Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Şubat '19

 
Kategori
Alışveriş - Moda
 

Gardrop Detoxu

Sadece vücudumuzun mu detoxa ihtiyacı var? Evet yanıtını duyar gibiyim ama hayır..

Dünya çapında eski kıyafetleri atmak adına pek çok kampanya yürütülüyor hatta bilinen bazı markalar, eski kıyafetlerinizi götürdüğünüz takdirde küçük bir indirim bile yapıyorlar! Ayrıca pek çok belediye de belirli noktalara atık kıyafet kutusu koyarak müthiş bir uygulamaya imza attılar. Siz de kendi adresinize en yakın kutuyu keşfedebilir, ihtiyaç sahiplerine yardım edebilirsiniz.

Sabahları işe, okula giderken dolap karşısında 2 dakikadan fazlasını geçirmek istemiyorsanız bu yazı ilginizi çekebilir. Öncelikle, asla giymeyeceğiniz ama atmaya da kıyamadığınız kıyafetlerinizle vedalaşmanız, dolabınızın da detox yapması, artıklarından arınması gerekiyor. Satılacaklar, terziye verilecekler, dönüşüm kutusuna atılacaklar, kardeşe hediye edilecekler gibi ayrı ayrı kutular sizin için çok kullanışlı olacaktır.

Üstelik bu işten para bile kazanmak mümkün! Akıllı telefonlar üzerinden indireceğiniz pek çok aplikasyon sayesinde kullanmadığınız eşyalarınızı satabilir, dolabınızda yenilerine yer açabilirsiniz.

Peki detox işlemi nasıl olacak? Nereden başlayacağım, dolabım çok karışık mı diyorsunuz?

Eleme işlemini kategorilere ayırarak belli bir süreye yayarak yapabilirsiniz. Örnek bir reçeteyi aşağıda sizlerle paylaştım.

İlk gün:Üst giyim.
Beş yıldır giyilmediği halde birgün giyeceğim diye tutulan kazaklar, hırkalar sizi terketmeye hazırlar. Bir de detoxa koyulan en büyük taş “evde giyerim” düşüncesidir. Atmamak için uğraşırken bir bakarsınız ki, evde giyilecek binlerce hırka ve tişörtünüz oluvermiştir. Kabul edelim ki herkes evinde rahat etmek ister ve favori pijamasını, eşofmanını giyme sırasında hep öncelikli tutar. Kısacası kendimizi kandırmaktan kaçınarak detoxumuza devam edelim.

İkinci gün: Alt giyim.
Kendimizi en çok kandırıp dolapta en çok yer tutturduğumuz kısım malesef alt giyim. Belki de en son liseye giderken giydiğimiz pantalonlar, etekler gardropların en kıymetli yerlerini işgal ediyorlar. İçimizden her onları görüşümüzde “zayıflayacağım ve bu pantalonumu giyeceğim!” diyoruz. Tabi ki zayıflamak ve onları yeniden kullanmak harika bir fikir! Ama uykudan yeni uyanmışken bugün ne giyeyim diye bakarken, insanın eline sıfır beden, içine asla giremeyeceği kotun denk gelmesi biraz can sıkıcı ve zaman kaybettiriyor. Dolayısıyla bu kısımda insiyatif uygulanabilir. Bir gün zayıflayıp tekrar giyeceğinize inandığınız kıyafetlerinizi ayrıca bir kutuya veya hurç içerisine koyun ve mümkünse depoya ya da bazanın altına kaldırın.

Üçüncü gün:Ceketler ve montlar.
Kışın soğuk havalarda sizi ısıtmasına izin vermediğiniz veya aynı renkte daha güzel olduğunu düşünerek aldığınız montların eskilerini çıkarabiliriz. Ceketlerde de benzer kural geçerli. Örneğin dolabınızda onlarca siyah ceketinizin varken iki tanesiyle aranız iyiyse, kalanları belediyelerin koyduğu atık kıyafet kutusuna atmak harika bir fikir.

Dördüncü gün: Aksesuarlar.
Yıllardır yüzüne bakmadığınız küpeniz, derisi aşınmış kemeriniz, modası geçmiş şapkanız ve belki de koptuğu için kenara ayırdığınız kolyeniz. Bir torba veya kutu hazırlayıp tüm bunları oraya ayırın.

Beşinci gün: Ayakkabılar.
Çoğu kadının zaafı hatta kiminin hastalığı dediğimiz rengarenk ayakkabılar! Babetinden çizmesine, spor ayakkabısından kar botuna hatta terliğine kadar uzanan geniş bir dünya.. burada serin kanlı olalım ve derin bir nefes alıp üzerinde yürümesi zor olan, ayağınızın arkasını yara yapan, yeri yenileriyle zaten doldurulmuş olan tüm eskilerimizle vedalaşalım.. üzerine de güzel bir Türk kahvesi içelim bugunlük bu kadar.

Altıncı gün: Çantalar.
Günlük kullanımda en çok tercih ettiklerinize karşılık sadece rengini beğenip bir kere taktığınız ve size gelecek vaat etmeyen çantalarınızı internet üzerinden satıp kazandığınız para ile kendinize ihtiyacınız olan renkte yeni bir el portföyü alabilirsiniz mesela.

Yedinci gün: Mayo ve pareolar.
Deniz, kum, güneş.. kim sevmez ki cıvıl cıvıl yaz günlerini. Plajda size kendinizi rahat ve şık hissettirmeyen, klor ile rengi ağarmış veya deseni artık size hitap etmeyen tüm bikini ve pareolar da gidecekler arasına eklenebilir.


Evet 1 haftalık örnek detox reçetemiz bu şekilde. Siz de kendi sıralamanızı kendiniz yapabilirsiniz. Belki de 7 güne yaymadan 1 günde sabah başlayıp akşama bitirenler de olabilir.
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 6
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 97
Kayıt tarihi
: 03.02.19
 
 

Stil ve İmaj Danışmanı   ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster