Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Şubat '16

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
451
 

Gamato vre! (Bir portre)

Gamato vre! (Bir portre)
 

Yıllar önce, " Mesai saatleri dahilinde internetle haşır neşir olanlar/memurlar," konusunda incelemeler yaparken karşılaşmıştım onunla. Milliyet Blog'ta "rumuzla" yazıyordu ve aynı rumuzla "sohbetli" okey oynuyordu sanal kanallarda ve ben de "rumuzla" oyun oynadığım için beni tanımasına imkan yoktu!


Sohbetimiz sırasında bana biraz açıldı... Nerede yaşadığını ve mesleğini öğrendim. "Milliyet Blog Sitesi ile ilgisi olup olmadığını" sorunca hemen sohbeti kesti ve ben ona bir daha rastlayamadım. Toz olmuştu "Yeni Şehirli"!


Şimdi şöyle, Sayın arkadaşlar!


İnsanları "yargılamak" kolay değil. Tek bir söz, tek bir yazı ve tek bir davranış ölçü olamaz! Olsa olsa minik "ipuçları" elde edebilirsiniz ve bu da "yargılama" için yeterli değildir ama sizi (hani yani biraz meraklıysanız) harekete geçirebilir.


Ortaya bir "portre" çıkarmak istiyorsanız, emek vermeniz gerekir!


Kilometrelerce uzaktan "rumuzla" ve "avatarla" ses veren kimliği karanlık bir üye... Üstelik kıdemli!

Şimdiye kadar 451 adet blog yazmış. Aldığı yorum adeti 4350. O da boş durmamış tabii. Tutup 7450 adet yorum yazmış diğer üyelere. Culduz da "deli pösteki sayar" gibi her birini tek tek incelemiş. Zamanını ayırmış, emek vermiş! Nerede o yoğurdun bolluğu dostlar, ortaya bir "portre" çıkarmak o kadar kolay mı?


Saklanması gerekiyor ve saklanıyor! (İnanın haklı gerekçeleri var.)


Ama saklanırken adeta "meydan okuyor"..."Ben kimim, bilebilir misiniz?" diye bize ısrarla soruyor... Sizler pek ilgilenmiyorsunuz ama o "hayat hikâyesini" anlatıyor taksit taksit!


Bu da benim ilgimi çekiyor!


Neredeyse bir 10 yıl olacak, takipteyim. Virgülünü bile kaçırmadım yazdıklarının!

Künyesini kapsamlı olarak yazabilirim ama buna gerek yok!

Ülkesinden ayrılalı bir 20 yılı bulmaz. Türkçesinin "kirik" oluşu yanlış klavye kullandığından kaynaklanmıyor, kifayetsiz oluşudur bu durumu yaratan.


O; aslında ne " hinoğlu hin" olduğunu ısrarla anlatmaya çalışıyor ama yeterince anlaşıldığını söylemek mümkün değil. Klavye başına oturup "Banka soymak istiyorum " diye yazınca ben, o bıyık altından kıs kıs gülüyor. Bu tür işlerin erbabı zira!

Eski bir yazıdır ama okuyun lütfen:

http://blog.milliyet.com.tr/ilk-ithalatimi-nasil-yaptim-/Blog/?BlogNo=268261


İşte bu yüzden ülkesine dönemiyor!


Onun yaşamı " yeşilden, mangırdan, kene, sipali ve paradan" ibaret. Bunlardan başka "ölçü" tanımıyor.

Ömrü boyunca "bankınotlara" kur yapmış, destelere ilanı aşk etmiş ve onlarla sevişmiş.

Paranın her kapıyı açacağına iman etmiş!


Belki biraz tuhaf kaçacak ama o benim için kıymetli.


Yazılarında oluşturduğu "portre" benim ilgimi çekiyor.


Onun yazdıklarını "şakşaklayan" zavallılara gelince... Onlara sadece acıyorum.


Hasılı dostlar, insanlar hakkında hüküm vermek pek o kadar kolay değil!


Emek vermek, zaman ayırmak ve incelemek gerekir.


Hani yani "paylaşıyorsak" burada...


Adam gibi paylaşalım!

 

Not: Yazı başlığındaki "Gamato" sözcüğü Yunancadır ve "Lütfen çekil git" anlamını ifade eder dilimizde... "Hass...r" anlamı çıkarnamak gerekir.

YAZAR ADAYLARINA NOT: "Roman yazcem" demekle olmuyor, arkadaşlar. İyi veya kötü "portrelere" ihtiyacığınız var. İlgi duyup incelemezseniz eliniz böğrünüzde kalır. Değil roman, bayram ve yılbaşlarında bir "tebrik kartı" bile yazamazsınız.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhaba Ümit Hocam... Epey bir zaman önce bahsettiğiniz kişiye iyi bir tersleme yapmıştım. O oldu. Yazdıklarının pek de öyle iler tutar bir yanı olmamasına rağmen bayağı bir yorumcu cemaati oluşmuştu. Doğrusunu isterseniz bu kişinin yazdıklarında yorumlayacak ne buluyorlardı şaşıyordum:))))) Neyse her zaman olduğu gibi iyi bir noktaya değinmişsiniz.

Yıldız Nihat 
 02.03.2016 17:15
Cevap :
Dikkat ederseniz o şahsın yorumcuları ona sadece yorum yazıyorlar ama onun gibi yazmıyorlar. O dökülüp saçıldıkça, yorumcuları da biraz "rahatlıyorlar". Esas incelenmesi gereken "o" değil zira o kendini saklayamıyor! Mercek altına alınması gereken onu "şakşaklayanlar". Selamlar Nihat Bey:)  02.03.2016 17:49
 

5 sene önce, geldiğimin daha 2.ayında hepsinin teşhisini koymuştum. Hem de "kanıt"larıyla birlikte. Yani öyle kimileri gibi sanrılarla-zanlarla, kurgularla-oyunlarla, insanları aldatmalarla değil, tam da "gerçeklerle!", gerçekten "olanlarla", bizzat kendilerinin "yaptıklarıyla"! Tabii ki onlarla asla aynı kefeye koymamakla birlikte, sizinle ilgili teşhisi de yine tam bir isabetle. Böyle de bir yeteneğim vardır işte benim de. İnsan, hayat ve yaradılış ile ilgili olarak boşuna dirsek çürütmemişimdir çünkü 30 seneyi aşkın düşünce boyutumdaki keşif yolculuğum ve keşif sürecimde. Bu arada, aşağıda yorumcunuz Ersin Bey'e de bana yanlış yaptığı bir vesile ile dostları hakkında yanıldığını, yanlış insanları alkışladığını belirtmiştim. Ama inanmamıştı, kaale almamıştı beni. Daha önce de farketmiştim gerçi ama şimdi açıkça beyanını da görünce, demek ki o da anlamış nihayetinde. Sevindim onun adına, çünkü onlarla bağdaştıramadığım bir kimlikti. Yani, demek ki bir özür borçludur bana da.

Filiz Alev 
 26.02.2016 23:00
Cevap :
Bakın lütfen Filiz Hanım, işte Erol Bey'in o yarım sayfacık yazısı örnektir. Orada bana olduğu kadar size de taş var. Ve elbette olacak.Size "haksızsınız" demiyorum. Sizin sorununuz "şekilde". Ne anlatırsanız anlatın, 1 sayfayı aşmadan anlatmanız gerekir. Öyle tıkış fıkış da olmayacak o bir sayfa! Cümlelerinizde tek bir "gereksiz" sözcük olmayacak. Okur, "gerekli" olanı okumak ister. Meramınızı bilmek ister. Sizin için gerekli olan okur için lüzumsuz olabilir.
Bir de "Yazıda olan yazı da kalmalı". İş kan davasına dönmemeli. İnsanlar yüz yüze geldiklerinde el sıkışabilmeli en azından. Bir de böyle deneyin bakalım. Yazarken sinirlenmeyin ve sakin olun. Biraz da "mizahi" yaklaşın olaylara. İnsan zevk alır yazarken, iş kahır mektubuna dönmemeli. Selam ve saygılarımla efendim.  27.02.2016 19:00
 

Kimden bahsettiğiniz hem başlıktaki son blog anolojisi hem de verdiği biz sayılarla açıkça ortada. Bu konudaki benzer görüşlerimi mesaj yoluyla iki yıl kadar önce kendisine ilettim. Hakaret, aşağılama ve küfürvari yanıtlar aldım.Bu nedenle o kişiyi ve yakin çevresindekileri okumayı, yorumlamayı bıraktım.

Ersin Kabaoglu 
 26.02.2016 9:51
Cevap :
Beni de deli eden o değil, şakşakçılarıdır Ersin Bey! Adam, o karanlık hayat hikâyesini taksit taksit anlatıyor, ne mal olduğunu söylüyor, çevresi de onu alkışlıyor. Anlaşılır gibi değil.  26.02.2016 13:52
 

Yine de yazcem ben. Kafaya koydum bir defa. :)) Selamlar.

Adil Serkan SATI 
 25.02.2016 16:34
Cevap :
Ana! Şuna bak len! Yazcesen yazıve gari!  26.02.2016 0:00
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 312
Toplam yorum
: 4634
Toplam mesaj
: 24
Ort. okunma sayısı
: 1617
Kayıt tarihi
: 10.02.07
 
 

Önceleri konuşurdu insanlar, "yazmak", sonraların işi... Duygu ve düşüncelerimizin yanı sıra gözl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster