Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Mayıs '10

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
536
 

G.Birliği-G.Saray:2-1 (19 Mayıs stadından izlenimlerle)

G.Birliği-G.Saray:2-1 (19 Mayıs stadından izlenimlerle)
 

kaynak: hurriyet.com.tr


Bir süredir yazma imkanı bulamadım.

Biliyorum, bir maç sonrası yazısı için biraz geç oldu ama yine de maçtan çok Galatasaray'ı değerlendirmek amacındayım.

Maçı 19 Mayıs stadında canlı olarak izleme fırsatı buldum.

Maçın başlamasıyla beraber oyuna Gençlerbirliği ağırlığını koydu. Sahaya daha iyi yayılan, G.Saray'lı oyuncuların aralara kaçması için boş alan bırakmayan, toplu savunma ve hücum yapan, ilk toplara basan, ayağa pas yapan G.Birliği futbolcularıydı. Ancak neden sonra kendi yarı alanlarına daha fazla çekildiler. Ancak bu durum da Galatasaray'ın futbol oynamasına yetmedi.

Galatasaray'da sakat ve cezalı oyuncuların çokluğu takımı çok etkilemiş. Aslında "takım" olmaktan bile çıkmışlardı. Ürkek bir havası vardı futbolcuların. Bazı futbolcular ise değil pas istemek, adeta pas almamak için rakip futbolcuların arkasına saklanıyorlardı.

Galatasaray'ın kalesinde Aykut'un oynayamayacağını bir kez daha gördük. İkinci golde top takibi zayıf olduğundan atlamak için geç kaldı ve o mesafeden o yavaş şutu engeleyemedi. Defansa güven vermiyor.

Dos Santos ise tam anlamıyla "fos santos". Bu adamın alınıp alınmamasının hala düşünülmesine anlam veremiyorum. Maç içinde hep saklanıyor, sorumluluk almıyor, gelen topları hemen geriye doğru oynuyor, top gelmeden önce etrafına bakmadığından etrafı boş olsa bile telaşlı, defansına hiç yardımcı olmuyor, oluyormuş gibi yalancı koşular yapıyor. Bu futbolcunun yerine iki tane genç Türk oyuncu alsalar daha fazla iş yapar. Adam sosyeteden hallice.

Arda Turan her ne olursa olun Arda Turan'dır, bunu yine gösterdi. Tüm moralsizliğine ve takımın kötü oyununa rağmen girer girmez bir gol pası ve pozisyonu ile ağırlığını hissettirdi. Galatasaray onunla bir başka güzel.

Cumhur henüz çok ürkek, hata yapmaktan korkuyor, daha çok yolu var.

Galatasaray seyircisi her zamanki gibi. Maç nasıl oynanırsa oynansın onlar kendi havasında. Şarkılar türküler, takıma katkısı olmayan bağırmalar, kendini tatminle geçen 90 dakika.. Galatasaray'ın taraftarı yok ama bunun farkında olmayan bir tek kendileri. Amigo tipli bazı adamlar geçmiş gençlerin önüne bağırttırıp duruyor, onlar da ateşli tabii, bağırıyorlar. Bu arada Galatasaray'ın ne yaptığı onları ilgilendirmiyor.

Ankara ultrAslan ile İstanbul ultrAslan iki gruba ayrılmış birbirlerine gazı verip duruyorlar, karşılıklı bağırıyorlar. Hangimizin bestesi daha güzel yarışması vardı adeta.

İşte ultrAslan böyle bir oluşum; kendine münhasır, taraftar görünümlü, ateşli bir koro, organize olmuş fanatizm. Ah bir de o organize olmanın Galatasaray'a faydası olsaydı iyi olurdu ama..

ultrAslanlı olsun veya olmasın ben Galatasaray taraftarının böyle bir günde tribünlerde olmasını beklerdim. Galatasaraylı olmak bunu gerektirir. Şampiyonluğa giderken dedem de gelirdi..

Maçın bitimiyle beraber seyirciler tribünlerden ayrılmadı. Herkes fenerbahçe maçının son iki dakikasının bitmesini bekliyordu. O maçın bitimiyle beraber hem G.Birliği hem de Galatasaray tribünleri bayram yerine döndü.

Kısacası maçta yenen de mutluydu yenilen de..

Çok yaşa fenerbahçe..

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 293
Toplam yorum
: 469
Toplam mesaj
: 44
Ort. okunma sayısı
: 1060
Kayıt tarihi
: 07.11.08
 
 

Sporun bir kavgadan çok; ahlak, mücadele, eğitim, zeka ve dürüstlük olduğuna inanıyorum. Doğaya, ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster