Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Mayıs '07

 
Kategori
Kültür Turizmi
Okunma Sayısı
423
 

Gap turu 6. gün

Gap turu 6. gün
 

10/05/2007
Sabah otelimizde kahvaltımızı – ya da ona benzer bir şeyi - yaptıktan sonra otelden ayrılarak ve diğer seçenek otelde kalan arkadaşlarımızı da alarak otobüsümüzle Urfa yollarına düştük.

Saat 12 sularında kimi kaynaklarda dünyanın en eski üniversitesinin olduğu iddia edilen doğrusunun dünyanın en eski İslam Üniversitesi olması gereken Harran’a ulaştık.

Haran'daki ilk durağımız meşhur konik kubbeli Harran Evleri’nden birisi oldu.

(Özellikle İtalya’nın Apulya bölgesindeki “Trullo” denilen konik yapılara benzeyen, Harran evlerinin sayısı 1979 yılında yapılan sayımda 960 tane imiş. Ancak yaptığım araştırmada bu evlerin şu anda yaklaşık 100 tane kaldığı ve bu evlerin bir çoğunun da ahır olarak kullanıldığı bilgisine ulaştım.)

Turistik bir ağırlama tesisine dönüştürülen bu evde geleneksel kıyafetlerle fotoğraf çektirerek bol bol eğlendik. İkram edilen mırra ve çayları büyük bir keyifle yudumladık. Sıcak havanın etkilerinden bir süreliğine korunma imkanı bulduk.

Ardından Ulucami kalıntılarını, höyüğü, kale ve şehir surlarını fotoğrafladıktan sonra Urfa’nın merkezine götürecek otobüsümüze binerken bizi yine yörenin çocukları uğurladı.

Urfa'da kebaplarımızı mideye indirdikten sonraJ Peygamberler şehri olarak da bilinen kentte Hz. İbrahim’in ateşe atıldığı yer olan makama gittik. Burada bir parantez açarak Kültür Bakanlığı’nın internet sayfasında belirtilen şu kısa bilgiyi yazmak isterim.

Hz. İbrahim Peygamber'in, devrin hükümdarı Nemrut ve halkının taptığı putlarla mücadele etmeye ve onları kırıp parçalayarak tek tanrı fikrini savunmaya başlaması üzerine Nemrut tarafından bugünkü Şanlıurfa Kalesi'nden ateşe atılır. Bu esnada Allah tarafından "Ey ateş İbrahim'e karşı serin ve selamet ol" emri üzerine ateş suya, odunlar da balığa dönüşür. Hz. İbrahim'in düştüğü yere "Halil-ür Rahman Gölü" denilir. Nemrut'un evlatlığı Zeliha da, Hz. İbrahim Peygamber'e aşık olur. Hz. İbrahim Peygamber için babalığı Nemrut'a yalvarır. Hz. İbrahim'in ateşe düştüğünü görünce Zeliha da kendini ateşe atar. Zeliha'nın düştüğü yere de Ayn-ı Zeliha Gölü denir.

İşte böyle. Ziyaretçisi bol bir mekan. Dilersenin balıklara yem atıp, bu güzel yaratıkların yemleri kapışmasını izleyebiliyorsunuz. Yunus’un söylediğine göre balıkların durumu pek iyi değil. Sebebi ise sorumsuz insanların ellerine geçirdikleri akla hayale sığmayacak şeyleri bu kutsal göle fırlatmaları.

Mevlid’i Halil ve Rızvaniye Camiileri’ni, Hz. İbrahim’in doğduğu yeri gördükten ve fotoğrafladıktan sonra, Urfa’nın çarşılarına yöneldik. Gümrük Han’ı gördükten sonra verilen serbest zamanda çarşılarında kendimizi kaybettik. Bizim grubumuza rehberlik eden yöre çocuklarından birisi –sanırım gönüllü bir rehber- bizi istediğimiz yere götürdü.

Baharatçılardan isot alımı sırasında komik anlar yaşandı. 150 gr. İsot almak isteyen bir arkadaşa satıcı “150 gr. neye yeter, biz 250 gr bir yemekte kullanırız” dediğine şahit oldum.

Alışverişin ardından tekrar Balıklı Göle yönlendik.

Burası oldukça hoş bir yer, insanı oturası geliyor ama kalkası gelmiyorJ

Bu akşam odalarında konaklayacağımız otel Asur Otel. Otel odaları fena değil, ancak mutfaktan yayılan kokularının toplanması konusunda önlem almaları gerekiyor. Kızarmış yağ kokuları odalara kadar girmekte.

Akşam El Ruha Otel’de düzenlenen sıra gecesine gittik. El Ruha otelinin de mimarisi oldukça hoştu, acaba odaları nasıldı, meraklanmadan edemedim.

Sıra gecesinin yapıldığı salon Harran Evini andırıyordu. Sıra gecesi oldukça eğlenceliydi. Eğlencenin başlamasından bir müddet sonra gelen çiğköfte ustası salonun ortasında sanatını konuşturdu. Sıra gecesinde Urfalı çocuklarının seslerine ve oyun yeteneklerine hayran olmadık desek yalan söylemiş oluruz. Yeni İbo’lar mı geliyor ne?

Kurt dökme, çiğ köfte ve şıllıkları (yöresel bir tatlı) mideye indirme seansının ardından J Balıklı Göl’ü bir de gece görelim dedik.

Gece bir başka güzel Balıklı Göl. Keyifli bir akşam gezintisi yaptıktan ve çaylarımızı içtikten sonra, bizi otelimize ulaştıracak otobüsümüze yöneldik.

Bu sırada klakson sesleri dikkatimizi çekti…

Gelen beyaz limuzinden bir gelin arabası idi. Hayranlıkla geçişlerini izledik.

Odalarımıza çekildiğimizde üzerimizde oldukça eğlenceli bir günün tatlı yorgunluğu var idi.

Yarınki rotamız Gaziantep.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 18
Toplam yorum
: 4
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 712
Kayıt tarihi
: 17.05.07
 
 

Evrenin Samanyolu Galaksisi'nde yeralan Dünya gezegeninde cennet Türkiye ülkesinin İstanbul olarak a..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster