Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Eylül '21

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
25
 

Galatasaray'ın Çıkmazı

Galatasaray,  Süper Lig 7. Haftası itibariyle büyük bir çıkmazda ve uzun bir süre de bu çıkmazdan kurtulamayacağı kanaatindeyim.

Mazereti zaten Süper Lig başlamadan sundular GS Camiasına ve taraftarlarına..

Neymiş efendim; Galatasaray’a 3 yıl süre verirseniz harika ve başarılı bir takım olurmuş.

Futbol oynadığım yıllarda ve tarafları olduğum Galatasaray tarihinde böyle bir hedef göstereni duymadım, görmedim. Bence tek kelimeyle çaresizliğin geldiği nokta diyorum. Hadi üç beş hafta diyeni duyduk da..

O zaman bana Galatasaray’ın tüm imkânlarını versinler, Adıyamanspor’u 3 yılda aranılan bir seviyeye getireyim..

O zaman kim inanır bana?

Ben de inanmadım, Galatasaray’ın hocasından gelen bu yoruma.

Süper Lig devam ediyor, Galatasaray’ın gençlerinin olgunlaşıp, deneyimler kazanarak, pişip yoğrularak takımı getireceği yerle ilgilenmiyorum. Ben bu güne bakarım.

Benim bildiğim kadarıyla gençleştirme atakları belli bir plana göre olabilir. Ama bu planın içerisinde takımın iskeletini bozmadan, deneyimli futbolcu ve ağabeyleri de takımdan dışlamadan karma bir takım kurulur.. Aynı sezon 15 genci bir sahaya sığdırarak başarı elde edeni ne gördüm, ne de duydum.

Rahmetli Cavcav, dışarıdan gençleri takıma kazandırır, eğitir, oynatır, başarılarını sergiledikten ve takıma hizmetlerinden sonra da satar, klüp de kazanır, taraftar da alkışlardı. Ama bu gençlerin yanında bir iskelet takım ve ağabeyler hep vardı..

Bu gün Galatasaray’da iki ağabey var; Muslera ve arkadaşını sahada döven zat..

Muslera, bana göre artık değil ağabey, geçmişindeki başarılarını da unutturtacak konuma doğru gidiyor. Atılan her şutta taraftar gözlerini yumuyor. Toplara çıkışları yanlış, zamanlaması hatalı, refleksleri bitik, moral motivasyon desen yerlerde..Bu haliyle rakip kalecilere moral vermezi, hay Allahımmm!

Şu an takımın en güvenilmezi Muslera desem, üzülerek de olsa kimseler yadırgamaz beni..

Diğer ağabeyi konuşmaya bile gerek yok, Futbolun Dünya tarihine yazıldı, arkadaşını sahada döverek..Ben şahsen iyi ki o tribünde değildim, diyorum kendimce..İzleyen taraftarların da aynı duyguda oldukları kanaatindeyim..

Şimdi koskoca Galatasaray bu iki ağabeye monte edilen gençlerle bu ligde başarılı mı olacak?

Hiç zannetmiyorum! Keşke yanılsam da yine de mutlu olsam ama yok..

Fatih Hoca, Galatasaray’ın vazgeçilmezi..Tamam bunu anladık, anladık da tadında bırakmalı değil mi insan mesleğini. Bu günden sonra eski başarılarla hocamızı anıp, O’na duyulan hayranlığın sürmesini isterdim. Oysa görünen bir belirsizlik ve kaos..

Galatasaray ve taraftarları üç yıl bekleyecek, tabi bu arada Süper Lig’ den küme düşmeden devam edebilirse. Sonra da üç yıl dolmasına rağmen elde avuçta ne bir başarı ve de futbolcu kalmayacak, takım üç yıl rötar yapmış olacak. Taraftar kahrolacak, takım ekonomik durağanlaşarak az da olsa rahatlayacak. Tam da bu sırada GS Başkanlık seçimleri gelip çatacak ve sürprizzzzz!

Hocamız GS Başkanlığına aday olup, tek adaylı seçimi kazanacakkkk!

Sonraki beş yılda da ne mi olacak?

Bu gün yaşananların fotokopisi tekrarlanarak sürüp gidecek..

Bunlar benim öngörülerim ve kendi düşüncelerim.

Belki bir Galatasaray Taraftarı olarak ilk defa bu kadar kötümser ve üzgünüm. Ligin dibindeki Çaykur Rizespor bile inanın tesadüflerle yeniliyorlar. En azından bir oyun şablonları ve akışları var sahada. Koşarak oynuyorlar, ter döküp, mücadele ediyorlar..

Ya Galatasaray; Kendi sahasından vasat takımlarla oynarken bile pres gördüklerinde afallıyorlar. Topla hızlanan neredeyse oyucu yok. Nerede durdukları belli değil, nereye koşacaklarını bilemiyorlar. Topsuz futboldan bi haber ve neredeyse durarak enlemesine pas trafiğiyle akıllarınca yüzdelik kazanıyorlar. % 30 top taşıyan rakibine farklı yeniliyorsan söze de gerek yok.

Bir çift lafım da Ligin tepesindekilere..

Son günlerde sakatlıklara bir bakın, sahada tel tel dökülüyorlar. Sanki bunlar futbolcu değil de bütün gün bir manavda oturan çalışan gibiler. Acaba neden bu kadar fazla sayıda sakatlıklar yaşanıyor? Antrenman, çalışmalar taktikler, beslenme ve sağlık kontrolleri bunlarla yakından haberdar olan var mı? Var ise neden bu kadar dökülüyorlar?

Bu gece Ajax ile Beşiktaş’ın maçı var. Umarım bu değindiğim konu ile alakalı takımımız hezimete uğramaz, şerefli bir yenilgi veya sürpriz bir beraberlik alır da teselli oluruz..Ama çok zor!

Neyimiz doğru ki demek kolaycılık olsa da ben akılcı ve belli bir plan ve programla başarı gelir, diyenlerdenim. Takımı gençleştirmek demek, her önüne gelenden 3, 4 gol yemek değil ki!

Geçen yıl onca yanlış transfer ve olumsuzluklara rağmen bir şanssızlık averajıyla 2. Sırda olan Galatasaray, bu sezon sondan 10. Olabilirse sevinirim..

Ve o kadroyu neden dağıttılar onu da anlayamadım.

Şu an Galatasaray’ın golcüsü yok!

Kalecisi yok!

Defansı yok’

Geleceği yok!

Üzgünüm, ama gerçek bu.

ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 84
Toplam yorum
: 1314
Toplam mesaj
: 257
Ort. okunma sayısı
: 2283
Kayıt tarihi
: 22.11.07
 
 

Yaşamı çözebildiğimce,  dersler çıkarabilme aşamasında yorgun ama umut dolu eğitimciyim.. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster