Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Kasım '18

 
Kategori
Kültür - Sanat
Okunma Sayısı
25
 

Gazataya Yazsalar

Gazataya Yazsalar
 

Tütün için sarı altın tabiri kullanılırdı.


 Ünal Şöhret Dirlik

Sarı Ahmetler, üç tarla ötede dikiyorlar tütünü. Bugün epey kalabalık olmalılar ki, gürültüleri çok çıkıyor. Bazen bir delikanlı kaldırıyor, birbölük havayı, çınlatıyor tüm tarlaları.Belki ta  Gölyeri’nde tütün diken Döne’sine kadar uzanıyor bu türkü. Dolanıyor tarlaları yanık bir ses. azalıyor, çoğalıyor,yine azalıyor, kaybolup gidiyor tütün arklarında, saybaşlarında.

Cömert Mehmet’in  sesi az çıkıyor.Arada bir arkçıların “hayda!”ları duyuluyor o kadar. Durkadın Teyze var orada.Köyün masalcısı Durkadın Teyze. Herkes onun  ağzına bakıyor şimdi.

“Keloğlan, devlerin elinden kurtulacak mı? Padişah’ın küçük oğlu, düştüğü derin kuyudan nasıl çıkacak? Durkadın Teyze  de bir anlatıyor ki; sormayın. Ağzından ballar akıyor sanki. Cömert Mehmet’in sesi duyuluyor arada: “Hem dinleyelim, hem işleyelim. Mehmet amcanızı daha çok yakman gomşular tarlada” diye.

Külcü’nün tarlasında bir gürültü oldu. filistiri(*) bırakan doğruldu, gelberiyi bırakan yönünü Külcü’nün  tarlasına döndü. Bütün dikkatler o tarafa yöneldi.Üç harım öteden bağırışmalar duyuldu. Biraz daha yakınlaştı sesler. Güllüce’yi çağırıyorlar, Fatma kızın anası Güllüce’yi. Güllüce kendinden umulmayan bir çeviklikle koştu, harımlardan  atlaya atlaya  Külcü’nün koca tezekli tarlasına vardı.Güllüce varınca sesler iyice kesildi. Bozarmut tarlasındakiler  o gelinceye kadar dinlendiler.Halliş Dayı ile Nuri köylü işi birer sigara doladılar kaçak tütünden, uzunca ve kalınca. Nuri askerken gelirken aldığı benzinli çakmağı çıkardı kılıfından. Çaktı. Önce kayın pederi Halliş Dayı’nın cigarasını yaktı, sonra da kendininkini. Bol dumanlı birer nefes çekip üflediler gök yüzüne doğru...

“-Çakmağına yandığım” dedi Eşe gelin, gülüştüler. Nuri kızardı, çakmağını soktu yeleğinin cebine. ”Bu bizim avratta adama, yeni bir şey kullandırmaz, maytaba alır hemen” dedi ”Aldırma” dedi Halliş Dayı ve sonra derin derin çektiği dumanı üfledi.

Epeyce bir zaman sonra döndü Güllüce. Merakla bakanlara: ”Külcü’nün küçük gelinin bir oğlu oldu.” dedi  bir solukta ve sonra ekledi: Cevizin dibine bir yatak serdik yatıyor... Köye götürecekler birazdan.”

“-Allah Allah” dedi Elif’in anası.”günü geliyor da tarlaya gidiyor. Gı..tütün tarlasında galcek ölünüz.”

“-Zamane dedikleri. Bu ya ayol” dedi Hörüce. “Zamane işte, hocaların ahir zaman dedikleri. Tarlada Doğurur; yolda doğurur. Ay anam biz doğuracağımızı günü gününe bilirdik.”

“Doğru” dedi Güllüce yine.”Bir hafta önce sabahınan caminin yanındaki çınarın dibine garılar toplanmış gülüşüyorlardı.”N’oldunuz gız, aygırlar gibi he! he! edip duruyonuz a!"Dedim. Emet Gelin: “İstanbul’da mı? İzmir’de mi? Bir yerde garının biri tomofilde çocuk doğurmuş” dedi. Bütün gazatalar yazmış, foturafını da basmışlar” diye ekledi. Anacığım,  bzim köyün garıları tütün tarlasında buluyoya çocuğu! Gazataya bunu Yazsalar, beş köyün garıları toplanıp gülüşeceekler ya!”

Kaynak:
Beşkaza Dergisi:1963
İncirköy İncirköy (kitap) Ünal Şöhret Dirlik, Denizli;1999


Sözcük:(*):
Filistir: Tütün fidesini dikmeye yarayan alet.Tütün çivisi de derler.
Harım: Ağaç dalları ve dikenlerden yapılmış çit
Galcek: Kalacak
Gı..: Kız
Sabahınan: Sabahleyin
Tomafil: Otomobil

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam yorum
: 2687
Toplam mesaj
: 200
Kayıt tarihi
: 22.05.08
 
 

Önce kendimi tanıtayım: Ben Ünal Şöhret Dirlik, Aksu Köy Enstitüsü'nde üç yıl okudum. Dördüncü sı..