Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Nisan '14

 
Kategori
Edebiyat
Okunma Sayısı
288
 

Gabriel Garcia Marquez ve mirası

Gabriel Garcia Marquez ve mirası
 

alıntıdır


İyi bir yazardı Gabriel Garcia Marquez…

Kitapları ile Türk Edebiyatçıları tarafından da değerli ve önemliydi.

Başta Yüz Yıllık Yalnızlık olmak üzere bir çok kitabını duyduk ve hatta bazılarını da okuduk.

Ancak ölmeden önce bıraktığı mektup eserlerinin çok daha fazla önüne geçti. Paylaşım rekorları kırdı.

Ölüm döşeğinde olan birinin kaleminden dökülen son sözlerdi o cümleler. Belki de bu sebeple çok ilgisini çekti çoğunluğun.

Malum biz insanlar acıyı seviyoruz.

Ve Gabriel Garcia Marquez hayata gözlerini kapadı. Şimdi o mektup yine gözlerimizin önünde.

Yaşanılması gereken ertelenmişlikler, hiç ölmeyecekmiş gibi ölümsüz tavırlar sergileyen bizler…

Aslında yazar bunca yıl Edebiyat’a verdiği eserlerin dışında herkese bir miras bıraktı.

İşte o mektup, işte hayatın acımasız gerçeği;

 (…)
 
"Tanrı bir an için paçavradan bebek olduğumu unutup can vererek beni ödüllendirse, aklımdan geçen her şeyi dile getiremeyebilirdim, ama en azından dile getirdiklerimi ayrıntısıyla aklımdan geçirir ve düşünürdüm. Eşyaların maddi yönlerine değil anlamlarına değer verirdim. Az uyur, çok rüya görür, gözümü yumduğum her dakikada, 60 saniye boyunca ışığı yitirdiğimi düşünürdüm. İnsan aşktan vazgeçerse yaşlanır. Başkaları durduğu zaman yürümeye devam ederdim. Başkaları uyurken uyanık kalmaya gayret ederdim. Başkaları konuşurken dinler, çikolatalı dondurmanın tadından zevk almaya bakardım. Eğer Tanrı bana birazcık can verse, basit giyinir, yüzümü güneşe çevirir, sadece vücudumu değil, ruhumu da tüm çıplaklığıyla açardım. Tanrım, eğer bir kalbim olsaydı nefretimi buzun üzerine kazır ve güneşin göstermesini beklerdim. Gökyüzündeki aya, yıldızlar boyunca Van Gogh resimleri çizer, Benedetti şiirleri okur ve serenatlar söylerdim. Gözyaşlarımla gülleri sular, vücuduma batan dikenlerinin acısını hissederek dudak kırmızısı taç yapraklarından öpmek isterdim. Tanrım bir yudumluk yaşamım olsaydı… Gün geçmesin ki, karşılaştığım tüm insanlara onları sevdiğimi söylemeyeyim. Tüm kadın ve erkekleri, en sevdiğim insanlar oldukları konusunda birer birer ikna ederdim. Ve aşk içinde yaşardım. Erkeklere, yaşlandıkları zaman aşkı bırakmalarının ne kadar yanlış olduğunu anlatırdım. Çünkü insan aşkı bırakınca yaşlanır. Çocuklara kanat verirdim. Ama uçmayı kendi başlarına öğrenmelerine olanak sağlardım. Yaşlılara ise ölümün yaşlanma ile değil unutma ile geldiğini öğretirdim. Ey insanlar! Sizlerden ne kadar da çok şey öğrenmişim. Tüm insanların, mutluluğun gerçekleri görmekte saklı olduğunu bilmeden, dağların zirvesinde yaşamak istediğini öğrendim. Yeni doğan küçük bir bebeğin, babasının parmağını sıkarken aslında onu kendisine sonsuza dek kelepçeyle mahkûm ettiğini öğrendim. Sizlerden çok şey öğrendim. Ama bu öğrendiklerim pek işe yaramayacak. Çünkü hepsini bir çantaya kilitledim. Mutsuz bir şekilde… Artık ölebilir miyim?"

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Marquez'in mektubu üzerine söylenecek çok söz olabilir. Ama "eserlerinin çok daha fazla önüne geçti" yorumu açıklama gerektiriyor. Yapıtlarına açılacak yeni bir kapı olduğu söylenebilir mi?

Mehmet Arat 
 26.04.2014 7:44
 

Benim Hüzünlü Orospularım ve Yüzyıllık Yalnızlık eserlerini okudum. Rusya'da 2012 yılı: G.G.Marquez yılı ilan edilince biyografini detaylı olarak araştırdım, araştırdıkça da kendisine olan hayranlığım arttı. Günde 3 paket sigara içtiği 1980'li yıllardan itibaren sağlık sorunları peşini bırakmamasına rağmen, yazdığı romanlara da yansıyan olayları ve hayatı hınzırca yorumlaması, yüzünden hiç eksik olmayan gülümsemesi sayesinde hep yaşama tutunmasını bildi. Allah günahlarını affetsin. Hatırlattığınız için teşekkürler, elinize sağlık. Saygılarımla.

Murat Çakmak 
 25.04.2014 23:09
 

Nasıl da yitiriyor dünya değerlerini.Yokluğa saldırıp ondan varlık edinen ve yaşamını şiirsel yaşayan bu ünlü yazar, sizin de belirttiğiniz gibi,"hayatın acımasız gerçeği" ne yenik düşmüştür...Bir veda mektubu ki geri kalanlara bir armağan sanki...İyiliğin gücünü depolayarak çoğu kötülüklerin yükünü hafifletebileceğimizi de önermiştir yazar...Paylaşımınız için sağolunuz Merve hanım...Selam ve saygılarımla.

Abbas Oğuz 
 20.04.2014 18:50
 

Evren önemli bir değeri ebedi yolculuğa uğurladı:( Sevgiler can dostuma.

Şennur Köseli 
 18.04.2014 19:32
Cevap :
Evet ablacığım hayatın yine kendini hatırlattı.sevgiler benden  20.04.2014 17:53
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 670
Toplam yorum
: 3227
Toplam mesaj
: 35
Ort. okunma sayısı
: 1823
Kayıt tarihi
: 19.12.10
 
 

İstanbul doğumlu. Kuantum Yaşam Koçu. EFT, NLP, ETKİLİ İLETİŞİM, BEDEN DİLİ gibi bir çok konuda e..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster