Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Eylül '19

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
47
 

Galatasaray Kötü, Puan İyi

Galatasaray Şampiyonlar Ligi’ne bir puanla merhaba dedi. Takım birbirlerine henüz uyum sağlayamayan, belli bir oyun ve taktik anlayışından uzak görüntü sergiledi. Kısacası takım kötü, alınan puan iyi..

Galatasaray ismi Şampiyonlar Ligi’nde bir marka, bu bir gerçek. Beğensek de beğenmesek de Galatasaray ülkemizdeki en iyi futbol temsilcimiz. Keza ülke içinde de öyle ya..

Bir de şuana inanırım futbolda; futbol şansı derler ya, işte o özellikle Galatasaray ve Fatih Terim’de var. Kimileri öz güven dese de futbol şansı bir başka. İlla ki bu şans yanında olacak.

Galatasaray dün gece kötü mü oynadı, evet. Bence dahası tutuk ve korkak da oynadı. Bunda takımın uyum sorunu, belli bir taktik ve çalışılmış şablonlar olmaması etken gibiydi. Orta sahada üçgen bile oluşturamayan bir takım için alınan bir puan bence iyidir.

Söylemeden de geçemeyeceğim bir gerçek de kalmasın zihnimde, koskoca Galatasaray’da yerli bir oyuncunun olmaması beni düşündürüyor doğrusu.  İster istemez Okan, Arif, Emre’ler zihnimden bir film şeridi gibi akıyorlar. Onlar ki bu günkü Galatasaray’ın marka olmasının sembolleriydiler.

Stoperleri ağır, kanatları formsuz bir takımın ilk önemli sınavında başarılı olma şansı yoktur. Takımda göze batan üç veya dört oyuncu haricinde diğerleri tel tel dökülüyorlar. Ne milli bir heyecanları ne de canlı bir görüntüleri var. Her zaman yazarım, futbol koşu oyununa taktik eklenmesidir. Gol ise biten resmin boyanmasıdır futbolda. Galatasaray resim çizemedi ki boyasın.

Lige ilk maçlarını izlediğimde de bu kanıdaydım. Geç gelen transferler, omurganın bozulması ve buna bir de uyum sorunu eklenince görüntü ortada.

Tamam Falcao geldi, iyi de bu adama top taşımak lazım. Kendisi taşısın,  hem de gol atsın derseniz 90’ı çıkarması zor olur. Dünyanın en süper golcüsü de olsa ona top taşıyıcı lazım. Şu anda Galatasaray’da bu görüntü yok. Umarım Falcao takımın gazabına uğrayarak bir yıl dolmadan geri dönmez..

Takımın bir an evvel  belli bir tempoda ve şablonu belli bir oyun anlayışıyla kendisine yol açması gerekir. Babel şunu yapar, Falcao ilk fırsatta atar olasılıklarıyla Şampiyonlar Ligi’nde en iyi 3 e bile girmek olası değildir.

Baktım oynanan oyuna ben bir şekil göremedim. Taktik nedir çözemedim. Demek ki yok!

Mahalle diliyle dam dum ile elin oğlu bu ligde sana puanlar vermez.

Allahtan Muslera var da ilk maçımızda hezimet yaşamadık. Gelen iki pozisyonda da golleri yeseydi belki de fark yaparlardı.

Aslında ben kötümser bir taraftar değilim, tam tersine iyimserim. Ama gerçekleri de görmeden yazar isek Fenerbahçe’nin geçen sezonki durumlara düşeriz. Pahalı veya marka oyuncu almakla takım bir yere gelemiyor. Gelseydi Fenerbahçe yıllardır üst üste hep şampiyon olurdu..

Futbolda hareket, taktik ve kendine has bir oyun şablonu şart. Durarak oynanan futbol değildir. Ne puan alır, ne de seyir güzelliği sağlar.

Emre Mor’cu değilim, futbolculuğunu da beğenmeyenlerdenim. Ama buna rağmen hareketliliği takıma öz güven ve ahenk katıyor. Kısa süreli de olsa oynadığında futbol böyle oynanır diyor. Tabi bunu çok dakikalara yayabilirse o zaman okey derim.

Hocamız bizim gördüğümüzü misliyle görüyor ve kısa zaman kalsa da çalışacak ve dediğince, giderek takım uyumu sağlanacak.

Galatasaray sürprizleri sever, hele Türk Halkı’nın 50 bini birden ayağa kalkarsa kendi sahasında. İşste o zaman Terim’in dediğinde ilginç durumlar yaratılabilecek mi göreceğiz.

Gönlümüz de gözümüzde Galatasaray’da!

Uefa ruhu bir kez canlandı mı Real de olsa yener mi, neden olmasın… 

 

ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Toplam blog
: 111
Toplam yorum
: 1274
Toplam mesaj
: 257
Ort. okunma sayısı
: 1915
Kayıt tarihi
: 22.11.07
 
 

Okumayı, yazmayı sevmeye çalışan Atatürk sevdalısı eğitimci ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster