Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Ekim '07

 
Kategori
Meslekler
Okunma Sayısı
466
 

Gazetecilik arkadan vurmak mıdır?

Gazetecilik arkadan vurmak mıdır?
 

Bazı mesleklerde özellikle kişilik ve karakter çok önemlidir. Özellikle milyonlara hitap ediyorsanız, onların yönlenmelerini sağlıyorsanız bunu iyi ve güzel yönde kullanmak en doğrusudur diye düşünüyorum. Bazen gazete okurken o kadar çok sinirleniyorum ki gazeteyi fırlatıp atmamak için kendimi zor tutuyorum. Birçok alanda arkadan vurmalar, yükselmek için arkadaşının ayağını kaydırmalar, dost görünüp düşman olmalar vardır. Fakat bunu sadece üç-beş kişi görür.

İyi bir gazete de yazıp ayrıca çirkin yüzünü de sergilemek pek kolay olmasa gerek. Çok büyük hırslar ve kaybolan değerler gerekir gibi geliyor bana. Özellikle insanların dış görünüşleriyle alay eden yazılar yazanlara hiç tahammülüm yok. Çünkü o köşeler bu şekilde insanları aşağılamak, yermek için onlara verilmiyor. Maalesef bizim gazetecilerimizde özellikle köşe yazarlarında bu köşe benim, istediğimi yaparım mantığı hakim. Ne yazıkki hayır... İstediğinizi yapamazsınız çünkü o köşeden 80 milyon insana sorumlusunuz.

Geçen gün büyük bir gazetenin ekinde yazan bir yazarın köşesini okuyorum. Bir manken kızımız babasının ünlü bir şair olduğunu ifade etmiş, gazeteci de yazmış. Hatta mankenle aralarında geçen telefon konuşmalarını da yazmış ki eşeği sağlam kazığa bağlamış olsun. İyi, hoş okuduk geçtik. Dün yine gazetelere göz atıyorum, sıra bu gazetecinin köşesine geldi, yarı okuyup yarı okumayarak geçiyordum ki okuduğum bir şey resmen tüylerimi diken diken yaptı. Manken kızımızın inkar etmesi karşısında gazeteci, bunu anlatıp araya da siyah harflerle şöyle bir cümle sıkıştırmış ''annesinin ispanyol kökenli olduğunu da araştırsınlar''...

Şimdi bu ne perhiz bu ne lahana turşusu??? Oyunda oynayan mızıkçı çocuklar gibi yazı yazmak veya ispiyonlamak, dedikodu yazmak ne zamandır gazetecilik sayılıyor? Sonra annenin İspanyol kökenli olmasının kime ne faydası ne zararı var?? Anne İspanyol kökenli diye afaroz mu edelim yani?? Herkesin soyunu sopunu araştırıp ona göre mi değerlendirelim? Anlatılmak istenen bu mudur? Daha öncede ünlü bir piyaniste dişlerini yaptırmasını söylemişti. Eğer gazetecilik cidden buysa gider bir mahalle kahvesine oturur, bütün dedikoduları allayıp pullayarak yazar hem de alasını yaparım ben.

Bir tek bu olay değil tabi ki fakat gazeteciliğin etik kurallarının tekrar düzenlenmesi gerekiyor bence. Ya da bu kurallara uymayan gazetecilik yapmasın. Hem de bir köşe verilerek milyonları zararlı düşünceleriyle zehirlemesinler.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ben size bir öneride bulunmak istiyorum, inandığınız güvendiğiniz bir gazete ve bir iki yazar seçin ve onlardan başkasını okumayıni okuyup da moralinizi bozmayın. Çünkü adı gazeteci kendisi bir halt olmayan o kadar çok insan varki. Meslektaşıyla didişmeyi, kendine yüz vermeyen şarkıcıyı, mankeni karalamayı, kendine arka çıkmayan politikacıyı, iş adamını, bürokratı kötülemeyi gazetecilik sanan müsvetteler var. Onları yok sayıp okumayın. Gazetecilik karakteri sağlam, idealist, para mal aşığı olmayan, dürüst insanlar tarafından yapılmalıdır. İçi kokuşmuşlar tarafından değil. saygılarımla

Tuncay Dağlı 
 08.10.2007 12:34
Cevap :
Tuncay bey en iyisi sanırım sizin dediğinizi yapmak.Daha çok köşe yazarı okumak adına o kadar gereksiz yere dallnıp budaklandım ki,en sonunda asıl okumam gerekenleri okumaya vaktim kalmadığını gördüm.En kötüsü de bu dedikodu furyasını,bunların haber niteliğinin olmadığını kimse kabul etmiyor.Sevgiler,selamlar.  08.10.2007 13:17
 

tüm samimiyetimle size katılıyorum. Gazetelerde sürekli çıplak bayan resmi görmekten, hiçbir mantıkla açıklanamayacak derecede taraflı haber okumaktan ve paparazzilikten öteye gitmeyen çirkin iftiraları görmekten dolayı gazete okumaktan soğudum. İnsanların özel hayatlarına saygı duyulmayan bir toplumda medyadan farklı bırsey beklenmemesi gerekiyor sanırım. Maalesef basınımızda kaliteden eser yok. Saygılarımla..

kırmızı 
 08.10.2007 9:47
Cevap :
Kişisel çıkarlara ilişkin yazılar gördükçe elimizde olmadan soğuyoruz böyle.Sevgiler.  08.10.2007 11:48
 

Manken kızımız gündemde kalmak için, ölmüş bir şairi kullanıyor, onun hayatta olan eşini üzüyor. Bu sizi rahatsız etmemiş ama gazetecinin köşesinde bu mankeni eleştirmesine dayanamamışsınız. Ne yazacak köşe yazarı köşesinde? Köşeyi dönenleri mi yazsın? Biraz tahammüllü olacağız. Herkes mesleğini icra ediyor. Birisi gündemde kalabilmek için her fırsatta kasap vitrinindeki koyun çıplaklığında sergiliyor kendisini, bu yetmiyor ölmüş bir şairin kızı olduğunu, yıllarca bunu açıklamadığını söylüyor. 2 gün sonra da yanlış anlaşıldığını belirtiyor Bunlar da gazetecilik olayı. Danışıklı döğüş. Köşe yazarı da bunu işlemiş. Gazeteler, köşe yazarları, medya olmasaydı dünyadan bihaber yaşardık. Şükür ki varlar. Her yazılana inanıp inanmamak, yazılanları kendi bilgi süzgecimizden geçirmek de bize kalmış. Hep suçlamasak, biraz da anlayış göstersek, yaşam daha kolay olacak. Ne dersiniz? Saygı ve sevgilerimle.

Mustafa Mumcu 
 07.10.2007 20:02
Cevap :
O konu da zaten ayrı bir yazı olur.Zaten danışıklı döğüş olduğu için çok çirkin değil mi?Sanki bir zeka esprisi gibi anne olayını da araya sıkıştırmak kötü görünüyor.Bu şekilde olmaması lazım bence.Sevgiler.  08.10.2007 8:06
 

Ben gazete okumuyorum artık. Çünkü hiç biri bana samimi gelmiyor ne yazık ki. kalemlerini birilerinin çıkarları için kılıç gibi kullananların dünyası gazetecilik dünyası. sevgi ve saygılarımla..

kartal0634 
 07.10.2007 0:11
Cevap :
Ben de son zamanlarda eskisi kadar inceleyerek okumadığımı farkediyorum.Sevgiler.  08.10.2007 8:04
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 265
Toplam yorum
: 1206
Toplam mesaj
: 135
Ort. okunma sayısı
: 618
Kayıt tarihi
: 15.01.07
 
 

1974 İstanbul doğumluyum. Yüksekokul mezunuyum. Bursa'da yaşıyorum. Her zaman yazıp defterler, aj..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster