Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Ağustos '09

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
686
 

Galatasaray ezber bozuyor

Galatasaray ezber bozuyor
 

Elano enfes bir gole imza attı.


Bu yıl hem transfere hem de sezona parlak bir giriş yapan Galatasaray’ın Kayserispor önünde ivmesini koruyup koruyamayacağını merak edenler, maç öncesi çoğunluğu oluşturuyordu. Gerek hazırlık gerekse de resmi maçlarda “gol makinesi” tanımlamasını hak eden performanslarına şahit olduğumuz Rijkaard’ın öğrencileri uzun zamandır defansif oyunuyla eleştirilen Kayserispor’u da sindirmeyi başarabilecekler miydi? Yoksa Kayserispor’un direnci kontrataklarla beslenerek Galatasaray’ın başına çorap mı örecekti? Açıkçası Ali Sami Yen Stadında oynanan karşılaşmanın başlama düdüğü bize aradığımız cevapları getirmedi. Kayserispor da tıpkı Fenerbahçe önündeki Sivasspor gibi pivot santforlu kontratak planına meyletmiş, kısacası taktik tahtasında imkansızı denemişti. Yeni transfer Ariza Makukula’nın duran toptan kazandırdığı gol bu gerçeği değiştirmez. Tolunay Kafkas’ın Galatasaray karşısına sürdüğü takımı strateji açıdan yanlışlarla donattığı gayet açık. Kayserispor ne zamanki rakibiyle kora kor oynamaya başladı (ki bu periyot ikinci yarının başlarına tekabül ediyor) işte o zaman Makukula’nın sahadaki varlığı anlam kazandı. Tabi kora kor oyunda yeni Galatasaray’ı yenmenin zorluğunu bir kenara bırakırsak…

Maça Fenerbahçe’nin klasiği 4-4-1-1 sisteminde ileri uçta Makukula, hemen gerisinde Troisi hücum yapılanmasıyla başlayan Kayserispor’da sağ kulvardaki Cangele ile sol açık mevkiindeki Gökhan Emreciksin’in hücuma destek vermesi planlanmıştı ama bu plan kâğıt üzerinde kaldı. Buna karşılık Galatasaray’ın sahada yoktan pozisyon var edebilme kapasitesine sahip o kadar çok futbolcusu vardı ki, oyunun Kayserispor yarı sahasında geçeceği ilk beş dakika içinde kesinlik kazandı. Sarı-kırmızılı takımın ilk yarıda bulduğu iki golden ilkinde Baros’un kaleciye faulü, ikincisinde ise Makukula – Souleymanou anlaşmazlığı tartışılabilir ancak bu gollerin maçın kaderine etki ettiği iddia edilemez. Çünkü maç geneline baktığımızda mor formalıların rakibini “3 avans 4’te biter” rahatlığında ve zorlanmadan yendiğini görüyoruz. Üstelik bahsettiğimiz rakip “defans güvenliği” nitelemesinin geçtiği her yerde ismi liste başı yapılan Kayserispor. 4-3-3 sistemine uygun hoca seçimi ve transferleriyle kısa sürede tüm doğruları bir potada eritmeyi başaran Galatasaray, ritmini şu veya bu sebepten kaybetmeyecek olursa bu sezon şampiyonluğun en güçlü adayı olur. Oyunu sürekli olarak forse etmeyi ve hücum yönünde oynamayı prensip edinen sarı-kırmızılı takım bu amaca uygun biçimde sürekli olarak rakip yarı sahada baskı uyguluyor. Bu noktada sarı-kırmızılı takımın yumuşak karnı olan savunması iyiden iyiye ortaya çıkıyor ama sezon başından bu yana izlediğimiz Galatasaray’a cezayı kesebilmek için de çok parlak kontratak performansları gerekiyor. Sarı-kırmzılı takımın hem Avrupa’da hem de ligde karşılaştığı ekipler arasında henüz böylesine bir performans sergileyebilen bir takım göremedik. 3 haftada 11 gol atıp sayısız gol pozisyonu yaratan böylesi bir takımı defans yaparak durdurmayı planlayan ligimiz çalıştırıcılarına da şimdiden “Allah kolaylık versin” demek lazım.

Unutmadan bir meselenin daha altını çizelim; Elano’yu, Keita’yı, Baros’u izledikten sonra insan bir şeyi çok daha iyi anlıyor: Pahalı transferden zarar edilmiyor, zarar hanesine hep ucuz ve kaliteli(!) transferler yazılıyor. Bazı “çok bilen” başkanlara selam olsun!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 235
Toplam yorum
: 233
Toplam mesaj
: 44
Ort. okunma sayısı
: 710
Kayıt tarihi
: 21.06.06
 
 

Yazar 1976 yılında İstanbul'da doğdu. Tüm eğitim ve öğretim hayatını burada tamamlayarak, 1999 yı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster