Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Eylül '11

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
1069
 

Galatasaray 10 kişiyle...

Galatasaray 10 kişiyle...
 

Johan Elmander...


 

Spor Toto Süper Lig'in 3.haftası başladı. Hafta içi oynanacak maçlar serisinde, Galatasaray Kardemir Demirçelik Karabükspor'a konuk oldu. Erdem'in muhteşem golü ve Melo'nun penaltısıyla iki takım da sahadan bir puanla ayrıldı.

Sarı kırmızılılar sahaya Muslera, Eboue-Ujfalusi-Gökhan-Hakan, Kazım-Selçuk-Melo-Riera, Sercan-Elmander'le birlikte 4-4-2 diziliminde çıktı. Samsunspor maçından sonra bu sistemin Galatasaray'a katkı sağlayacağını söylemiştik, Fatih Terim de bu anlayışla bir takım çıkardı sahaya. Ayrıca geçtiğimiz iki hafta vasat performans sergileyen Milan Baros'u yedek kulübesinde tutup geçen haftanın yıldızları Sercan ve Elmander'i çift forvet oynatma düşüncesiyle sahaya sürdü.

Öncelikle maç karşılıklı ataklarla başladı. Karabük atak yaptı, Galatasaray rakip kaleye gitti. İlk önemli atak Riera'nın ara pasıyla Elmander'in kaleciyle karşı karşıya kalıp yaptığı ve kornerle sonuçlanan vuruştu. Daha sonra Sercan benzer bir pozisyonda kalıp aşırtma denedi ve son derece beceriksizdi. Bence ikisi de kaçırılmayacak pozisyonlardı. "Orada bir Baros olsaydı?" sorusu aklımıza geldi belki de ama yine de iki futbolcunun da performansının kötü olmadığını düşünüyorum.

Henüz 13.dakika. Maçın kırılma anı olarak kabul ediyorum. Muslera kontrolsüz bir hareket yaptı ve kırmızı kart gördü. Bununla beraber Fatih Terim bir değişiklik yapmak zorunda kaldı, Riera'yı oyundan alıp Ufuk'u kaleye geçirdi. Bütün planlar altüst oldu tabii ki, 4-4-2 sistemi değişmek zorunda kaldı, 4-4-1 oynanmaya başlandı Sercan'ın sola geçmesiyle. Orada da Sercan etkili olamadı, kısacası Galatasaray istediği oyunu oynayamadı ve iyi bir sonuç alamadı.

Bununla beraber golden sonra ataklar bulmadı da değil. Çabaladı, uğraştı. Fakat bu uzun sürmedi. Özellikle ikinci yarıyla beraber resmen savunma oynayan bir takım gördüm sahada. Felipe Melo ve Selçuk İnan ofansif anlamda destek vermeleri gerekirken normal görüntüde, savunmaya yardımcı olmaya uğraşıyorlardı. Peki bu bir fayda getirdi mi? 

73.dakikada Erdem'in attığı gole bakalım. Önünde Felipe Melo var ve top gelirken top kendisine çarpmasın diye kendini yana atıyor. Kalede Ufuk zaten hamle yapamadı da o ayrı mesele. Ben bu hatayı başka bir pozisyonda da sezmiştim. İlk yarıda bir Karabük futbolcusu ceza sahası dışından sert vurdu, önünde Ujfalusi vardı, gövdesini yana çevirdi ve topun kaleye yönelmesine izin verdi. Futbolda böyle bir şey var mı? Futbolcu dediğin korkak oynamamalı, vücudunu siper etmeli. Fakat savunmadaki futbolcularda bu sorumluluk anlayışını kesinlikle göremedim.

Milan Baros oyuna girdi, penaltı kazandırdı takıma. Açıkçası bu beni o kadar aldatan bir şey değil. "Aaa bak Elmander-Sercan oyundayken bir şey yapamadılar da, Baros girdiği gibi penaltı kazandırdı" yorumunu yapmıyorum, yapamıyorum. Baros'u değerlendirmek için 10 dakika kesinlikle yeterli değil. Bununla beraber, Elmander'de en azından Baros'takinden daha fazla çalışkanlık gördüm, bu yönüyle takdir ettim. Ayrıca Sercan'la da iyi bir ikililer. Ben bu 4-4-2 sisteminin devam ettirilmesi ve Elmander-Sercan ikilisinin oynamaya devam etmesini takdir ediyorum. Tabii ki futbolcuların antrenman performanslarını da bilemeyiz.

10 kişiyle Karabük deplasmanında alınan bir puan o kadar da kötü bir sonuç değildir ama futbolda ciddi eksiklikler ve yanlışlıklar olduğu da kesin. Buna talihsizlikler de eklenince, hepten beter oldu. Umarım bir sonraki maçlara bu tür hatalar düzeltilir... 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 313
Toplam yorum
: 292
Toplam mesaj
: 59
Ort. okunma sayısı
: 1345
Kayıt tarihi
: 21.03.07
 
 

1996'nın ilkbaharının dünyaya getirdiği birçok çocuktan biriyim. Milliyet Blog'da yazmaya yaşım h..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster