Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Ağustos '11

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
20183
 

G.Saray'ı bitirecek konuşmalar...

G.Saray'ı bitirecek konuşmalar...
 

Şike ve teşvik soruşturması kapsamında kendilerini sütten çıkmış ak kaşık gibi gösterenlerin maskesini indiren ve bu yüzden hiçbir yerde doğru düzgün iş bulamayan Gazeteci Lube Ayar kendi kişisel web sitesinde yayınladığı tarihsel belgeler ile futbol kamuoyunun gündemini değiştirecek gibi görünüyor. 

Evet, 2007 yılındaki o dönem Galatasaray'ın sportif direktörlüğünü yapan Adnan Sezgin'le, dönemin PFDK Başkan Vekili Recep Özcan arasındaki telefon konuşmaları, şike ve teşvikin nerelere kadar uzandığını açıkça gösteriyor. Bir takımın şampiyon olması, karşı takımdan futbolcu ayarlaması veya rakibinle oynayan takıma teşvik vermekle bitmiyor. Elin uzun olacak ve her kesimden insana kolayca ulaşabilmen gerekiyor. 

İşte bunlara en güzel örnek Lube Ayar’ın kişisel sayfasında yer alıyor. Adnan Sezgin ve dönemin PFDK Başkan Vekili Recep Özcan arasında geçen o meşhur konuşmalar: 

“(24 Nisan 2007– Saat: 11.49) 

Adnan Sezgin: Ne yapıyorsun? 

Recep Özcan: Sağ ol, sen ne yapıyorsun? Komitedeymişsin he? 

Adnan Sezgin:Hee… 

Recep Özcan: İyi bir kanun çıkarın bari. 

Adnan Sezgin: Çıkaracağım. 

Recep Özcan: Valla çıkarın. 

Adnan Sezgin: Darmadağın edeceğim. 

Recep Özcan: Sen şimdi ne istiyorsun abi, onu söyle bana. 

Adnan Sezgin: He? 

Recep Özcan: Sen ne istiyorsun? 

Adnan Sezgin: Bu Sakarya’da duman ettiler ya sahayı mahayı… Zaten düşmüş herif. O sahada seyircisiz oynanır ya, şey oynanır, yaktılar maktılar raporlar nasıl bilmiyorum… 

Recep Özcan: Seyircisiz… 

Adnan Sezgin: Bir de bize bir şey olmasın haa! 

Recep Özcan: Sizi neden sevk ettiler? 

Adnan Sezgin: Ankara’daki küfürden! Sen yok muydun? Ne küfrü ya? 

Recep Özcan: Tamam. 

Adnan Sezgin: Tamam oldu, peki. 

Recep Özcan: Tamam kardeş, hadi görüşürüz 

İlgili PFDK kararı: PFDK, 2006-2007/1434 sayılı kararında, Sakaryaspor’un bir maç seyircisiz oynamasına ve Galatasaray A.Ş. kulübü hakkında yasal koşulları oluşmadığı için çirkin ve kötü tezahürat nedeniyle ceza tayinine yer olmadığına hükmediyor. 

(Aynı gün – Saat: 15.12) 

Adnan Sezgin:Efendim? 

Recep Özcan: Dediğin gibi oldu hepsi. 

Adnan Sezgin:Ne oldu? 

Recep Özcan: Sakarya seyircisiz, size ceza tayinine yer yok. 

Adnan Sezgin: Tamam sağ ol. 

Recep Özcan: Tamam mı? 

Adnan Sezgin: Allah razı olsun, tamam oldu peki. 

Recep Özcan: Hadi görüşürüz 

“ADNAN, SANA BİR KIYAK YAPAYIM MI?” 

Galatasaray İdari Menajeri Adnan Sezgin‘in PFDK Başkanvekili Recep Özcan‘ı aradığı bir başka telefon konuşması ise dosyaya şöyle yansıyor: 

(9 Mayıs 2007 – Saat: 14.13) 

Recep Özcan: Buyur kardeş. 

Adnan Sezgin: Ne yapıyorsun? 

Recep Özcan: Kimseye bir şey yaptığımız yok, Allah’a şükür. 

Adnan Sezgin: Yapıyorsun. Yarın yapma da! Yarın gidiyorsun sen değil mi toplantıya? 

Recep Özcan: He katılacağım inşallah, bir problem çıkmazsa. 

Adnan Sezgin: Aman ha! Tamam? 

Recep Özcan: Ne var sizde? 

Adnan Sezgin: Küfür müfür Antalya maçı ile ilgili… 

Recep Özcan: Öyle mi? 

Adnan Sezgin: Ama biz gerekli bütün şeyleri gösterdik. 

Recep Özcan: Doneleri mi? 

Adnan Sezgin: Gerekli bütün gayreti de gösterdik. 

Recep Özcan: He la baba niye şampiyon olamadınız be? 

Adnan Sezgin: Sen şu yarınki iş çok önemli tamam, konuşuruz. 

Recep Özcan: Size bir kıyak yapıyım anasını satıyım? 

Adnan Sezgin: Ne? 

Recep Özcan: Şu kablo yayından bir maç hak mahrumiyeti cezası vereyim mi? 

Adnan Sezgin: Ver. 

Recep Özcan: He? 

Adnan Sezgin: Ver. 

Recep Özcan: Verebiliriz yani… 

Adnan Sezgin: Ver ver! 

Recep Özcan: Ama bütün Türkiye s… bizi o zaman ben sana söyleyeyim. 

Adnan Sezgin: Tamam, zaten yeterince yapmışlar, biraz daha yapsınlar. 

Recep Özcan: Ha ha ha yani s….. diye yapmayı düşünüyorum yani. 

Adnan Sezgin: Tamam,  

Recep Özcan: İyi baba bakarız yarın. 

Adnan Sezgin: Hadi görüşürüz sağ ol. 

İlgili PFDK kararı: PFDK, 2006-2007/1485 sayılı kararıyla, Fenerbahçe Spor Kulübü’ne çıkan saha olayları nedeniyle Federasyon Disiplin Talimatı’nın (FDT) 30/2 maddesi uyarınca ‘1 maç seyircisiz oynama cezası’ ile çirkin ve kötü tezahürat nedeniyle 30 bin YTL para cezası verilmesine hükmediyor. Daha sonra Fenerbahçe’nin itirazı üzerine ‘seyircisiz oynama’ cezası ‘saha kapama’ cezasına dönüştürülüyor. Sarı-lacivertliler, İzmir’de oynadıkları maçta Trabzonspor’la 2-2 berabere kalarak, ligin bitimine iki hafta kala şampiyonluklarını ilan ediyor. 

İlgili PFDK kararı: PFDK, 2006-2007/1534 sayılı kararıyla, Galatasaray’a Antalyaspor maçında çıkan saha olayları nedeniyle 3 bin YTL para cezası verilmesine ve Galatasaray hakkında yasal koşulları oluşmadığı için çirkin ve kötü tezahürat nedeniyle yasal koşulları oluşmadığından ceza tayinine yer olmadığına hükmediyor. 

Beşiktaş, Bursaspor’a 3-0 yenilince, Fenerbahçe cezası nedeniyle İzmir’de oynadığı ve 2-2 berabere kaldığı Trabzonspor maçından sonra turunu atar. Şampiyon Fenerbahçe, 33. haftada Ali Sami Yen’de ezeli rakibinin karşına çıkar. Edu ve Lugano’nın golleriyle daha ilk yarıda maç 2-0 olunca tribünlerde büyük olaylar baş gösterir. Sahaya yüzlerce su şişesi atan Galatasaray taraftarı, yaklaşık 15 bin koltuğu kırıp, tribünleri ateşe verir. Kamuoyu haftalarca Galatasaray’a kaç maç ceza verileceğini tartışıp durur, fakat PFDK bir türlü kararını açıklamaz. ‘Simsar Operasyonu’na ilişkin dosyaya giren telefon konuşmaları, bu gecikmenin neden yaşandığını da gözler önüne seriyor. 

(6 Haziran 2007 – Saat: 14.06) 

Adnan Sezgin: Alo 

Recep Özcan: Alo ha kapandı abi. Hee… 

Adnan Sezgin: Ya hiç kombineleri satamıyoruz. Şimdi böyle kötü bir ceza gelirse, diyecekler ki ya bu kadar maç bilmem şöyledir böyledir. 

Recep Özcan: Ama abi bir an evvel satın, fazla uzatamıyoruz ki ya. 

Adnan Sezgin: Tamam bir hafta daha yeter. 

Recep Özcan: Pazartesiye kadar sallattırdım, çünkü “Yokum” dedim mazeret çektirdim a… koyayım. 

Adnan Sezgin: Şey peki nasıl durum? 

Recep Özcan: Hangi durum abi? 

Adnan Sezgin: Yani olaydaki durum? 

Recep Özcan: Beş maç görünüyor abi en az… 

Adnan Sezgin: Beş? Ne seyircili mi, seyircisiz mi? 

Recep Özcan: Seyircisiz abi, seyircili olmaz abi. İkisi çirkin tezahürattan geliyor zaten. 

Adnan Sezgin: Dışarıya verin. 

Recep Özcan: Dışarıya veremeyiz abi, o zaman seyirciyi ödüllendirmek olur ya. 

Adnan Sezgin: Niye? Ali Sami Yen’in seyircisini cezalandırıyorsun. 

Recep Özcan: Ya dışarıdaki seyirci… Sanki Ali Sami Yen’in seyircisiyle İzmir seyirciniz çok farklı a… koyumda ya! 

Adnan Sezgin: Tamam oraya bir gelelim de, çağırın bizi dinleyin ya… 

Recep Özcan: Ya iki haftadır sallamaktan… Basından kaçıyorum ben her toplantıda “Hastayım” diyorum a… koyayım, “Evde yatıyorum” diyorum gazetecilere ya! 

Adnan Sezgin: Tamam öyle yapın, tamam. Ben geleyim de konuşalım, yurtdışındayım ararım ben seni. 

Recep Özcan: Abi 17’sine bir otelde bana rezerv yaptırsanıza, gene dolu a… koyduğumun otelleri… 

Adnan Sezgin: Hangi 17’si? 

Recep Özcan: Bu ay. Bir de Adnan Polat ödesin istemiyorum parasını, bana makul bir fiyat söylesinler. 

Adnan Sezgin: Tamam tamam peki. 

Recep Özcan: Sen bana bilgi verirsin değil mi rezervasyonla ilgili? 

Adnan Sezgin: Tamam oldu. 

Recep Özcan: Oldu baba sağ olasın. 

PFDK’nın olaylı derbi maça ilişkin kararını vereceği gün, sarı-kırmızılı kulübün idari menajeri Adnan Sezgin, yine yakın markajdadır. Erken saatlerde PFDK Başkanvekili Recep Özcan’ı arayan Sezgin, “İsviçre milli maçında havaalanından stadyuma kadar dövdük adamları, Fifa’dan üç maç ceza aldık” diyerek savunur kulübünü. Özcan ise, Galatasaray’a verilmesi düşünülen sekiz maçlık cezayı beşe indirmenin çabası içindedir. Ve tüm futbol kamuoyunun bildiği üzere, Galatasaray’a beş maç seyircisiz oynama cezası verilir. 

(11 Haziran 2007 – Saat: 11.24) 

Adnan Sezgin: Ne yapıyorsun, iyi misin? 

Recep Özcan: Sağ ol iyiyim baba, sen nasılsın? 

Adnan Sezgin: İyi, nerdesin? 

Recep Özcan: Federasyondayım. 

Adnan Sezgin: Haa… Şimdi gözünü seviyim bugün karar marar verirseniz. Beni tahkimin kucağına atmayın ha! Adam çıktı dedi ki, “İtiraz etmesinler”, ben çok zor durumda kaldım ya öbür tarafta kafasını gözünü yardılar, iki maç bir de seyircili oynadılar, biz burada bir bıçaktan şeye gittik kapalı bıçak. Tamam mı gözünü seviyim ha! 

Recep Özcan: Valla üç haftadır sallıyorum Adnan baba. 

Adnan Sezgin: Biliyorum, yani çıkacak karar önemli. 

Recep Özcan: Yani bir şey var çıkacak karar işte, minimumunu çıkarmaya bakacağım abi. 

Adnan Sezgin: Yani? 

Recep Özcan: Bir maç küfürden gelir, dört de öbüründen gelir en az. 

Adnan Sezgin:Yok yok, o çok ya! 

Recep Özcan: Valla… 

Adnan Sezgin: O dört ne ya? Öbür tarafta futbolcu yaralandı, şey hoca yaralandı, iki maç verildi ya böyle bir şey yok ki. İsviçre milli maçında Türkiye, havaalanından stadyuma kadar dövdük adamları kaç maç aldık Fifa’dan? Üç maç… Nasıl oluyor bu iş? 

Recep Özcan: Abi siz tahkim ayağını da sıkı tutun yani tahkime… 

Adnan Sezgin: Yav bak ne diyorum sana, böyle bir ifadeden sonra beni onların kucağına atmayın. 

Recep Özcan: Hıı… 

Adnan Sezgin: O şey olur, yıpranır herkes yıpranır. Gözünü seveyim böyle dört mört aman ha! 

Recep Özcan: Yani burada bir bloğu epeydir sallıyorum biliyorsun yani. 

Adnan Sezgin: Tamam iki artı bir yeter, tamam hadi sana güveniyorum. 

Recep Özcan: Abi ben elimden geleni yaparım da, burada bir blok oluştu, adamlar korkuyorlar yani. 

Adnan Sezgin: Bizden de korksun1ar o zaman, onlara da onu de, biz de bağırırız. 

Recep Özcan: Heee bağırmayın bağırmayın abi. 

Adnan Sezgin: E o zaman bağırmayacak bi şey yapın. 

Recep Özcan: Bakacağım işte, sekizden beşe çekebilirsem… 

Adnan Sezgin: Ya ne sekizmiş? Şey sanki bunlarda ya! Neyse sen dediğimi şey yap, tamam gözünü seviyim. 

Recep Özcan: Tamam abi daha başlamadı toplantı, arkadaşlarla şöyle bir değerlendireceğim yani. 

Adnan Sezgin: Tamam oldu dayı.” 

İşte böyle!.. 

Sütten çıkmış bu ak kaşıklar, şimdilerde de dikensiz gül bahçesi istiyorlar… 

Ha bu konuşmalarla ilgili dosyalar mevcut. Bu konuşmalarda Lube Ayar tarafından o dosyadan alınma! 

Ancak iki yıldan beri Yargıtay’da bekliyor! 

Bu arada sadece kendileri için bir şeyler istenilmiyor. Rakip Fenerbahçe’nin de icabına bakılması talep ediliyor! Ezeli rakip, ebedi dost(!) lar, kendileri ligden uzak olsalar bile şampiyon olan rakiplerine saygı göstermiyorlar. PFDK’dan Fenerbahçe için verilecek ceza sınırlarının zorlanmasını talep ediyorlar. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Fenerliler, Bakınız aranızda,hala anlamı olmayan düşüncelerle yaşıyan ; kendinden bi haber nice kişiler var. İşte buna en yeni örnek de, dünkü yazma cevap!!!!!veren bi fenerli., Yahu Gerçek fb.lilerin, bu haksız düşünceye asla katılmayacaklarını da tahmin etmek hiç de zor değil. Onun sözü üzerine lütfene tüm spor severler fikirlerini beyan etsinler... -GALATASARAY; AVRUPA 'DA NE BAŞARISI ELDE ETMİŞTİR Kİ- Yahu azıcık insan olanının, yüzü kızarır bu sözden sonra. Gerçekler, yüzünüze tokat gibi patlıyor da oralı olmuyorsunuz. Ne güzel söylemiş Alman Düşünür Geothe : "Kültürlü ile boğuşurum, Cahille muhatap olmam" Dünkü UEFA Bşk. Platini'nin açıklamaları da işin cabası.................

Dursun TOMBUL 
 07.09.2011 15:15
Cevap :
Bakıyorum siz Galatasaray'ın avrupa başarısının tescilindesiniz, benim öyle bir derdim yok. Elbette UEFA kupasını alarak büyük bir iş başarmıştır. Ardından da Süper kupayı olarak, başarısını katmerlemiştir. Sorun şu; Galatasaray'ın kendisini sütten çıkmış ak kaşık görmesidir. Eğer Fenerbahçe suçluysa, Galatasaray'da suçludur! Sorun böylesi olaylarla birlikte mücadele etmek! Platini bizi muz cumhuriyeti zannediyor! Kendisini yargı yerine koyup, hemen idam kararını verip infazı gerçekleştiriyor! Hal böyle iken bizimkiler seslerini çıkartmıyor ve Platini'ye teşekkürlerini sunuyor!  08.09.2011 10:44
 

Galatasaray'ın Avrupa2da ne başarısı olmuştur zihniyetinin; İflas ettiği, yıllar oldu. Bu sözü söyleyen zat-ı muhterem,

Dursun TOMBUL 
 07.09.2011 15:04
Cevap :
Başarıyı nasıl elde ettiğinizi Ahmet Çakar açıklıyor ve mahkemede ispat edeceğini söylüyor. O zaman ne yapacak zat-ı muhteremler acaba? tümden iflas etmeniz yakındır!  07.09.2011 16:02
 

Bir kere; Avrupa ismini dahi ağzınıza koymaya hakkınız yok be...!!! fenerliler. Ne başarınız oldu ki. Kupa falan aldınız mı hiç. Bunu bir açıklayın hadi meydan ortada......!!!!! Avrupa Kriterlerine hiç ama hiç uyum sağlamadığınız apaçık ortada iken, tutmuş Ahmet Çakar'dan söz ediyorsunuz. Kendi halinize nasıl yanacağınızı dahi şaşırmış durumdasınız. Sn Ali Şen'den medet umuyor, sonra da Avrupa Adını ağzınıza almaya cüret ediyorsunuz. Siz fenerlilere, ancak acımak gerektiğine inanmaktayım.. Bir an önce, aklı selim büyük spor adamlarımıza gidin de çıkış yollarını bulmaya çaışın... Anlayana saz dememişler mi............

Dursun TOMBUL 
 06.09.2011 15:47
Cevap :
İşte futbol tarihini bilememek buna deniyor. Avrupa'da nasıl bir başarı(!) yakaladığınız Ahmet Çakar'ın söylemlerinden anlaşılıyor. Siz bilirmisiniz ki sap döner, keser döner bir gün gelir hesap döner! Başınıza gelecekleri bekleyin! Arena'daki ıskılklamanın unutulacağınımı sanıyorsunuz? Suç işleyen cezasını çeker! Gazete küpürlerinin belge diye resmi kurumlara sunulduğu bir dönemde, dürüstlükten söz etmenin bir anlamı var mı? Evet, gerçetende anlayana.......  07.09.2011 6:58
 

Evet aynen fenerlilerin can simidi gibi, yapıştıkları o emsalsiz Orhan Baba'nın şarkısı. Şimdilerde fenerlilerin koynuna hüzün misali çöküyor....... fb. Cas'a gitmiş.!!!! Oradan güya kendi kafalarınca haklı çıkıp, gerek Uefa'den gerekse Tff'dan tazminat isteyeceklermiş.!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!! Yahu bu Fbçliler burunlarnın ucunu görmiyorlar; Ya CAS; fb'yi haksız ve suçlu bulursa ..... -Eyvah Eyvah Süper-Filminin çekimlerine başlarlar herhalde.....!!!!

Dursun TOMBUL 
 06.09.2011 0:39
Cevap :
Merhaba, Ahmet çakar'ı izlediniz mi? Başka söz söylemeye gerek var mı? CAS'mı? Siz niye Casıyorsunuz? Biz işimizi biliriz! Fener'in filmi bitti, Yeni film jönü(!) Galatasaray! UEFA kriterlerine uymadığı için lisans alamayabilir biliyormusunuz?  06.09.2011 11:10
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 3842
Toplam yorum
: 6442
Toplam mesaj
: 310
Ort. okunma sayısı
: 3016
Kayıt tarihi
: 23.03.08
 
 

Antalya'da 1956 yılında doğdum. Emekliyim, Üniversite mezunuyum. Evliyim, bir oğlum var Mimar. Gü..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster