Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Haziran '10

 
Kategori
2010 Dünya Kupası
Okunma Sayısı
411
 

Futbolu herkes bilir

Futbolu herkes bilir
 

Futbol kitlelerin ortak tutkusudur. Genç-yaşlı, kadın-erkek, herkes bu tutkunun peşinde, heyecanı da coşkuyu da en uçlarda yaşadığı gibi taraftarı oldukları takımlarıyla da aidiyet duygusunu doyasıya hissetmektedirler.

Futbol sahaları da maçların televizyonlardan birlikte seyredildiği kahvehane ve benzeri mekanlar da sınıf farklarının ortadan kalktığı, herkesin aynı saygıyı görüp aynı haklara sahip olduğu sosyal paylaşım ortamlarıdırlar.

***

Futbolu evrensel yapan ve her kesimin ortak tutkusu haline getiren özelliklerin başında çok basit bir oyun olması gerekir. Yani futbolu herkes bilir. Herkes bildiği için de herkes üzerinde konuşup yorum yapabilir.

Bu kadar basit kuralları olan bir oyunda pozisyonların birbirinden çok farklı ve adeta birbiriyle tamamen çelişecek şekilde yorumlanması ise sadece bizim ülkemize has bir durumdur. Çünkü bizde güya tarafsız uzmanlar normal bir taraftardan çok takımlarının fanatikleri arasından seçilir. Çünkü onlardan istenen tarafsız yorum değil, kavga, kutuplaşma ve gerginliktir. Zaten bizim işimiz hep böyle değil mi?

Siyasete bakıyoruz, adeta birbirlerini düşman ilan ediyorlar. Gazeteciler neredeyse işi yumruklaşmaya götürecekler. Anlı şanlı yazarlar konuştukları zaman ağızlarından sevgisizlik ve kışkırtıcılık çıkıyor. Böyle olunca da bütün dünyada sevgi ve kardeşlik vesilesi olan spor bizde bir başka gerginliğin ve kavgaların nedeni oluveriyor.

***

Dünya kupası maçlarını hep bu duygularla seyrettim. İnanılmaz hakem hataları yapıldı. Bizimkiler her zamanki alışkanlıklarıyla tartışmak istediler ama, pek tadı çıkmadı. Çünkü hakkı yenen, canı yanan takımlar meseleyi o kadar büyük bir olgunlukla kabul ediyorlar ki, bu durumda tartışmanın da zevki kalmıyor. Aslında kaybeden takımların yöneticileri, antrenörleri, futbolcuları ve hatta amigoları hakemlere veryansın edecek ki, bizim televizyon yorumcularımız da keyifle bu olaya atlayacaklar.

***

Evet, aslında 2010 Dünya Kupası maçları için bir şeyler yazmak istemiştim, ama lafı uzattığımdan bir türlü başlayamadım.

Bu kupada eşleşmelerin erken finaller şeklinde olması finalde sürpriz takımlar görme sonucunu getirebilir. Ben herkesin düşündüğünün aksine Arjantin’e şans vermiyorum. Zaten Messi ve Veron dışında dikkatimi çeken bir oyuncuları da olmadı.

Almanya’nın final için çok şanslı olduğunu düşünüyorum. Rakibi de Brezilya veya İspanya olur.

Eğer bir şanssızlık olur da Almanya Arjantin’e elenirse Gana’yı eleyecek olan Uruguay Arjantin’i de kupanın dışına iter.

***

Biz gitseydik ne yapardık diye soracak olursak; İtalya’nın bile ilk tur maçları sonunda evine döndüğü bu turnuvada eleme maçlarındaki performansımızla hiçbir şey yapamazdık. Basın da futbol çevreleri de artık Fatih terim ve Mustafa Denizli takıntılarından kurtulmalı. Onların bu takıntıları devam ettiği içindir ki milli takımımız genç ve bilgili Türk hocalara emanet edilemiyor ve baskılardan çekinen federasyon ne yapacağı belli olmayan Hiddink gibi yabancılara büyük paralar ödüyor.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 114
Toplam yorum
: 116
Toplam mesaj
: 23
Ort. okunma sayısı
: 530
Kayıt tarihi
: 18.11.09
 
 

Emekli öğretmenim. Üç yıldır Söke Ekspres gazetesinde günlük yazılar yazıyorum. 2008 Yılında röpo..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster