Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Nisan '13

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
120
 

Galatasaray'a kupayı yakıştıramadık

Galatasaray'a kupayı yakıştıramadık
 

Entellektüelliğin yazılı olmayan şartlarından biri de, her olayı Avrupayla kıyaslayıp MADE IN TURKEY olanını hafife almaktır. "Ben İspanya Ligi'ni seyrediyorum, Türk futbolu mahalle ligi gibi" cümlesini duyduğum yüzlerce kompleksli adama, Türkiye Ligi'nin dünyanın en iyi 11. ligi olduğunu söylemem bile fayda etmiyor. Bu kopmleks sanki bir salgın gibi, önüne geleni yutuyor, büyüyor, çoğalıyor...

Galatasaray'ın bu sezon Avrupa kupalarında ki ilk maçından itibaren gözüm kulağım Galatasaray yönetiminde ve teknik heyetindeydi. Acaba birisi çıkar da "Niyetimiz şampiyonlar Ligi kupasını almak" der mi diye. Yoksa erken mi, bu turu geçince mi söylenecek diye düşünürken öyle bir açıklama geldi ki akıllara ziyan. "Bizim hedefimiz ilk 16 ya girmekti, şu an hedefimizin üzerinde bir yerdeyiz..."

Real Madrid maçına kadar bir umut ışığı aradım, hatalarının farkına varıp birileri hedefleri büyütebilecek mi diye. "Ağaca çıkmak istiyorsan yıldızlara erişmeyi hayal edeceksin" diyen Konfücyüs'ü acaba kim hatırlayacaktı?

İlk ışık Galatasaray Yönetim Kurulu Üyesi Emir Sarıgül'den geldi. "HEDEFİMİZ KUPA!" dedi. Ama bu ses çok cılızdı. Bu sözü yüksek sesle söylemesi gereken birinci ağızlar, Ünal Aysal ve Fatih Terim ortalıkta görünmüyordu. Kura çekiminde Real Madrid çıkınca aslan iyice inine çekilmeye karar vermişti. Herkes Real'i yere göğe sığdıramıyordu. Yenileceğimize o kadar inanmıştık ki, "Yenildik ama dünyanın en büyük, en güçlü takımına yenildik" cümlesini söylemek için maçın oynanıp bitmesini bile beklememiştik.

Belki işin beni en çok şaşırtan kısmı, Fatih Terim gibi bir adamın bile bu modaya ayak uydurmasıydı. Hayır benim tanıdığım Terim bu değildi sanki. O, hedefe ulaşmamış hiçbir başarıya başarı demezdi. Yoksa bunca zaman yanlış mı tanımıştık?

"Buraya kadar gelmek büyük başarıdır, Galatasaray'ı Avrupa'ya tanıttınız" diyen bir başkanın futbolcusu ben olsam, o sahaya çıktığımda turist gibi dolaşır dururdum. Santiago Bernabéu'da olanlar işte bundan ibaretti. "Yönetim ve teknik ekip nasılsa bizden yarı finali istemiyor, yenilsek bile sırtımızı sıvazlayacaklar" diyen bir 11 adam vardı sahada.

Fakat bizden başka kimse böyle düşünmüyordu. Real Madrid'e yenilen Galatasaray'ı hiçbir Avrupa Gazetesi övmüyordu. Aksine çok güçsüz, hatta çeyrek finale yakışmayan bir takım olduğumuzu yazıyorlardı. O çok sevdiğimiz ve övdüğümüz Mourinho ilk maçtan sonra bizimle dalga geçiyor, "Dersinizi iyi çalışın, bu sezon şampiyon olun seneye tekrar gelin" diye bizle dalga geçiyordu. Bu şimdiye kadar Avrupa kupalarında hiç görünmemiş bir olaydı. İlk maçı 5-0 bile alan takımın teknik direktörü turu çantada keklik görüp böylesine bir yorum yapmayı göze alamazdı.

Arena'da ki 3-2 lik galibiyet sonrası Terim kendi ağzıyla öyle bir şey itiraf ediyordu ki, bu itiraf benim burada yazdıklarımın minik bir özetiydi. Devre arasında, "Sizden bu turu değil, sadece bu maçı almanızı istiyorum" demişti. Sahadaki 11 aslan kafa kafaya verip, "Biz yanılmışız arkadaşlar, meğer Terim'in bizden bir beklentisi varmış. Hadi bu maçı alalım" demişlerdi. 15 dakikada Real Madrid'i darmadağın eden bir takım gördük. Eğer yönetimin ve Terim'in yüreği yetseydi Galatasaray hiç kuşkum yoktu ki şimdi yarı finaldeydi. Real Madrid'i eleyip yarı finale adını yazdıran bir takımla ondan sonra kim başa çıkabilirdi ki...

Abatıyor muyum? Hala inanın bana az bile söylüyorum. Bakın tarihinde ilk kez Şampiyonlar ligine katılan Malaga'ya. Dortmund'a elendikten sonra hakeme ve UEFA'ya ateş püskürüyorlar. Ofsayttan bir golle elenen Malaga, "Galatasaray'la birlikte büyüklere yem edildik" deyip yeri göğü ateşe veriyorlar. Tekrar söylüyorum, Malaga tarihinde ilk kez şampiyonlar liginde! Ve "Çok şükür buraya kadar gelebildik" demiyorlar. UEFA şampiyonu, süper kupa sahibi, Avrupa Ligi gediklisi Galatasaray çeyrek finale gelebildiği için çılgınlar gibi seviniyor. Türkiye'deki hakemleri topa tutan Sinyor Terim, neredeyse Avrupalı hakemlerin elinden öpüp, "Ne iyi ettiniz de bizi yarı finale çıkarıp beklentileri arttırmadınız" diye başına koyacak.

Kimse kendini kandırmasın, biz bu kompleksi üzerimizden atana kadar bu kupayı da Türkiye'ye getiremeyiz. 15 dakikada Real Madrid'i hallaç pamuğu gibi atan bir Galatasaray'a Şampiyonlar Ligi Kupasını yakıştıramayan Ünal Aysal ve Fatih Terim kimseye itiraf edemeyecekleri bu gerçeği kendileri düşünüyor mudur merak ediyorum...

    

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 9
Toplam yorum
: 14
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 723
Kayıt tarihi
: 14.09.10
 
 

Alper Kutay Erke Vikipedi, özgür ansiklopedi Alper Kutay Erke (d. 24 Nisan 1979, Konya), mizah, ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster