Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Şubat '10

 
Kategori
Spor
 

Galatasaraylı futbolcular neden kolay, çok ve uzun süreli sakatlanıyorlar?

Galatasaraylı futbolcular neden kolay, çok ve uzun süreli sakatlanıyorlar?
 

Galatasaray’ın bu kadar transfer yapmasına rağmen sol tarafta Uğur’u, sağ tarafta da Emre’yi oynatıyor oluşu fazlasıyla dikkat çekiciydi.

O yetmezmiş gibi Barış’ın da sağ çizgiye yakın oynaması da takımın genel halini özetliyordu.

Rijkaard Türkiye’yi de tanımanın verdiği alışkanlıkla defansif yönü güçlü; bol tedbirli bir kadro ile sahaya çıkmayı tercih etmişti.

Galatasaray’ın ilk onbiri içinde ofansif yönü güçlü sadece üç oyuncusu vardı. Caner, Arda ve Jo... Zaten golün ortasını birinci yaptı, ikinci kendisinin de şaşırdığı bir ayak darbesiyle tek sayılarını yaptı, üçüncüsü de sakatlanarak çıktı.

Kupanın bu ilk ayağında Galatasaray’ın tutuk ve kötü olduğunu not etmemiz gerekiyor. Maç boyunca, golün de bir duran top organizasyonu olduğunu düşünürsek sonuça yönelik tek bir hücum geliştirememiş, üstelik 1-0 öne geçtiği maçı kaybetmiş olması çok önemli bir uyarı olsa gerek.

Kolay değil...

Jo ve Santos’un henüz ikinci maçlarında bir şeyler yapmalarını beklemek haksızlık olur. Sorun zaten bu futbolcularda da değil.

Galatasaray’ın ligin 10. haftasında Fenerbahçe’ye kaybettikleri maçtan itibaren problem kendisini göstermeye başlamıştı. Dinamik futboldan statik futbola doğru bir hareket başlamıştı. Artık Antalyaspor karşısındaki Galatasaray hareket dahi edemiyordu.

Türkiye’ye gelen teknik adamların bir süre sonra genel karakterlerinin birbirlerine benzemeye başlaması sanki doğal bir sürece dönüştü.

Hücum futbol kavramını getiren teknik adam olarak bildiğimiz Mustafa Denizli’nin nasıl büyük bir savunmacıya dönüştüğünü iki sezondur izliyoruz ve kendi adıma söylemeliyim çok da eleştiriyoruz.

Rijkaard’ın da burada kendi payına düşen etkiyi aldığını ve sahaya yansıtmaya başladığını söyleyebiliriz. Takım dizilişi ile hücumcu gibi görünse de genel kadro karakterinin savunmacı olduğu bir gerçek.

Barış ve Mustafa Sarp göbekte çok iyi birer kesici olmalarına rağmen hücumun aktif alanını sürekli yaratıcı yönde desteklemeleri beklenmemelidir. Barış maçın hemen başında çizgi üzerinde çok iyi bir top çıkarmasına rağmen bunun da kendisi adına akılda kalan tek hareket olduğu da bir gerçektir.

Bu maç sonrasında, onun yerine oyuna giren Elano'nun her türlü eleştiriye rağmen sanki ilk onbirde başlaması gereken bir futbolcuymuş gibi bir düşünce yaratması da bu yüzdendir.

Galatasaray’ın savunma hattı için eleştiri yapmak da haksızlık olacak diye düşünüyorum. Rijkaard elindeki bütün imkanları sonuna kadar zorluyor. Uğur zaman zaman solda da oynamasına rağmen takımın bu kadar alternatifsiz olması gerçekten düşündürücüdür. Neredeyse her maça başka bir dizilişle çıkmak zorunda kalıyor Hollandalı teknik adam.

Servet’te düşüş son sürat devam ediyor. Yeni transfer Neill için de yorum yapmak erken; ancak ikisinden biri fazlasıyla aksıyor ya da birbirleriyle uyum sorunu yaşıyorlar.

Antalyaspor’un bu maçta daha fazla sayı bulamamış olması Galatasaray’ın savunmasından değil karşı takımın çok yanlış tercihler kullanmasındandır. Rijkaard bu karşılaşmayı iyi analiz etmelidir. Defantan çıkan bir takımın bu kadar top kaptırması hayırlara alamet değildir.

Fenerbahçe karşısında hücum gücünün ne kadar güçlü olduğunu gördüğümüz ancak Beşiktaş’a bir türlü kendi oyununu kabul ettiremeyen Antalyaspor’un Galatasaray’ı çok zor duruma düşürmesi şaşırtıcı olmadı. Necati’nin ekstra motive olmuş gibiydi. Attığı gol çok güzeldi. Kimbilir belki o gol Antalyaspor’a turu getirecektir.

Antalyaspor attığından daha fazla pozisyon yakaladı. Fakat çok kötü tercihler kullandı. Özellikle ikinci yarı orta sahada kaptığı toplarla daha hızlı ileri gidebilse ağır Galatasaray savunmasını delik deşik edebilirlerdi. Buna en çok kenar yönetiminin sinirlendiğini tahmin ediyorum.

Galatasaray’ın sezonun ikinci devresine çok tutuk başladı. Maç içinde devamlılık sağlayamadıkları gibi, Beşiktaş gibi hücum da edemiyorlar. Sadece duran top oyununda varlar. Defans dökülüyor. Üstelik takıma uyum sağlaması gereken transferleri var.

Tek teselli bunun bir kupa maçı olduğu belki de bu derecede lige yansımayacak olma ihtimalidir.

Son bir soru; Galatasaray takımı futbolcuları neden bu kadar kolay, çok ve uzun süreli sakatlanıyorlar?

Uzay Gökerman

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Geçen bir yazınızda "Gökhan yerine Necati olsaydı" demiştim, hatırlıyormusunuz ? Attığı müthiş gol sonrası yine aynı şeyi düşündüm...

Ahmet ÇELİKSÜNGÜ 
 05.02.2010 8:56
Cevap :
Evet, Necati ikinci baharını yaşıyor. :)  05.02.2010 9:32
 

Elinizde istediğniz kadar süperstar olsun. İlla ki takım ruhu lazım. Futbolcular arası koordinasyon yoksa becerili ayaklar bir yerde tıkanıyor. Savruk ve başıboş oynadıkları sürece her takım önünde zorlanacaklar. Denizli'ye yenilmedilerse Denizli'nin korkaklığındandır. Antalya o cesareti gösterince işin rengi değişti. Burda, Kayseri gibi daha güçlü ekipler bu takımı darmadağın eder. Acil yardım şart. Bence. Saygılar.

Murat HACIOĞLU 
 04.02.2010 8:49
Cevap :
Galatasaray senkronizasyonunu yitirmişe benziyor. Bu da biraz takımı oluşturan unsurların bir şekilde uzaklaşması, sakatlanması ya da gönderilmesi sürecinin bir parçasıdır. Galatasaray'da bu kadar çok sakatlık neden oluyor, bu soru çok önemli. Kayserispor maçı gerçekten Galatasaray için önemli bir dönüm noktası olabilir. Kaos ya da yeniden toparlanma için... Saygılar...  04.02.2010 9:02
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 2022
Toplam yorum
: 2005
Toplam mesaj
: 77
Ort. okunma sayısı
: 1272
Kayıt tarihi
: 09.06.06
 
 

"Keyif verici bir yalnızlık" olarak gördüğüm yazma serüvenimin en önemli merkezlerinden bir tanes..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster