Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Haziran '07

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
576
 

G.Saraylı gözüyle F.Bahçe ve transfer dünyası

Olaylarıyla, tartışmaları ve polemikleriyle, şike söylentileriyle, mücadelesiyle, iyisiyle, kötüsüyle bir futbol sezonu geride kaldıktan sonra yeni sezona yönelik olarak takımların hazırlıkları başladı. Bu hazırlıkların ilk aşaması da tüm taraftarların merakla beklediği transfer borsası...

Geçen sezonun şampiyonu F.Bahçe, transfer borsasında son yıllarda olduğu gibi yine lider durumda. Bir G.Saraylı olarak F.Bahçe'nin transferlerini değerlendirmek istiyorum. Olabildiğince de objektif hareket edeceğimi düşünüyorum. Benim gibi düşünmeyen insanların yorumlarını da merakla bekliyorum.

F.Bahçe, sezonun ilk transfer bombasını dünyaca ünlü Brezilyalı yıldız Roberto Carlos'u alarak patlattı. Zaten bu transferin bitmiş olduğu 6 ay öncesinden belliydi. Her ne kadar F.Bahçe bu transfer söylentisini o dönemlerde kabul etmese de Carlos'un demeçleri bu işin çoktan bitmiş olduğunun göstergesiydi zaten. Öncelikle bu transferin tüm F.Bahçe camiası ve Türk futboluna hayırlı olmasını diliyorum. Carlos'u seyretmek bir futbolsever olarak beni de mutlu edecektir. Zira Roberto Carlos, tüm dünyanın sevgisini ve futbol anlamıyla da beğenisini toplamış bir yıldızdır. F.Bahçe, bu oyuncuyu transfer ederek bence önemli bir iş yaptı.

Peki F.Bahçe'nin Avrupa'da ismini duyuran bu sansasyonel transfer sevabıyla günahıyla ne kazandıracak, ne kaybettirecek?

Herşeyden önce Roberto Carlos, sempatik, düzgün karakterli, sporcu gibi bir sporcu. Bunun dışında hızlı, takım için herşeyini veren, tecrübeli ve çok başarılı bir futbolcu. Hepsi iyi güzel de Carlos yıllık 6 milyon Euro eder mi?

Carlos, İspanyol medyasına verdiği demeçte Real Madrid'den sezon sonunda ayrılacağının kesin olduğunu, eğer F.Bahçe'nin süper teklifi olmasa Brezilya'ya döneceğini veya bir arap ülkesine gideceğini söyledi. Bu şu anlama geliyor: Carlos'u Avrupa'da hiçbir takım düşünmüyordu. Zira 34 yaşındaki bir oyuncu, Avrupa'da uzun dönemli olarak transferler yapıldığı düşünülürse hiçbir takım tarafından tercih edilmez. Hadi diyelim ki edildi, yıllık olarak 6 milyon euroyu kimse vermez. Zaten vermediği için de Carlos, arap ülkelerini veya Brezilya'yı düşünüyordu.

F.Bahçe, Türkiye'de başarıyı düşünerek bu transferi yapmadı şüphesiz. Zaten kadrosu Carlos'u almadan da şampiyon olabilecek derecede güçlü. Şüphesiz Aziz Yıldırım bu transferi Avrupa'daki başarı için gerçekleştirdi. Bu transferle de bir taşla 2 kuş vurdu. Hem F.Bahçe'nin adını Avrupa'da duyurdu, hem de verdiği para ile Avrupa'nın sayılı oyuncuları için F.Bahçe'nin aslında güzel bir adres olabileceğini gösterdi. Bundan sonra tüm yıldız oyuncular F.Bahçe'ye gelmeye sıcak bakacaktır. Hele de Carlos'un aldığı yıllık ücreti duyunca...

F.Bahçe, Carlos'u transfer yine edebilirdi ancak bence yıllık 6 milyon Euro vermeye gerek yoktu. Bu paranın yarısına bile Carlos 3 yıllık sözleşmeye imza atardı. Zira Carlos için önemli olan yıllık 6 milyon Euro para dışında sözleşmenin uzun vadeli yapılmış olmasıdır. Yani Carlos 3 yıllık sözleşme yapıldığına göre 37 yaşındayken bile F.Bahçe'den bu parayı oynamadan bile alabilecek. Zaten o yaşta da oynayacağını kimse iddia edemez.

Diğer sorun şu; Carlos'un sağ tendonunda problem olduğu biliniyor. Yani tendonuna bir darbe aldığı taktirde futbol hayatının bitmesi bile söz konusu. Carlos, Türkiye'de oynayacak. Türkiye'de özellikle 3 büyüklere karşı oldukça sert futbol oynandığı düşünülürse bu risk hiç de küçümsenmeyecek bir oranda mevcut. Söz gelimi sezon başında, mesela ilk maçta Carlos'u durdurmak için rakip takım oyuncusu o bölgeye sert bir darbede bulunsa ve Carlos sezonu kapatsa ne olacak? Hooop 6 milyon Euro sokağa atılmış olacak. 34 yaşındaki bir futbolcuya verilen bu para sadece F.Bahçe'nin parası değil, bu memleketin parasıdır. Bu para riske atılacak bir para mı sizce?

Oysa yıllık o para miktarını F.Bahçe, İngiltere'den veya İtalya'dan çok önemli bir futbolcuyu alarak harcayabilirdi. Yıllık 6 milyon Euro'ya tüm dünyadan her futbolcuyu takımınıza getirebilirsiniz. Hem genç ve çok başarılı bir futbolcu alırsınız hem de satış olanağı olduğu durumda hiç para kaybetmeden, tam tersi büyük paralar kazanarak o futbolcuyu satabilirsiniz. Sakatlanma riski olsa dahi çabuk iyileşme imkanı olduğundan risk de minimum seviyede olurdu.

F.Bahçe'nin diğer transferlerine gelince...

Colin Kazım, İngiltere'de ikinci lige düşmüş bir takımın oyuncusu. Bence F.Bahçe bu çocuğu sırf Beşiktaş peşine takıldı ve milli takıma alındı diye kadrosuna kattı. Eminim hiçbir F.Bahçeli yönetici Colin Kazım'ı izlememiştir bile. Üstelik 1, 2 milyon pound yani yaklaşık 3 milyon YTL para da İngiliz kulübüne verildi bonservis bedeli olarak. Benim düşünceme göre Colin Kazım, F.Bahçe'de sadece bir yedek olarak yer alacak. Çünkü hem ağır hem de teknik açıdan zayıf bir futbolcu.

Ali Bilgin... Çok kaliteli ve genç bir oyuncu. Avrupa'dan birçok takım da bu çocuğun peşinde. F.Bahçe için bence çok iyi bir transfer. Bu transfer ile ilgili olarak aklımda kalan tek soru Ali Bilgin'in ahlaki yapısı. Antalyaspor'dan parasını alamadığını gerekçe göstererek küme düşme-düşmeme mücadelesinde takımını yalnız bırakan ve onun oynamadığı maçta takımı küme düşen bir futbolcu bence ne kadar iyi bir futbolcu olsa da sporcu kimliği taşımadığı için alınmamalı. Dün eski takımına yaptığı kötülüğü yarın daha büyük bir para karşılığı yeni takımına yapmayacağını kimse garanti edemez.

Bir paragraf da Tuncay'a açalım. Tuncay, bence Türk futbolunun yetiştirdiği en büyük futbolculardan biri. F.Bahçe'de kalsa F.Bahçe'nin Avrupa'daki hayali olan başarının gelmesi çok daha kolay olurdu. F.Bahçe, Tuncay gibi bir futbolcuyu almaya kalksa sizce ne kadar bonservis parası öderdi? Benim tahminim 15 milyon Euro'dan az ödemezdi. O da ismi duyulmamış bir futbolcu olduğu için. Tuncay, Milan'da, Juventus'da, Manchester Utd veya Liverpool'da oynasaydı değeri en az 40-50 milyon Euro olurdu. Oysa F.Bahçe Başkanı Aziz Yıldırım, Tuncay'a yıllık 3, 1 milyon Euro'yu çok gördü. Kezman'a yıllık 3 milyon Euro veren sayın Yıldırım'a sormak lazım. Kezman'ın F.Bahçe'ye sağladığı katkı neydi ki o parayı verdiniz ama Tuncay'a hak ettiği halde o paraları veremediniz? Her ne kadar Tuncay para için Avrupa'yı tercih etmedi denilse de o parayı Tuncay'a vermiş olsaydınız en azından 3 yıl daha kadronuzda Tuncay'ın yerini garanti ederdiniz. Satarken de büyük paralar kazanırdınız. F.Bahçe bence çok ama çok büyük bir değer kaybetti. Tuncay'ın yerini kesinlikle dolduramazlar.

Diğer transferler şimdilik ortada yok. Olduğunda onları da değerlendirmek için karşınızda olacağım.

Saygılar

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

bir galatasaraylı gözüyle okudum güzel yaı kaleme almışsınız tebrikler

İbrahim Eşkiler 
 16.06.2007 8:36
 

Deniliyor ısrarla bazı yazarlar. Oysa çıkan tabloda Tuncay'ın gitmesi ile %50 oranında bir güç kaybı yaşadığı gerçek. Oysa GS en kötü oyuncusunu göndererek onun yerine İsveç milli takımının iyi oyuncularından birini aldı. Ayrıca Carlos ömrünün sonunda güzel bir para kazandı. Umarım Anelka gibi olmaz sonu.

Eşit Ağırlık 
 15.06.2007 23:35
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 74
Toplam yorum
: 69
Toplam mesaj
: 17
Ort. okunma sayısı
: 2742
Kayıt tarihi
: 09.04.07
 
 

On yıldan fazla süredir reklam ve halkla ilişkiler sektörü ile internet ortamında medya sektöründe h..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster