Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Nisan '09

 
Kategori
Aşk - Evlilik
Okunma Sayısı
33163
 

Galata kulesi ve Kız kulesinin aşkını bilir misiniz?

Galata kulesi ve Kız kulesinin aşkını bilir misiniz?
 

Alıntı


Ben hep diyorum aşk başlı başına güzel varlığıyla.

Aşka aşık olmayı bilmeli yürekler.Kimi zaman bir canlıya,kimi zaman bir nesneye,kimi zaman var olan her şeye duyulur aşk…

Aşka aşık olmak mühim olan.

İşte böyle düşünürken hayatımda duyup da etkilendiğim en önemli aşklardan birini anlat istiyorum size,eminim benim gibi seveceksiniz ve aşkın insan üzerinde değil evrendeki tüm varlıklarda var olduğuna inanacaksınız.

Geleyim güzel hikayeye…

Kız kulesini bilirsiniz şu koca boğazın ortasında yalnız başına,bütün zarafeti,afeti ve güzelliği ile insanı büyüleyen yüzyıllardır var olan şaheser. Güzelliği ve aşklara konu olan efsaneleri ile dillere destandır Kız kulesi ama yapayalnızdır.Var olmuş nice aşklar görmüştür ama kendi hep yalnız kalmıştır yıllarca.Bu yalnızlık onu denizin karanlıklarını görmeye itmiş,ruhunu karartmıştır.Artık ne eski ışıltısı vardır nede denizlerin dalga seslerine,martılara eşlik eden neşesi.Bütün bu yalnızlığı ile sıkılırken,karşısına inşa edilemeye başlayan Galata kulesini görür ve bir anda vurulur bu gösterişli kuleye Kız kulesi.

Galata kulesi bütün heybetiyle yükseli vermiş kız kulesinin karşısına.Galata kulesi İstanbul’un her bir köşesine hakim ve kudretli duruşuyla öyle yakışıklı gözüküyormuş ki,Kız kulesinin ona vurulmaması imkansızmış.Galata kulesi de ilk gördüğü gün aşık olmuş denizin ortasında duran bu nazlı kıza.

İki aşık yıllarca bakmışlar birbirlerinin güzelliğine ama nasıl kavuşur nasıl dile getirirlermiş ki aşklarını,arada koca bir deniz varmış.Kız kulesi aşık olduğu heybetli yakışıklıya hislerini anlatamadığı için günden güne daha bir solgunlaşıyormuş,üstelik onun hislerini de merak ediyormuş,ya o sevmezse beni diye kahrından deli oluyormuş.Galata kulesi de aynı merak ve endişe ile büyütüyormuş her geçen gün ona olan aşkını…Galata kulesi dayanamazmış sevdiğini bu halde görmeye ve bir gün ulaştırırım nasıl olsa diye anlatırmış ona hissettiklerini,yazarmış sayfalarca şiirlere,mektuplara…Yazarmış yazmasına ama ne sesini ne de yazdıklarını hiç iletememiş sevdiğine…Düşünüp dururmuş,nasıl ulaştırabilirmiş ki bu sayfaları aşkına…

Galata kulesi kara kara düşünürken Hezarfen Ahmet Çelebi çıkıvermiş bir gün tepesine ve galata kulesinden Üsküdar’a uçacağını anlatmış bu kudretli kuleye.Galata kulesi yalvaran sözcüklerle rica etmiş Hezarfen Ahmet Çelebiden,Kız kulesine yazdığı mektupları şiirleri ulaştırmasını.Galata kulesinin aşkının gücüne dayanamayan Hazerfan Ahmet bu istediği kabul etmiş.Almış mektupları koynuna ve bırakmış kendini koca kuleden boğaza doğru.Ama çılgın esen rüzgar ile bir oyana bir buyana savrulurken denize düşürmüş mektupları,Kız kulesi merakla izlerken bu çılgın adamı savurduğu kağıtları Galata kulesinin yolladığını hissetmiş ve martılarla şarkılar söyleyerek keyiflenmiş.

Olan biteni uzaklardan çaresiz izleyen Galata kulesi ise üzüntüden ne yapacağını şaşırmış.Ama görmüş ki dalgalar yardım ediyor aşkına ve mektuplarının tek tek bırakıyor Kız kulesinin kucağına…

Kız kulesi yalnızlıktan kurtulmanın,aşkına karşılık bulmanın sevinçi ile içine güneş gibi doğan bu haşmetli kulenin karşısında günden güne güzelleşiyor ışıl ışıl parlıyormuş.

Aşkının karşılıksız olmadığını gören Galata kulesi de yıllara rağmen daha bir kudretli daha bir sağlam süzüyormuş sevdiğini…

İşte bu aşk yüzünden ikisi de yıllardır güzellikleriyle büyülüyor insanlığı.

Aşk sadece insanlar arasında,insanlarda olabilen bir duygu değildir demek ki,önemli olan aşka aşık olmayı bilmek…

Ve Galata kulesinin Kız kulesine olan aşkı gibi sonsuzca ve tertemiz sahip çıkabilmek Aşka…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Geçen Haziran ayında İstanbul'a vapurla Kadıköy'den Eminönü'ne geçerken bir gözüm Kız Kulesine,bir gözüm Galata Kulesine takıldı ve inanır mısınız bende aynı şeyleri düşündüm.İkisi de birbirini her gün,her vakit seyreden ama kavuşamayan iki aşık gibi dedim.Hatta dedim bloglarda bende yazim ama benden önce davranılmış,ama bu yüzden çok mutluyum çünkü bu millet aşkın ne olduğunu çok iyi görüyor,yaşıyor ve yazıyor.Bu yazınız için tebrik ederim.Saygılarımla...

tacettin alper ay 
 18.07.2012 21:37
Cevap :
teşekkür ederim saygılar...  08.11.2012 12:20
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 207
Toplam yorum
: 496
Toplam mesaj
: 91
Ort. okunma sayısı
: 1402
Kayıt tarihi
: 11.11.06
 
 

86nın bir kış günü doğmuşum, belki de ondadır kışı çok sevişim .Hayatın gerçeklerini görüp nefret..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster