Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Temmuz '14

 
Kategori
Yolculuk
Okunma Sayısı
4566
 

Garip Bir Mezar ve Düşündürdükleri.

Garip Bir Mezar ve Düşündürdükleri.
 

nurlar içinde yat Üstad...


Ölüm de yaşamın bir parçasıdır derler ya, işte her canlının yaşayacağı son anın ölüm olduğunu düşündüğümüzde, bu aforizmanın doğruluğu ortaya çıkar. Birgün öleceğiz....

Birkaç gün önce Edremit'ten Altınoluk'a doğru giderken Güre Kasabası yakınlarında yolun sağında bir yolçatı ve istikamet tabelası gördüm: Tahtakuşlar Köyü ve Çamlıbel Köyü 2 km! Son yıllarda adını sık sık duyduğum bu köyleri bir göreyim dedim ve kırdım direksiyonu köylere doğru. Zeytin ağaçlarının her iki tarafını kapladığı dar asfalt döne kıvrıla Tahtakuşlar Köyü'ne ulaştırdı beni. Köyün hemen girişindeki etnografik müzeye kısa bir ziyaretten sonra müzenin hemen karşısındaki tabeladan Çamlıbel Köyü istikametine yöneldim. Her yer zeytin, zeytin, zeytin...Barışın simgesi bu ağaç Edremit Körfezi'ni adeta istila etmiş. Ne de iyi etmiş! Gözün görebildiği her yer zeytin...Neyse, 5 dakikadan az bir süre de karşı yamaçtaki Çamlıbel Köyü'ne vardım.

Beyaz badanalı köy evlerinin daracık sokaklarla bütünleştiği köyün meydanındaki hareketlilikten, bu köyün turizme uygun adım ilerlediğini anlamıştım. Birçok turistik eşya ve yiyecek içecek satan küçük işletmeler köyün meydanına sıralanmışlar. Arnavut kaldırımlı köyün bazı evleri -belli ki varlıklı kişiler tarafından satın alınıp- güzelce restore edilmiş. Köy içinde kısa bir tur attıktan sonra esas ziyaret yerim olan köy mezarlığına doğru yöneldim...

Köyün Güre tarafından gelirken girişte, Tahtakuşlar tarafından gelirken ise çıkışında olan mezarlık asfalt yolun sağını ve solunu kaplamış vaziyette. Yani mezarlığın ortasından köyün asfaltı geçiyor. İlerledikçe Körfez'in ayaklar altına serildiğini gördüm!  Biraz daha ilerledikten sonra yolun sağında parketmiş üç arabanın peşine bende parkettim. Alçak istinad duvarının ardında yolun hemen yanındaki küçük bir mezar başında 9-10 kişi dua okuyordu...Sanırım aradığımı bulmuştum!

Arabadan inip mezara doğru yönelirken mezarrlıktaki grupda işlerini bitirmiş mezarlıktan çıkıyorlardı. Duvarı aşarak mezarın başına vardım. Renk renk Anadolu çiçekleriyle bezenmiş mezarın başına küçük bir fidan dikilmiş. Fidanın altına bir imbik ve testi yerleştirilmiş... Mezarın baş tarafında içilmemiş ve üzerlerinde kimi yazılar bulunan onlarca dal sigara konulmuş... Mezarın baş tahtasına bir atkı ve bir fotoğraf iliştirilmiş...Küçük bir kayrak taşına da iptidai bir şekilde meftanın ismi yazılmış: Tuncel Kurtiz...

Evet, aradığım buydu! Bu köye geliş amacım aslında Ramiz Dayı'nın mezarını ziyaret etmekti. Ezel dizisinin hiçbir bölümünü seyretmedim ama maalesef elli yıllık sinema emekçisi bu büyük sanatkarı insanımız 5-6 sene önce çekilen bu diziye tanımıştı. Dizideki rolü Ramiz Dayı olarak bilinmeye başlamıştı Tuncel Kurtiz. Ne yazık..!

Küçük bir dini ritüelden sonra birkaç fotoğraf çekme ihtiyacı duydum. Çünki hepimiz görürüz ki, sade vatandaşlar olarak bizler bile ölülerimizi şaşalı, gösterişli mermer bloklardan yapılma ve mezar taşına hayat hikayesi yazar gibi yok general bilmem kim, gazeteci şu-bu, profesör falan filan, kaptan bilmem ne, bilmem kimin karısı, oğlu, babası gibi bir sürü şey ve hatta şiirler yazarak gömeriz. Tuncel Kurtiz'in mezarına baktığımda ise sade ve oldukça özensizce isminin yazıldığı taş olmasa kimsenin bulamıyacağı bir mezar gördüm. Sanıyorum, vasiyeti böyleydi. Edremit Körfezi manzaralı bir mezar istemişti. Bu nedenle Tahtakuşlar Köyü mezarlığına gömülmek istermiş fakat Tahtakuşlar ahalisi alevi-bektaşi köuü olduğu için ve geleneklerine aykırı olduğu için bu isteği kabul etmemişler. Yine bir alevi-bektaşi köyü olan ve Tuncel Kurtiz'in sağlığında yaşadığı Çamlıbel Köyü halkı ise bu isteği yerine getirmeyi görev bilmişler. Ve bu büyük sanatçının mezarını, mezarlığın Körfez'e en yakın yerine, biraz da olsa Körfez manzaralı bir yere uygun görmüşler. Tahtakuşlar Köylüleri'nin kararına saygı duyulmalı ama bence en büyük saygıyı bu köylere gelip yerleşen, o köylerin insanlarıyla dostluk ve komşuluk kuran büyük usta Tuncel Kurtiz hakediyordu...

Yaşarken büyük insan, ölürken de büyüklüğünü göstermiş bence...

Mezardan çıkıp, aşağıya Güre'ye doğru inerken karşı yamaçtaki Tahtakuşlar Köyü'nün mezarlığı gözüme ilişti bir an. Yüksek bir tepenin üstünde çam ağaçlarının altında tamamen Körfez manzaralı bir mezarlık görünce Tuncel Kurtiz'in neden bu mezarlıkta yatmak istediğini vasiyet etmesini daha iyi anladım.

Ne derler, "ışıklar içinde yatsın" mı?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 49
Toplam yorum
: 167
Toplam mesaj
: 7
Ort. okunma sayısı
: 7761
Kayıt tarihi
: 14.05.14
 
 

Kamu yönetimi ve sosyoloji öğrenimi... Tarih bölümüyle devam eden öğrencilik... Siyasetbilim, top..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster