Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Mart '08

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
335
 

Galatasaray gayri ciddi

Galatasaray gayri ciddi
 

Fortis Türkiye Kupası Yarı Final ilk maçında Galatasaray bekleneni veremedi ve 1-0 mağlup oldu.


Fortis Türkiye Kupası Yarı Final eşleşmesinde Gençlerbirliği deplasmanına çıkan Galatasaray, 14 kez müzesine götürmeyi başardığı Türkiye Kupası’nın on beşincisine de talip olduğunu çeyrek finalde Fenerbahçe’yi eleyerek göstermişti. İlginçtir, sarı-kırmızılılar yarı finalin ilk maçında bu kez “gazozuna maç” ciddiyetinde bir ilk yarı oynadılar. İlk 45 dakikada böylesine tatsız tuzsuz bir futbolun sahaya yansımasında neler etkendi? Bu sorunun ilk cevabı şüphesiz ki, Ankara 19 Mayıs Stadı zemininin kalitesi. Kalite dediğime aldırmayın, hani biraz egzajere söylemle “ay yüzeyi” olarak da nitelendirebiliriz. Sezon başından bu maçın oynandığı tarihe kadar tam 54 karşılaşmaya ev sahipliği yapan saha, artık futboldan çok motokros yarışlarına müsait bir hal almış. Zaman zaman televizyondan takip ettiğim Kuzey Kıbrıs futbolunda geçenlerde bir İkinci Lig mücadelesi izledim. İkinci lig lideri Binatlı’nın deplasmanda Düzkaya ile oynadığı zemin, inanın 19 Mayıs Stadı zemininden kötü değildi. Bir yanda dünya futbolunda maalesef kendine ciddi ölçekte bir yer bulamamış Kıbrıs futbolundan bir ikinci lig temsilcisi, diğer yanda dünya üçünlüğü gibi bir apoleti omuzlarına takmış, bünyesinden 1 UEFA Kupası, 1 Süper Kupa şampiyonu çıkarmış bu sezon da Fenerbahçe’nin Şampiyonlar Ligindeki başarısıyla onurlanan Türk futbolu. Daha önce de yazdığımı hatırlıyorum, ligimizdeki bu kötü zeminler hem futbolun seyir zevkini yok ediyor hem de ciddi sakatlıklara davetiye çıkarıyor.

Maça dönecek olursak, maçta arzu edilen kalitenin yakalanamamasındaki bir başka sebep de takımların taktik dizilişleriydi. Nasıl olsa ikinci maç var düşüncesi içinde Galatasaray; farklı bir 11, farklı bir formasyon ve gayriciddi bir anlayışla sahaya çıktı. Sıklıkla izlemeye alıştığımız tek ön liberolu taktik terk edilmiş ve tipik 4-4-2 ye dönülmüştü. Karl-Heinz Feldkamp’ın devam eden rahatsızlığı sebebiyle bu maçta da takımı sahaya Ahmet Akcan sürdü. Kalede Aykut’u görevlendiren Akcan, defans bloğunu Hakan Balta, Servet, Emre ve Sabri’den kurdu. Orta sahanın ortasında Mehmet Güven ve Ayhan’ı birlikte oynarlarken, sağ kanatta Barış solda Arda ileri ikilide ise Nonda ve Serkan Çalık forma şansı buldular. Buna karşılık Mesut Bakkal, takımını ligdeki ideal kadrosuna yakın bir 11 ile oynattı. Kalede Peric, defansta Erhan, Tuna, El Saka, Hakan çift ön libero Engin ve Kerem önlerindeki üçlüde Burhan, Kahe ve Mehmet Çakır, tek santrfor Isaac ile 4-2-3-1 taktiğini benimseyen kımızı-siyahlılar, mücadeleci futbol karakterlerini sahaya yansıtarak Galatasaray’a oyun kurma şansı tanımadılar. Sarı-kırmızılılarda Arda playmaker eksikliğini kapatmak için zaman zaman ortaya doğru kaydı. Bu da özellikle Galatasaray sol kanadında Hakan Balta’nın yalnız kalmasına yol açtı. Esasen maç sonu istatistikleri karşılaşmaya ilişkin çarpıcı veriler sunuyor. Sarı-kırmızılılar Gençlerbirliği önünde tam 77 top kaybı yaptılar. Orta istatistikleri de Galatasaray’ın 4-4-2 oynayıp kanatlarda ikişer futbolcu kullanmasına rağmen bu bölgeleri savunmadığını ortaya koyuyor. Gençlerbirliği’nin orta sayısı 45, Galatasaray’ın 18. Diyeceksiniz ki, böyle bir maç nasıl 1-0 bitti. Onun da iki sebebi var. Birincisi Galatasaray’ın formda kalecisi Aykut, bir diğeri Gençlerbirliği bu ortaları yaptığı sırada ceza asahasındaki ismin Isaac olması. Yeterince açık değil mi?

Gençlerbirliği adına Burhan’ın 72.dakikada kaydettiği gol maçın tek golü oldu. Bu da Ankara ekibinin rövanşa az da olsa bir avantaj taşıyacağı anlamına geliyor. Yarı final maçlarının ikinci ayağı şampiyonluk mücadelesinin iyiden iyiye kızışmaya başlayacağı bir dönemde oynanacak. Şampiyonluk yarışının iddialı adaylarından Galatasaray, böyle bir atmosferde iki farklı kazanmak için rakibini Ali Sami Yen’de ağırlayacak. Olası motivasyon sorunları her iki takım adına beklenmeyen sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle Galatasaray kupayı ne kadar istediğini ikinci maçta göstermek zorunda kalacak.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

finale kaldığın bir kupa. 20 değil 120 yıl almasan ne olur? Yalnız gs taraftarının üzücü halleri çok düşündürücü. Demekki geleceklerini iyi görmüyorlar.

Selim Bayraktar 
 19.03.2008 23:55
Cevap :
Adı "Türkiye Kupası" olan bir organizasyonu kazanmak benim düşünceme göre onur duyulması gereken bir başarıdır. Türkiye Kupası'nın şu anki statüsü de UEFA Kupası kaynaklıdır.  20.03.2008 14:09
 

taraf olmak ayrı istanbullu olmak ayrı futbolu sevmek çok ayrı işler.. neden istanbul dışındaki takımları hafife alıyorsunuz anlamıyorum. istanbuldan ibaretmidir dünya yada türkiye.???

İsomel 
 19.03.2008 23:44
Cevap :
Konu futbol olduğunda maalesef, herşey İstanbul'dan ibaret! Başkent Ankara'nın ligde 4 takımı var. Ama 19 Mayıs Stadıyla Yenikent ASAŞ Stadını toplasanız bir tane düzgün Stadyum etmiyor. Bu mudur başkente yakışan? Ve bunda ne suçu vardır İstanbul'un ve İstanbulluların?  20.03.2008 14:05
 

İkili maçlarda en korktuğum skor 1-0'dır. Yenilen takım için avantaj görülse de yiyeceği bir gol dengeleri alt-üst eder. Galatasaray gün ve gün eriyor. Bunu dışardan bakan herkes anlar. Buna karşın yönetici olan kişilerin ise olayı sadece koltuklarından seyretmeleri ilginçtir. Bir takımın teknik trektörü hastalık nedeniyle maçlara gelmiyor. Yardımcı ise sadece seyrediyor. *Ben de çok güzel maç seyrederim. Saha kenarındaki adamda seyrediyor. Benimle onun arasında bir fark olması gerekir. En azından bu bozuk sahada kısa ve yerden pas etkinliğini yaptırabilirdi. Maçın bu şekilde bitmesini sağlayan oyuncu Servet'tir. Tek başına hava toplarını topladı. Sabri de tez konusu olabilir. İlk çıkış yaptığı maçlarla son maçları karşılaştırılmalı. Türk futbolcusu körelirken yabancı futbolcuların yaşlandıkça değerlenmeleri tartışılmalıdır. Saygılar.

Eşit Ağırlık 
 19.03.2008 23:28
Cevap :
Güzl tespitleriniz ve yorumunuz için teşekkür ederim Harun Bey.  20.03.2008 14:01
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 235
Toplam yorum
: 233
Toplam mesaj
: 44
Ort. okunma sayısı
: 708
Kayıt tarihi
: 21.06.06
 
 

Yazar 1976 yılında İstanbul'da doğdu. Tüm eğitim ve öğretim hayatını burada tamamlayarak, 1999 yı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster