Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Ağustos '12

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
4912
 

Galatasaray Fenerbahçe maçını kim kazanır?

Galatasaray Fenerbahçe maçını kim kazanır?
 

12 Ağustos 2012 Pazar günü, iki ezeli rakip Süper Kupa finalinde karşı karşıya geliyor. Birisi kupa, diğeri lig şampiyonu. İkisi birlikte transferin şampiyonu. Geçen sezon sonunda şampiyonun belirleneceği final karşılaşmasında dahi bu kadar büyük heyecan yaşanmamıştı. Her iki tarafta da beklentiler büyük. Maç öncesi basın açıklamalarında iki hoca da dostluk, barış, futbol ortamının iyileşmesi türünden açıklamalar yaptılar. Bu açıklamalar klasik, her derbi öncesi duymaya alışkın olduğumuz beylik açıklamalardı. Basın mensupları ve televizyonda bu toplantı görüntülerini dikkatle izleyen herkes, her iki hocanın da gözlerinde bu maçı ne kadar istediklerini görebiliyor. Böylesi finallerde Fair play falan lafta kalır! Maç çok sert ve kıran kırana geçecektir. Temenni etmesek de kavga dövüş olur, kartlar havada uçar. Hele de Cüneyt Çakır hakemse! Hocalar dostluk falan değil, maçı kazanmayı istiyorlar. Bu maç iki sebeple sıradan bir maç değil.

Öncelikle, her iki hocada gerek transfer, gerekse de sezon öncesi hazırlıklarını ne kadar başarıyla yürüttüklerini kanıtlamak istiyor. Her iki takım da önemli hazırlık karşılaşmaları oynadılar, ancak her iki sinin de tam anlamıyla hazır olmadıkları görüldü. Hani bazı maçlar vardır, herkes susar sahada futbolcular son sözü söyler. İşte bu maç öyle değil. Bu maç tam anlamıyla hocaların maçı.

Diğer sebep ise bu maçı ve kupayı kazanacak takımın taraftarları nezdinde kredi kazanacak olması. Her iki takım da oturmuş gibi gözükse de aslında sistemlerinde sıkıntılar var. Geçen sezon at başı büyük bir mücadele sergileyerek, ekstra motivasyonlar ile oynadılar. Bu sezon yeni transferler ile takımların kimyaları değişti. Kadroları büyük ölçüde aynı kalsa da takımların kimyaları değişti. Bu her iki hocanın da takımları oturana dek bir krediye ihtiyaç duymalarına neden oluyor. İşte bu maç o krediyi almaları için çok önemli.

Kadrolar yavaş yavaş belli oluyor. İlk 11'ler ise ancak yarın öğle saatlerine doğru belirlenecek. Ancak her iki takımın da kadrolarında eksiklikler var. Fenerbahçe' de Gökhan Gönül, Galatasaray' da Burak Yılmaz, Melo ve Ujfalusi yoklar.

Fenerbahçe büyük ihtimalle sahaya Volkan- Orhan- Bekir- Egemen- Hasan Ali- Cristian- Mehmet Topal- Krasic- Stoch (Caner)- Alex- Kuyt şeklinde 4-4-1-1 ile çıkacak.  (Caner, Sow, Selçuk ve Topuzun maça yedek başlayacağını tahmin ediyorum). 

Galatasaray' ın ise maça Muslerea- Eboue- Dany- Semih- Hakan Balta- Selçuk İnan- Hamit- Amrabat- Engin Baytar (Emre)- Elmander- Umut Bulut (Necati) 11'i ve 4-4-2 ile çıkmasını bekliyorum. 

Fatih Terim, maça Umut Bulut ve Elmander ile başlar ise, Fenerbahçe savunması zor anlar yaşayacaktır, zira bu ikili müthiş pres gücü olan, ayakta top saklayabilen, sırtı dönük oynayabilen ve hava topu hakimiyeti mükemmel bir ikili. Tek sorun aralarındaki uyum olabilir. Bu ikili oynar ise Fenerbahçe' nin defanstan top çıkarması Emre' nin de yokluğunda çok zor olacaktır. Fatih Terim, güçlü ve savaşçı bir orta sahayı da bu ikiliye yakın tutarak, Fenerbahçe' yi özellikle ilk 30 dakika presle sindirmeyi deneyecektir. Erken bir gol bulmaktan çok dengeli ve rakibin oyun kurmasını engellemeye dönük bir savunma taktiği izleyecektir. Hücumda ise, Hamit ve Amrabat' ın sürpriz koşular yapmasını ve Fenerbahçe beklerini oyundan düşürmesini hedefleyecektir. Elmander ve Umut' un sırtı dönük top tutma becerileri, özellikle bu iki kanat oyuncusunu oyunun içinde tutacak ve Galatasaray' ın tehlikeli akınları hep kanatlardan gelecektir. 

Aykut Kocaman, klasik oyun anlayışı olan topa hükmetmeye çalışacaktır. Ancak Galatasaray' ın yoğun presini hesaba katan hocanın, oyuna daha dengeli ve defansif başlayıp, Alex, Krasic, Stoch (Caner) ve Mehmet Topal ile kontra ve hızlı pozisyon arayışları olacaktır. Eğer Aykut Hoca, hücumlarında oyunu orta sahadan kanatlara hızlı taşıyabilirse, beklenen o müthiş presi kırabilir. Aksi halde, orta sahada son derece baskın bir Galatasaray izlemek durumunda kalacaktır. Alex' in fiziksel zafiyetlerini de hesaba katan hocanın, Mehmet Topuzu ve Selçuk' u takım direncini artırmak adına ikinci yarında kullanabileceğini düşünüyorum. Fenerbahçe pres karşısında, geriye yaslanma, gereksiz pas yapma ve geriye oynama hastalığı nüksetmeden ilk 30 dakikayı geçirebilirse, maça ve oyuna ortak olabilir. Aslında hocanın yapması gereken Galatasaray' ı şaşırtmaktır. Sahaya Alex yerine diri bir Mehmet Topuz ile başlasa, Fatih Terim' in tüm taktik planları sekteye uğrayabilir. Ancak buna cesaret edebileceğini tahmin etmiyorum. Mehmet Topal' ın mutlaka Selçuk İnan' ı oyundan düşürmesi gerekiyor. Bu da diğer bir kilit hamle.

Galatasaray kağıt üzerinde ağır basıyor. Fenerbahçe' ye göre daha savaşçı oyunculardan kurulu bir takım. Fatih Terim Aykut Kocaman ile karşılaştırılmayacak kadar iyi bir motivatör. Bu tür maçlarda takımını iyi motive ediyor. Ayrıca daha deneyimli. 

Galatasaray' ın maçı kazanmasının üç koşulu var:

1- Selçuk' un takımını saha içinde iyi yönetmesi ve Melo' nun yokluğunda adeta 2 kişilik oynaması.

2- Hamit ve Amrabat' ın saha içinde forvet hattı ile iyi bir uyum sağlaması.

3- Forvetlerin özellikle ilk 30 dakikada yakaladıkları net pozisyonları değerlendirmesi.

Fenerbahçe' nin maçı kazanmasının dört koşulu var:

1- Takımın prese presle cevap vermesi ve geriye yaslanma, yan ve geri pas yapmadan, topa hükmetme sevdasına kapılmadan hızlı kontra ataklar ile direkt pozisyon arayışı içinde olması

2- Bekir ve Egemen' in panik ve hata yapmadan topu oyuna geriden başarılı bir şekilde sokmaları, topu ileri doğru şişirmemeleri.

3- Maça Stoch- Krasic ikilisi ile başlamak ve gereksiz yan ve geri paslar yapmadan topu sürekli kanatlara taşımak (Cristian' ın kulağı çekilmeli).

4- Forvette Kuyt' ı pres nedeniyle sıklıkla ileri doğru çıkacağını tahmin ettiğim Semih- Dany ikilisinin arkasına kaçırmak.

Maçın 90 dakika sonunda berabere bitebileceğini ve uzatmalara gideceğini tahmin ediyorum. Maç her ne kadar dostluk havasında geçse de sahada kıran kırana bir mücadele olacağı kesin. Maçı daha çok isteyen ve bastıran muhtemelen Galatasaray olacaktır, ancak takım kimyasının önemli isimleri Ujfalusi ve Melo' nun olmaması bence büyük handikap. Fenerbahçe' de Gökhan eski Gökhan değil. Bence yokluğu handikap olmaz. Fenerbahçe sahada artık ezberlenen klasik Kocaman anlayışı gereği daha temkinli ve kontrollü taraf olacaktır. Krasic ve Stoch' un kanat performansları ile Bekir- Egemen ikilisinin rakip forvetler ile mücadele düzeyleri Fenerbahçe açısından maçın kaderini belirleyecektir. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 547
Toplam yorum
: 204
Toplam mesaj
: 13
Ort. okunma sayısı
: 587
Kayıt tarihi
: 10.05.07
 
 

İlgi alanları ekonomi, para politikası, siyaset, edebiyat, futbol, Türk ve Ortadoğu Tarihi, AB ve..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster