Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Ocak '16

 
Kategori
Kitap
Okunma Sayısı
49
 

Gazalcı'nın yeni Kitabı

KÖY ENSTİTÜLERİ SİSTEMİ, Mezunları Üzerine Bir Araştırma

Dr. Engin Tonguç’un kitap için yazdığı önsöz

Mustafa Gazalcı’nın bir eseri için önsöz yazmak onur verici bir uğraştır. Ama kolay değildir. Bunun nedeni, onun değerli kişiliğidir. Gazalcı, yıllardan beri öğretmen, eğitimci, politikacı ve aydın bir kişi olarak düşün yaşamımızda yer alıyor. Meslek kuruluşlarında, SHP’de, CHP’de yöneticilik, milletvekilliği yaptı. Barış Derneği davasında bir yıla yakın tutuklu kaldı. Ama tüm bu olaylar, uğraşlar, zorluklar, haksızlıklar sırasında onurundan, kişiliğinden hiç ödün vermeden, eğitimci düşün adamı niteliğini hiç zedelemeden, düzeyini düşürmeden, konuşmalarıyla, yazdıklarıyla eserler vermeyi sürdürdü, özellikle de Köy Enstitüleri olayının yılmaz, ciddi, güvenilir bir savunucusu oldu. Milletvekili olarak, duyarsız bir Meclis’e karşı, her yıl Köy Enstitüleri konusunu o Meclis’in gündemine taşıdı, konuyu tutanaklara geçirtti, hatta yasa önerisi hazırladı.

İşte şimdi de elimizde, bir kültür ve eğitim emekçisi arkadaşımızın yaptığı değerli bir yeni çalışması var. Köy Enstitülerini konu alan çeşitli türden kitapların sayısı, sadece benim bildiğim kadarıyla iki yüzü geçti. Ama Gazalcı’nın son eseri bunların arasında ender ve belki de tek olma özelliğini taşıyor. O, Köy Enstitüleri ve mezunları üzerine bir anket çalışması yapmış. 165 Köy Enstitüleri çıkışlı öğretmene bir anket uygulamış. Bildiğimiz gibi, anket, soru-yanıt tekniği ile uygulanan, sistematik bir veri toplama yöntemidir. Toplanan veriler, belirli ölçütler ve araçlar ile birlikte değerlendirilir. Örneklerden ana kütleye varılması önemlidir. Bu iyi bir istatiksel değerlendirme ışığında gerçekleştirilebilir. Değerlendirme sürecindeki analiz ve toparlama kısmı, kıyaslama olanağı da verir. Anket yöntemi zordur, anket sorularının seçimi, sıralanması, sonuçların doğru yorumlanması, matematiksel yoldan sonuçları toparlama, kolayca sapmalara ve yanılmalara yol açabilir.

Sayın Gazalcı bu kişilere Köy Enstitülerindeki öğrencilik yılları, öğretmenlik yılları ve sonrası ile mezunların gözüyle Köy Enstitüleri konusundaki düşüncelerini sormuş. Benim en çok ilgimi çeken bu son konu oldu. Bugüne kadar Köy Enstitülerini konu alan kitaplarda, yazılarda, konuşmalarda, akademik çalışmalar da içlerinde olmak üzere ağırlık, daha çok siyasal amaçlarla yapılmış haksız suçlamalara, karalamalara verilirdi. Bu çalışmada ise toplu olarak Köy Enstitülerinde öğrencilik yapmış olanların bu kurumları eleştirel gözle ele almaları da yer almaktadır. Bu eleştirilerden bazıları bana çok ilginç geldi. Bunlar derinlemesine araştırılmalı ve değerlendirilmeli diye düşünüyorum. Örneğin, ankete katılanlardan bir bölümü, enstitülerinin ilk yıllarında, öğretmen açığı ve yetersizliğine bağlı olarak ve bir ölçüde de öğretim programlarının gereği kültür derslerinin zayıf kaldığını savunuyorlar. Ve yine onlara göre, bu açığı kapatmak için, enstitülerin kitaplıklarından yararlanmışlar, oradaki okumalarıyla kültür edinmişler. İyi güzel de, klasik öğretim yapılan kurumlarda, öğrenci, dar ve tutucu bir anlayışla hazırlanmış kültür derslerinde bir açık bulmadı, bu açığı özgür okumalar yoluyla kapatmak gereksinimi neden duymadı, gibi bir soru hemen akla geliyor. Eğer Köy Enstitülü öğrenci bu gereksinimi duymuşsa, kültür azlığını kapatma uğraşı vermişse, bu da burada verilen farklı eğitimin olumlu bir sonucu sayılmamalı mıdır? Benzer eleştiriler usta öğreticiler konusunda da yapılmış, onların yetersiz kaldıkları savunulmuş.Oysakibirçok Köy Enstitülünün anılarında ve usta öğreticiler konusundaki incelemelerde tam tersi değerlendirmeler var.

Kısacası, özellikle eleştiri niteliğindeki anket yanıtlarının derinleştirilmesi, doğru yorumlanması, bize Köy Enstitüleri tarihi açısından yeni veriler kazandıracaktır diye düşünüyorum. Bu arada aklıma takılan bir yorumumu da açıklamadan geçemeyeceğim: Köy Enstitülerinin açıldığı yıllarda, kırsal kesim halkının “okumak, eğitim görmek” amacının bir diploma sahibi olup devlet kapısında maaşa bağlanarak yaşamını güvenceye almakla sınırlı olduğunu, Köy Enstitülerindeki uygulamaları bu açıdan yadırgadıklarını, kurucular çok iyi bilirler. Acaba bazı Köy Enstitülü çıkışlılar da, öğrencilik yıllarındaki tüm uğraşlara ve önyargılarını değiştirme çabalarına karşın, o ilkel görüşün ve beklentinin sürüp gitmesi mi söz konusudur? Bu da bir araştırma konusu olabilir. Bununla ilgili olarak, Köy Enstitülerine son verilirken klasik okullara nakledilmiş bazı öğrencilerin, sonradan yayınladıkları anılarında, gözlerinde büyüttükleri ve o klasik öğretim sistemi içerisindeki derslerle ve öğretmenlerle yakından tanışınca, nasıl düş kırıklığına uğradıklarını yazdıklarını da anımsatmak isterim.

Eleştiriler bir yana, anket sonuçlarına genel olarak bir göz atıldığında, Köy Enstitüleri konusunda her zamanki olumlu görüşlerin ağır bastığı izlenimi alınıyor. Anket, Enstitüye geliş ve öncesi ile sonrası, yani mezuniyet ve öğretmenlik dönemi, Enstitü çıkışlı öğretmenlerin genel dünya ve ülke görüşleri ile ilgili olarak da değerli verileri içeriyor.

Son yıllarda Köy Enstitüleri incelemeleri bireysel anılarda yoğunlaştı. Bunların tarihsel açıdan belge değerleri elbette çok yüksek. Ama bu tür çalışmaların konunun aydınlatılmasında bir duraksama, bir yeknesaklaşma ve yinelemeler sürecine neden olduğu da bir gerçek. Elimizdeki bu anket çalışmasının bu evrenin aşılması, araştırmalara yeni bir ivme kazandırılması bakımından uyarıcı, tetikleyici niteliğine dikkati çekmek isterim. Eski öğrencilerin görüşlerinin bilimsel, nesnel bir anlayış ve tarafsızlıkla ortaya serilmesi, yapılacak yeni çalışmalara ışık tutacak, yeni hareket noktaları, yeni konular yaratacak niteliktedir. Örneğin, Köy Enstitüleri sistemine göre yetiştirilmemiş yönetici ve eğitimci kadrolarıyla kurulmalarına çabalanmış her bir Köy Enstitüsü ile diğerlerinin aralarındaki farklılıklar, benzemezlikler, uyumsuzluklar bugüne kadar etraflı olarak ele alınmamış bir konudur. Böyle bir çalışmayı başlatacak veriler, elimizdeki anket çalışmasında vardır. Bunun gibi, bugüne kadar üzerinde durulmamış daha birçok konu için çıkış noktaları, anımsatmalar bu çalışmada bulunabilir. Bu görüşle, elimizdeki anket çalışmasının yapılacak bilimsel çalışmalara çok değerli bir dayanak olacağını düşünüyorum. Bu niteliği ile anket çalışması bilimsel çalışmalar için, uzun süre bir ana başvuru kaynağı olacaktır.

Bu düşüncelerle, Sayın Gazalcı’yı Köy Enstitüleri araştırmalarına yaptığı bu çok değerli katkıdan ötürü kutluyor, çalışmalarını sürdürmesini diliyorum.

Dr. Engin Tonguç

24 Mayıs 2015

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 81
Toplam yorum
: 22
Toplam mesaj
: 19
Ort. okunma sayısı
: 660
Kayıt tarihi
: 21.11.08
 
 

Nazmi Öner 1946 yılında Burdur’un Bucak İlçesine bağlı Seydiköy’de doğdu. Seydiköy İlkokulu v..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster