Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Mart '09

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
1751
 

Galatasaray'ın taraftarı yok!

Galatasaray'ın taraftarı yok!
 

Galatasaray taraftarı takımını ateşlemeyi öğrenmelidir.


Galatasaray'ın en büyük sorunu: SEYİRCİSİDİR, taraftar desteğinden yoksun olmasıdır.

Galatasaray'ın taraftarı yok. Her hafta A. Sami Yen stadına gelenler; Galatasaray'ı büyük bir aşkla seven, bazıları belki de ölümüne seven 'seyirci' grubudur. Mabet sayılan A. Sami Yen’de binlercesi bir araya gelir ama Galatasaray’ın oynadığı futbola katkıları, kaşıkla kayığı itmekten öteye geçmez. Golden sonra, golü atan futbolcunun adını hoparlörden aldıkları komut sonrası tekrar etmek, futbolcuya verdikleri en büyük teşvik olarak kalmaktadır. Böyle bir iddiada bulunmak için aslında çok iyi bir gözlemci olmaya gerek yok. Maça gitmemiş olanlar varsa gidip bir görsünler, hali hazırda gitmiş olanlar ise gözlerinde canlandırıp tekrar bir düşünsünler.

Olay şöyle tezahür etmektedir: Genellikle maç başlamadan saatler önce tezahürat başlar. Ortada daha takımlar yoktur, hatta stada dahi gelmemişlerdir. Tezahürat ve hissiyat bazen öyle yüce bir hale gelir ki, ayağa kalkmayan fenerli olur. Bu sırada maç mı? Takımlar henüz sahaya gelmemiştir..

Bu durum çeşitli fasılalarla devam eder. Eğer bu sırada rakip takım seyircileri kendilerine ayrılan küçücük yerde biraz kümelenmeye başlamışlarsa ve de ufak bir slogan attılarsa dakikalarca ve hırsla onlara cevap verilir. Tabii arada bir fenere dokundurmadan da geçilmez. Kim bilir, bu şekilde belki de futbol dışı hırslarını yenmişlerdir ama bu şekilde davranmanın orada bulunmakla ne gibi bir ilgisi vardır, bu da bilim adamlarının işi olsa gerek. Seyirci bu arada ne durumdadır? Birçoğu artık performanslarının çoğunu kaybetmiş, bazılarının sesi kısılmıştır. Bu sırada maç mı? Takımlar henüz sahaya gelmemiştir..

Peki, televizyonlardan da hepimizin görebileceği gibi maç başlayınca neler oluyor? Stada gelen seyirci son günlerin popüler şarkılarından bir tanesini takımına slogan olarak uydurmuş, sürekli aynı şarkıyı söyleyip duruyor. Maç başlıyor şarkı türkü, maç bitiyor şarkı türkü. Galatasaray önde şarkı türkü, geride şarkı türkü, gol atıyor şarkı türkü, gol yiyor şarkı türkü. Oysa futbol oynamış olanlar bilir; futbolcu topu ayağına alıp ilerlemeye başladığında tribünlerdeki sesin değişmesi, yoğunlaşması ve farklılık göstermesiyle, seyircinin 'hadi' anlamına gelen bağırışlarıyla ve bu anlamda kopan uğultuyla enerjisi adeta katlanır, ayağı yerden kesilir. Bunun aksine sürekli ve şiddetli ıslıkladığında ise ayakları dolaşır. Onun içindir ki Kadıköy Galatasaray’a hep sıkıntı olmuştur. Fener seyircisi normal lig maçlarında pek bunu yapmadığı içindir ki bazı takımlar gelir ve feneri yener gider.

Galatasaraylı tabii ki tribünlerde şarkılar söyler ancak top rakipteyken de, kendi takımındayken de, yenilirken de, yenerken de hep aynı tempoyla, hep aynı monotonlukla hep aynı nakaratı söylemez. Top rakipteyken ıslıklayarak bunaltır, top kendi takımına geçtiğinde stattaki uğultudan kulaklar sağır olur.

Pekiii.. Seyirci ne zaman şarkı söyleyebilir? Takımı 3-4 farklı öne geçmiştir veya maç bitmek üzeredir ve artık maç kazanılmak üzeredir söyler. Motivasyon gerektiği anlarda Gençlik marşı gibi motivasyon marşıdır söylenir (Liverpool'un 'You'll never walk alone' veya 're re re ra ra ra' gibi). Ben Galatasaray'ın maçını TV'den seyrederken bile söylenen şarkıdan bıkıp TV'nin sesini kısıyorum, artık sıkıntı yarattı.

Birileri, Sayın Adnan Polat veya ilgili yöneticilerle konuşmalı, amigoların çağrılıp toplantılar yapılmasına önayak olmalıdır. Artık camianın akıllanma zamanı gelmiştir. Geç kalınmadan! Bu takımın yöneticisi, amigoları, sevenleri bunu nasıl görmezler?!

Yazarın son notu: İstisnalar kaideyi bozmaz..

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 293
Toplam yorum
: 469
Toplam mesaj
: 44
Ort. okunma sayısı
: 1057
Kayıt tarihi
: 07.11.08
 
 

Sporun bir kavgadan çok; ahlak, mücadele, eğitim, zeka ve dürüstlük olduğuna inanıyorum. Doğaya, ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster