Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Haziran '18

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
3378
 

Gayrı Irağa Tahammülümüz Yok, Dizinin Dibi Gülistanımızdır

Gayrı Irağa Tahammülümüz Yok, Dizinin Dibi Gülistanımızdır
 

Kahramanmaraş Dağ Sümbülü (alıntıdır)


Iraz Ana her gün sırtına yüklediği kuru çalı çırpılardan derlediği şeleğini sırtına vurup getirdi. Çamurun içine eğreti bir şekilde dizilerek örülen taş duvarın yamrulaşmış duvarlarına yapılan toprak ocağın yanına yıktı sırtındaki odunları.
 
Sönmeye yüz tutmuş küllerin içinde kalan közleri üfürerek tutuşturdu çalı çırpıyı. Ağaç sandığın kiltesini açıp aldığı birkaç ‘’şepid’’ ekmeğini de ateşin üzerine koyup ısıtmaya başladı.
Gıcırdayan tahta kapıyı açıp içeri giren Mestan,
 
Iraz… demem o ki ‘’Gayrı ırağa tahammülümüz yok, dizinin dibi Gülistanımızdır’’ diye uzattığı Sümbül demetini kırışan yüzüne yakışan gülümsemesi ile aldı elinden. Gülümsemesinden kaybolan zeytin gözleri birde derin bir gamzenin belirginliği, gülümsemenin adeta makyajı gibiydi.
 
Kuzu derisinin içine basılmış küflü otlu çökelekten tahta kaşığın sapı ile deşti doldurdu kalaylı bakır sahanın içine.
 
Tahta külekten sarıdan kahverengiye çalan Antep pekmezinden de birkaç kaşık koydu yanına. Ağzında kalan birkaç kök dişini, gülümsemesine ekleyerek oturdu yamacındaki yün mindere.
 
Ortada duran budaklı ağaç direğe asılı duran saatin tıkırtısı birde ateşe attıkları çalı çırpının çıtırtısı, birbirlerinin gözlerinin içindeki sevgi parıltısı eşliğinde gülümsediler birbirlerine.
Iraz Ana ile Mestan’ın mutluluğuna şahitlik eden tavandaki budaklı ardıç merteklerin, duvarda asılı duran turkuaz motifli yün çulun birde dizlerinin dibinde mır mır uyuyan sarman kedi mutluluklarının, yalnızlıklarını hiçe sayıp yaşama sevincini pekiştirdiği ortamda, is kokan odanın parfümü gibi dalga dalga yayılan mutluluğu görmeye değerdi doğrusu……02.06.2018 Adil Bozkurt

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmaktadır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Çok samimi bir sevginin yazıya dökülmüş hâli...Nohut oda,bakla sofa evlerde,acı-yavan,kuru soğan yiyerek ama birbirini çok severek ömür geçiren çiftler nerede şimdi?Her şey maddiyata dökülmüş,sevdanın adı para olmuş.Yüreğinize sağlık değerli yazarım.Çok etkilendim yazınızdan.Saygı ve selamlarımla,sağlıcakla kalın...

fisun gökduman kökcü 
 21.06.2018 18:24
Cevap :
Sizinle meslektaş olan benden büyük bir vatan sevdalısı Ağabeyim eskilerden bir fotoğraf paylaştı. Bende bu fotoğrafı görür görmez burnumun direği cızz etti. Gözlerim doldu. O kadar güzel bir fotoğraf ki ben ancak bu kadar tarif edebildim. O kadar doğal bir yaşam tarzının içinde barındırılan bir yaşanmışlık ki yüreğimden kopup gelen bir zevkle hemen o arada yorum olarak yazmıştım bu yazıyı.Bizim özümüz bu sevgi ve saygıya dayanan bir yaşam tarzı. Bu güzel yorumunuzla aslında o fotoğraf karesindeki Iraz Ana ile Mestan'ı da onurlandırdınız. Yüreğiniz elem görmesin değerli yazarım var olun. Saygı ve hürmetlerimle.  21.06.2018 20:15
 

Yerel dillere zenginleştirilmiş hoş bir deneme, zevkle okudum.

Kerim Korkut 
 18.06.2018 9:15
Cevap :
Teşekkürler değerli yorumunuz için değerli yazarım. Saygılar.  18.06.2018 11:15
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 75
Toplam yorum
: 136
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 338
Kayıt tarihi
: 10.11.17
 
 

 ÖNSÖZ: Ben ne uyak bilirim ne bir kafiye/ Yarım asırlık ömrüm geçti nafile/ İçimden geçenler hep..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster