaniz bir yanlisin duzeltilmesi acisindan yol gosterici olacaktir..tekrar tesekkurler..  06.07.2011 20:48
 

Genel olarak bütün fikirlerinize katılıyor ve hepsini destekliyorum. Ancak 92-93 yıllarındaki GS-Ankaragücü maçı ile ilgili bir eksik ifadeniz var. O maç öncesinde eşit puanın yanı sıra GS nin zaten averaj üstünlüğü vardı ve yüksek averaj yapması gereken taraf BJK idi. Yani o maç 8-0 değil 1-0 veya 2-0 da bitse zaten averaj üstünlüğüne sahip olan GS yine şampiyon olurdu. O maça da para karışmıştır, karışmamıştır bilemem ama nesnel koşulları tüm gerçekliği içinde belirtmekte de fayda var diye düşünüyorum. Sevgiler ve selamlar

Matilla 
 05.07.2011 23:47
Cevap :
Merhaba Mustafa Atilla Bey, Yorumunuz ve de yapmis oldugunuz duzeltme icin cok tesekkur ederim...Degerli yorumunuzdan sonra bu konuda yanlis bir bilgiye sahip oldugumu anladim ve siz ve sizin gibi duyarli okuyucularin bilgileri dahilinde bu yanlisin duzeltilmesi benim acimdan cok sevindirici bir durum...tekrar cok tesekkurler... Sevgi ve saygilarimla..  06.07.2011 20:59
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 102
Toplam yorum
: 27
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 1380
Kayıt tarihi
: 24.06.11
 
 

Çukurova Üniversitesi Maliye Bölümü mezunuyum. 8 Nisan 1987 doğumluyum ve Adana'da Seyhan ilçesin..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster