Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Mart '13

 
Kategori
Futbol
 

Galatasaray atamadı, Gençlerbirliği attı (Bedava penaltı da işe yaramadı!..)

Galatasaray atamadı, Gençlerbirliği attı (Bedava penaltı da işe yaramadı!..)
 

Yine cuma...

Cuma için “hayırlı” sıfatı kullanılır; ama bu, Galatasaray’ın bugüne gelen maçları için, tam da karşıtı oluyor. Alınan sonuçlar, futbol kamuoyunda böyle bir algı oluşturmaya başladı.

Gençlerbirliği maçı öncesi sorular da başlamış/tı:

Fatih Terim’in aklı nerede olacaktı?

Estirilen havaya uygun olarak, “hava raporu tahmini” misali bakarsak...

İstese de Spor Toto Süper Lig’de olamaz/dı. Bu, Lig’i önemsemediğinden değildi kuşkusuz. 12 Mart’ta oynanacak Schalke 04 maçı, “Rüya Takım” denen Galatasaray’ın, dolayısıyla Fatih Terim’in rüyalarına giriyor/dur da ondan!..

Nasıl girmesin ki?

UEFA Şampiyonlar Ligi’nde “yola devam” demekten daha önemlisi varsa söylensin!.. Almanya’dan “Avrupa’ya veda” çıkmasıyla, Gençlerbirliği maçından “3 puan” çıkmaması aynı şey mi?

Nasıl olsa Spor Toto Süper Lig’de “liderlik” sürüyor, geride daha 9 maç var. Ayrıca, Galatasaray’ın puan yitirdiği haftalarda, “asıl rakip” sayılan/lar da puan yitiriyor.

Gençlerbirliği’nden alınamayan “3 puan” görünüşte önemli olsa da, Almanya’dan “şen” dönülürse, bu, unutulur gider.

Şimdi, maç öncesi ve içindeki karmaşık duygular, “kafa karışıklığı”na yol açmasın da ne yapsın?

*****

Galatasaraylı futbolcuların aklı nerede/ydi?

Galatasaray, ilk yarıda öyle bir oyun tutturdu ki, buna bakılırsa futbolcuların aklı, bir an önce öne geçmek, farkı yakalamak, sonra da dinlenmek/ti!...

Çoğu yönleriyle olumlu, ama sonuç alınamadığı için olumsuz yönü ağır basan bir oyun... Baskı desen var, pozisyon desen var. Olmayan fauller kazanma desen var. Olmayan bir penaltı desen, o da var.  

Tek olmayan, Galatasaray’dan gelmeyen o gol...

Oysa Galatasaray, gol atacak fırsatları da yakaladı. İlk yarının en iyisi Eboue , sağdan geliştirdiği ataklar, yaptığı orta ve attığı şutlarla göz doldurdu. Ama ikinci yarıda savunduğu kanat, yolgeçen hanına döndü.

Gençlerbirliği, ilk yarıda sadece direndi durdu. Koskoca ilk yarıda Aykut’la bir pozisyon buldu, kafa vuruşunda top Muslera’da kaldı. O vuruş gol olsaydı, gol, olmayan ofsayttan geçerli sayılmayacaktı.

Gençlerbirliği, Galatasaray'ın sonuca gidemeyeceğini görmüş olmalı ki, ikinci yarıda dirildi. Özellikle sağdan geliştirilen ataklarla, ilk yarının en rahatı Muslera, zor durumlarda kalmaya başladı.

Galatasaray’da, oyuncu değişiklikleriyle Drogba, Umut ve Amrabat ikinci yarıda oyuna girdiler, ama “bilinçsiz” oyun sürdü gitti. Galatasaray’da gol atmak yerine ayağa gelen fırsatları harcama vardı. Fırsatları harcayanların başında da Burak geliyordu.

(Burak,topu bir türlü ağlarla buluşturamadı. Topları ağlardan çıkaracağına, auta çıkanları “top toplayıcı” gibi topladı, getirdi, aut atışı yerine koydu. Yetmedi, “uğur” getirsin diye bir de topu öpüyor.)

Bir umut oyuna giren Drogba da etkili olmadı. Ama maçın sonlarına doğru da, olmayan bir penaltıyı kazandıran oldu.  Sonra da, beraberlik golü beklenirken  topu tribüne gönderdi. Böylece Özgür Yankaya’nın verdiği olmayan penaltı, gol olmadı. Gelecek bir puan da uçup gitti!

*****

Fatih Terim, Schalke 04 maçını düşünerek, Gençlerbirliği karşısında  “ideal onbir”le çıkmadı diye düşünülebilir. Çünkü Drogba, ilk onbirde yoktu. Ara transferin yıldızlarından Sneijder vardı, ama o da, bekleneni vermekten uzaktı.

Fatih Terim’in doğru iş yapıp yapmadığı, 12 Mart’ta belli olacak. Almanya’dan çıkacak “Yola devam”, “Avrupa'ya veda”, ya “alkış” alacak ya da “sorgulama” başlatacak...

Giden/ gelmeyen “3 puan”, Fenerbahçe ile Beşiktaş’ın alacağı sonuçlara göre ya “anlam” kazanacak ya da “anlamsız” olacak!...

Görülüyor ki, iyi/ baskılı oynayan değil, gol atan/ fazlasını atan kazanıyor.

Galatasaray, geçen hafta Eskişehir’de oynamadı, ama 1 puan kazandı. Dün ise oynadı, olmayan/ icat edilen penaltıya karşın 1 puan bile kazanamadı.

Sonuçta, Galatasaray oynadı, atamadı; Gençlerbirliği attı, kazandı.

*****

Galatasaraylı futbolcularda bir telaş bir telaş, neydi o öyle?

Oysa baskılı oynayan, fırsat yakalayan onlar; ama ne yaptığını bilmeyenler de onlar. O bakımdan futbolcuların aklının sahada olmadığı, bir kafa karışıklığı olduğu bir gerçek!...

Futbol ağzıyla da söylersek, “şans”, onlardan yana değildi!

Öyleyse “gecenin şanssızı” kim/di?

Akla ilk, penaltı kaçıran, hırsını zeminden alan Drogba gelebilir. Ama Drogba, olmayan penaltıyı kaçırdı. O bakımdan “gecenin şanssızı” olamaz/dı!.

O zaman kim/di?

Direksever Hamit Altıntop!...

 

http://www.facebook.com/turgutcelik

https://twitter.com/#!/turgutcelik

turgutc@ttmail.com

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Hayatımda ilk kez GS penaltı kaçırdı diye sevindim, çünkü penaltı komikti.. Geçen hafta da tersi olduğu için FB liler üzülmeliydi. O penaltıysa GS nin yediği gol de fauldü. Selamlar Turgut Bey..

Bekir Gümüş 
 09.03.2013 23:20
Cevap :
Bekir Bey... Hoşgeldiniz. Dediğiniz gibi penaltı "komik"ti. Penaltı sözcüğünü başlığa taşımam da zaten bu yüzden. Penaltıya en çok şaşrıran da Drogba olmuştur. Bunu, düştükten sonra, topu oyunda tutma çabasından anlayabiliriz. Hangi takımın lehine/ aleyhine olursa olsun ağır penaltı kararlarının verilmesi doğru değil. Eboue, ilk yarıda iyi oynadı, ama "aldatma"yı kafasından atamayan bir futbolcu. Gol öncesi ayakta durmayı, topa müdahale etmeyi düşünse, gol olmazdı. Galatasaray'da kimi futbolcular gününde değildi diyelim. Her iyi/ baskılı oynayan kazanamıyor. Saygılar, selamlar.  10.03.2013 10:18
 

Kıymetli Turgut ÇELİK :Hocam İlahi adalet buna denir.Bedava kazanılan hiç bir şey yarar getirmemiş,aksine sağlığa mutluluğa zarar vermiştir.Dikkat ettim kral gibi açıklamalar, göz,kaş oynatmalar,alay edici tavırlar yoksundu.Dün gece sanki tüm bülbüller dut yemişti.Dünkü hüzün yüce dağları sarmıştı,Selam ve saygılar sunuyorum.Sağlık ve mutluluk diliyorum

Mehmet Burakgazi 
 09.03.2013 9:28
Cevap :
Mehmet Bey... Galatasaray, oynadığı oyunun hakkını beceriksizlik yüzünden alamadı. Ama o penaltı gol olsaydı, bu kez Gençler'e yazık olacaktı. Hakemi anlamak zor. Drogba, yere düşmesine karşın topa sahip olmak için çaba gösteriyordu. Bunu gören hakem, kararından vazgeçmeliydi. Takımlarda inişler çıkışlar olacaktır. Az önce biten Trabzonspor-Beşiktaş maçına bakılırsa, Beşiktaş'ın lideri yakalamak gibi bir çabası yoktu. Saygılar, selamlar  09.03.2013 21:33
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 2459
Toplam yorum
: 2830
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 2224
Kayıt tarihi
: 10.11.08
 
 

İspir, hem doğum yerim, hem memleketim. Emekli Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeniyim. Dil ve Tarih-..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster