Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Aralık '18

 
Kategori
Öykü
Okunma Sayısı
42
 

G E C E - Karanlıkta Ölmek Yasak -7

             (Öncesi: Karanlıkta Ölmek Yasak -6) 

 

           S  A  A  T  ;      23: 49

    Gecenin zifiri karanlığı içersinde saat on ikiye doğru yol almaktadır. Yoldan geçen araçların sayısında neredeyse elle tutulur bir azalma vardır. Araçlarda varmak istedikleri yere bir an önce ulaşarak gözkapaklarındaki uykuyu rahat bir yastığın üstüne boşaltmak ve dinlenmek isteyen insanların aceleciliği ve yorgunluğu açıkça görülmektedir. Şevde yatmakta olanları hafiften bir serinlik ve ürperme duygusu sardı. Maskelilerin olduğu tarafta bir aydınlanma olmuş omzundan yaralı adam diğer eliyle sigara içmektedir. Karanlıktan kimin olduğu bilinmeyen bir de ah sesi yükselir. Otomobildeki telefon üçüncü kez çalmaktadır. Tekrar takrar çalar. Cevap veren olmayınca kapanır.

    Saatlerdir motoru çalışır durumda ve farları yanmakta olan aracın içindeki telefonu yüreğinde bin bir kaygı ve korkuyla arayan Babür Tegin’di, Bu cevapsız çağrılardan sonra Baba Babür’ün yüreğindeki sıkıntı gittikçe büyüyerek içine sığmaz bir hale gelmişti. Telefon açılmadığı sürede damarlarındaki kanı çekilen Babanın canından da can gitmişti. Artık daha fazla dayanacak gücü kalmadı. Tekrar cevapsız kalan telefondan sonra Babür Baba hızla üstüne bir şeyler geçirdi. Yatak odasına giderek yanına ruhsatlı tabancasını aldı eşi Bahar’a bir şey belli etmekten korkarak,

    --Bahar ben arabada bir şey unuttum onu almak için arabaya gideceğim, eğer arabada yok ise dükkânda unuttuğum kesindir. Oradan mutlaka almam lazım, diyerek eşinin bir şey söylemesine fırsat vermeden kapıdan çıkar ve yaşından beklenmeyen bir ataklıkla ayakkabılarını iki saniyede giyerek kapıyı kapatıp gider.

     Babür Bey arabasıyla Isparta Emniyet Müdürlüğüne geldi. Nöbetçi Baş Komisere;

    --Sayın Baş Komiserim Bir maruzatım vardı.

    --Buyurun Bay ………..

    --Babür, Baş Komiserim Ben Babür Tegin

    --Buyurun Babür Bey, problem neydi

    --Sayın Baş komiserim, Ben Çarşıda esnafım. Oğlumla beraber Sarraf Dükkanı işletiyoruz. Oğlum Özgür dün mal almak üzere özel otomobili ile İstanbul’a gitmişti ve bu gün geri dönüyordu. Normal olarak bir buçuk iki saat önce dönmesi gerekiyordu. Ancak hala dönmedi. Aramalarıma rağmen cep telefonu da cevap vermiyor.

     --Bir yerde yemek yerken falan unutmuş olmasın.

     --Unutsa bile unuttuğu yerdeki birisi ısrarla aramama mutlaka cevap verirdi.

     --Baş Komiserim benim esas korkum Özgür’ün İstanbul’a gittiğini öğrenen itin uğursuzun pusu kurarak oğlumu öldürmeleri.

     --Babür Bey oğlunu niye öldürsünler.

     --Arabadaki malları çalmak için.

     --Arabadaki mallar çok mu kıymetli

     --Biraz kıymetli sayılır Baş Komiserim, yaklaşık olarak 750 ila 800 bin lira kadar.

     --Ne, 750-800 000 mi? Bir milyona yakın bir para. Bu miktar pek çok insanı yoldan çıkarabilir. Tedirgin olmakta gayet haklısınız, hemen arattırıyorum. Kısa zamanda buluruz.

     --İnşallah sağ salim buluruz, evdekilere bir şey demeden kaçtım geldim Baş Komiserim. Durumumu siz tahmin edin artık.

     --Babür Bey, oğlunuz Özgür ile en son ne zaman görüştünüz

     --En son Sandıklıya girdiğinde görüştük, olağan dışı bir durum yoktu.

     --Saat kaçta görüştünüz, Sandıklıdayken

     --Hemen hemen üç–üç buçuk saat kadar önce, Telefona bakayım, (Babür  cep telefonunun çağrı geçmişi sayfasına girerek baktı ve) 20:08 de görüşmüşüz.

     --Tamam, şimdi aratıyorum, dedi ve Masa telefonunu kaldırarak numaraları çevirdi ve beklemeye başladı.

     --İyi nöbetler sevgili meslektaşım ben Isparta’dan Baş Komiser Aydın Kavurmacı,

     --??????

     --Bir ricamız vardı Sayın Baş Komiserim, size bir araç soracaktım.

     --???????

     --Plakası 32 R 3527 Mercedes Marka Hususi otomobil. Sahibi Özgür Tegin, hayati tehlike olma ihtimali çok yüksek,

     --??????

     -- Saat 20:08 de Babası ile telefon görüşmesi yapmış, Sandıklı’ya girdiğini ve normal bir seyir izlediğini söylemiş. Yollardaki kameralardan kontrol edebilir misiniz? Özellikle Dinardaki Denizli-Isparta(Burdur) kavşağındaki kavşak kameraları, dedi.

     --??????

     --Teşekkür ederim sayın baş Komiserim, şey bir de Radara falan da girmiş olabilir, Radar kayıtlarında da olabilir.

     --??????

     --Haydi bekliyorum, Tekrar teşekkür ederim.

     Ahizeyi yerine koydu. Babür beye dönerek;

     --Hemen kontrol ediyorlar, araştırmalar sonuçlanınca bize bilgi verecekler, dedi.

     --Baş Komiserim, benim içimde çok kötü bir his var. Aklıma kötü kötü şeyler geliyor, ben Dinar’a kadar gidiyorum. Belki yolda rastlarım. Eğer bir haber alırsanız lütfen beni haberdar edin.

     --Telefon numaranızı verin haber geldiğinde sizi bilgilendirelim. Diyerek  post it denilen küçük bir kâğıdı alarak Babür beyin telefon numarasını yazdı.

     --Lütfen her haberi ulaştırın, inşallah iyi haberler verirsiniz. Diyerek odadan çıktı.

     Merdivenleri hızla inerek hemen arabasına yöneldi. Acelesinden ve ellerinin titremesinden kontak anahtarını yerine sokup çalıştırmakta güçlük çekiyordu. Babür Bey geriye yaslandı, derin nefes aldı, tekrar tekrar nefes aldı. Biraz sakinleşti, acele etmeden anahtarı yerine yerleştirdi sağa çevirdi ve arabayı çalıştırdı. Geri çıkarak park yerinden caddeye çıkarak Hızla Çünür de Üniversite ışıklarına geldi ve kırmızı ışıkta sabırsızca bekledi ve sarı ışık yanar yanmaz hareket etti. Otomatik vitesli otomobil hızla ileri atıldı ve kısa sürede karayolu hız sınırına ulaştı.

     Babür Bey, Baladız’a doğru hızla yol alırken Afyonkarahisar Emniyet Müdürlüğünden Nöbetçi Baş Komiseri telefonla Isparta Emniyet Müdürlüğü Nöbetçi Baş Komiseri Aydın Kavurmacı’yı arayarak,

     --Sayın Baş Komiserim iyi nöbetler, size haberlerim var. Dedi, Aydın Kavurmacı ,

     --İyi Nöbetler Sayın Meslektaşım, Haberler iyidir inşallah,

     --İyi sayılır Baş Komiserim, plaka numarasını verdiğiniz Mercedes marka araç Sandıklıdan geçtikten sonra yola devam ederek saat 20:48 de Afyon-Denizli-Isparta (Burdur) kavşağından Isparta istikametine döndüğü mobese kameralarından anlaşıldı.

     --Çok iyi bir haber

     --Bence de, bununla ilgili mail ve ekinde mobese kamerası tarafından çekilmiş bir fotoğrafı da ekte gönderdim. Fotoğrafa göre yalnız seyahat ettiği anlaşılıyor.

     --Teşekkür ederim Baş Komiserim, ellerine sağlık. Haydi, iyi nöbetler.

     Baş Komiser Aydın Kavurmacı Emniyet Müdürlüğüne ait mail adresine girerek maili ve ekindeki fotoğrafı bilgisayara indirdi ve fotoğrafın bir çıktısını aldı. Daha sonra Komiser Cemil Özer ve Polis Memurları Mehmet Karaçam, Recep Samancı ve Veli Dönmez’e emir vererek hemen Dinar istikametine hareket etmelerini ve plakası ve kimliği malum olan fotoğraftaki aracı bulmalarını ister.

     Baş Komiser Aydın Kavurmacı Babür Beyi telefonla arayarak, plakası ve markası malum aracın Dinar kavşağından saat 20:48 itibarı ile Isparta istikametine döndüğünün bilindiğini ve araştırma için bir ekip görevlendirildiğini ve ekibin hareket ettiğini bildirdi.

     Babür Bey bu telefonu aldığında 11-12 dakikadır yoldaydı. 3 dakika daha yol gittiğinde dönüş yolunda farları açık duran bir arabanın yanından geçtiğini fark etti ve yolun kenarında durdu, arabadan indi ve arabaya tekrar baktı. Gece aysız ve zifiri karanlıktı gördüğü sadece uzaktan parlayan bir çift kırmızı park lambasıydı. Arabasına bindi yola devam ederek 500 metre kadar ilerideki kavşaktan geri dönerek duran aracın yanından tekrar geçti ve polisi telefonla arayarak farları yanmakta olan bir araç gördüğünü ve dönerek yanından tekrar geçtiğini ve Baş Komiser Aydın Kavurmacı’yı telefonla aradı. İki kez çaldıktan sonra açıldı.

     --Alo, Ben Babür Tegin, Baş Komiserim Gümüşgün Kavşağına varmadan 1,5 kilometre kadar beride farları yanmakta olan bir araba duruyor.

     --Babür Bey, Aracı tam olarak görebildin mi? Aracın yakınlarında birileri falan var mı, varsa kaç kişi gördün.

     --Baş Komiserim hava çok karanlık olduğundan tam olarak seçilemiyor ama farları ve park lambalarından Mercedes olduğunu sanıyorum.

     --Babür Bey, lütfen sakin olun, aracın etrafında silahlı adamlar olabilir. Karayolu devriye ekibi çoktan yola çıktı, neredeyse varmak üzeredir. Ben Karayolu Devriyesine durumunuzu bildireyim. Fakat siz sakin olun ve biz gelinceye kadar araca yaklaşmayın. Silahlı olmaları ihtimali yüksek.

     --Peki, Baş Komiserim sabırsızlıkla bekleyeceğim.

     Bu talimat baba Babür için ölümden beterdi. Babür Tegin beklerken oğlunu üçüncü kez aradı ve fakat telefon yine cevap verilmediğinden kapandı.

           S  A  A  T  ;      23: 57 

         (Devamı : Karanlıkta Ölmek Yasak -8)

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 246
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 31
Kayıt tarihi
: 24.04.18
 
 

Gittikçe kısalan bir yolun sonuna adım adım yürüyorum. Ancak beni yol değil yol arkadaşlarım yoruyo..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster