Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Ekim '08

 
Kategori
Basın Yayın / Medya
Okunma Sayısı
1866
 

Gazetecilik yetenek işi mi yoksa eğitimle mi?

Gazetecilik yetenek işi mi yoksa eğitimle mi?
 

“Gazeteci doğuştan mı yoksa sonradan eğitimle mi olunur?” sorusu diğer tüm mesleklerde olduğu gibi klişe halini alan sorulardan biri haline dönüşmüştür.

Gazetecilik doğuştan gelen bir yeteneğin sonradan alınan eğitimle taçlandırılması ile en başarılı duruma ulaşır. Çünkü tek başına olan yetenek bir anlam ifade etmeyebilirken; sonradan bu yeteneğe eklenen eğitim ile amaca uygun yönlendirme yapılır.

İyi bir gazeteci doğuştan gelen özellikleriyle haber kokusunu alır. Bu sezgiler yine doğuştan vardır ve eğitimle gelişir. Gazeteci bir kalabalığın sadece yığın mı yoksa bir süre sonra habere dönüşebilecek bir topluluk mu olduğunu algılayan kişidir.

Gazeteci her türlü durumdan haber yaratabilen kişidir. Peki, haber nedir?

Haberin doğasında olumsuzluk vardır. Her şey yolunda giderken bu durumdan haber oluşturmak zordur. Mümkün gibi görünse bile merak duygusu ve ilgiyi barındırmaz.

Ör: Tapu dairesinde tüm işlemler yolunda gidiyor ve herkes bu durumdan memnunsa; herkes görevini yerine getiriyor demektir. Ancak aynı dairede bir işlemin yapılması için ilave ücretler talep edilip, zorluk çıkartılıyorsa haber fazlasıyla oluşmuştur.

Farklılık yaratan her şey haberin kaynağıdır. Bazı durumlarda haber sıkıntısı çekildiğinde normal bir insani durum ile sıradan bir gelişme birleştirilerek farklı algılara uygun haber ortaya konulabilir.

Ör: Sağlık alanındaki gelişmeler sebebiyle bir zamanlar normal karşılanmayan üçüz, dördüz, beşiz gibi çoğul gebelikler günümüzde normal bir durum halini almıştır. Bir başka taraftan ülkemiz ve dünya ülkeleri açısında ekonomik krizlerde sıkça yaşanan olası durumlardır. Biraz yaratıcılık ve işini bir şekilde yapmak isteyen gazeteci bu iki durumu birleştirerek “Krize rağmen dördüz doğurdu!” başlığı ile ilginç bir haber ortaya koyabilir. Bu haber hem kendini kurtarır hem de haberi ilgi çekici bir hale getirir.

Haber ne kadar fazla insanı ilgilendiriyorsa o kadar değerli bir haberdir. Haber içeriğinde birden fazla taraf varsa haber başlığında hangi taraf sayısal olarak yoğunluktaysa o taraf yer alır.

Toplum içimde belli kesimleri ilgilendiren konularda çok doğal bir biçimde haber halini alabilir. Haber olarak belirli ölümcül hastalıkların tedavisini aktaran haberler her kesimden okuyucu ilgisi ile karşılaşır. Haber kitlesi olarak ölümcül hastalık taşıyanlar 1.dereceden, hasta yakınları ve potansiyel risk grupları 2.dereceden ve sağlıklı tüm bireyler 3.dereceden haber okuyucusu olurlar.

Yapılan araştırmalar neticesinde yazılı medya içerisinde yer alan haberlerden sağlık haberleri %14’lük bir oranla en çok dikkat çeken haberlerdir. Her grubu doğrudan ilgilendirmiyor gibi gözükse de siyaset, ekonomi, mizah unsuru taşıyan ilginç olaylar, özellikle merak uyandıran ünlülerin giyim, saç tasarımları, yalanı ve fotoğrafı bol olan magazin haberleri de insanların ilgisini çeken diğer alanlardaki haberlerdir.

İnsan duygularına hitap eden insan-insan ve insan-hayvan ilişkileri de doğru yerden yansıtıldığında fotoğraflarla desteklenerek manşet haberi bile olabilir.

Ör: Bir hayvanın önsezisi ile insan hayatını kurtarması, artık klasikleşse de ilgi çekmeye ve merak uyandırmaya devam eder.

Estetik özelliklerde farklı yönleriyle haber olabilir. Haberin önemsizi yoktur. Gazetelerde yayınlanan ilanlardan bile istenirse haber yaratılabilir. Bu durumları yakalamak yine yetenekli gazetecilerin işidir.

Her gazetecinin her gün üç yeni kişi ile tanışması gereklidir. Her insanı haber kaynağı olarak düşünürsek; farklı alanlardan farklı insanlar tanıyan gazeteci habere bir adım daha yakındır.

İzlenilen olaylar bir sonraki günün gazetesinde yer alacağından dolayı gazetecinin işinde rahat davranma gibi bir lüksü olmamalıdır. 24 saatlik sürenin olması rahatlıktan ziyade, haberin bayatlamaması açısından düşünmeye sevk etmelidir.

Gazetecinin insan gruplarıyla ilişkilerinde mesafe çok önemli bir yer tutar. İkili ilişkilerde karşılıklı ya da tek taraflı bağımlılık yaratılmamalıdır. Bu bağımlılık gazetecinin karşısındaki kişiye gebe olmasına ve tarafsızlığını yitirmesine yol açar.

Mesleğin getirdiği ilkeler bakımından gazeteci kamu yararını gözeterek haber yapmalıdır. Her zaman her şeyi yazmak ise yarardan çok zarara da sebep olabilir. Haber kaynağına zarar vermemek adına bazı haberler ertelenebilir ya da yayınlanmayabilir. Ancak kişisel menfaatler sebebiyle haber engelleme yapılıyorsa bu durumda dikkate alınmayarak, haber yayınlamakta sakınca görülmemektedir.

Her habere ulaşırken iki tür inceleme vardır. Birinci inceleme türünde haber merkezden dışa doğru incelenirken haberi ilgilendiren kişiler ya da mekânın tam kalbinden başlayarak çevreye gidilir. İkinci inceleme türünde ise haber dışarıdan merkeze doğru incelenir. Haber kaynağına doğrudan ulaşılamadığı durumlarda önbilgiler dışarıdan elde edilerek merkeze gidilir.

Zaten haber yapılacak konu ile ilgili bilgi almadan habere gitmek gazeteciyi çoğu kez yanılgıya düşürür. Haber kaynağı gazetecinin ağzını yoklayarak konu hakkında bilgisi olmadığını anlarsa yanıltıcı bilgi vererek kendi istediği doğrultuda yönlendirme yapar.

İkinci el kaynaklardan bilgi alınarak haber yapılıyorsa mutlaka üçüncü el kaynaklardan aynı haber teyit edilmelidir.

Gazeteci şüpheci olmak zorundadır. Her söylenen söze inanmamalı ancak inanıyormuş gibi davranmalıdır. Koşulsuz güven olduğu zaman yanılgı ve hatalar ardı ardına gelir.

Haber kadar önemli olan bir başka unsur da fotoğraftır. Fotoğraf haber içinde estetik unsur olarak yer alır. Ayrıca haberi belgeleyen bir resmilik de taşır. Estetik unsurları barındırmayan ancak haberin belgesi konumunda olan fotoğraflar net olmasa bile baskıya girebilir.

Bazı zamanlarda ise sayfa düzenine bağlı olarak gereksiz olarak, zorunluluktan fotoğraf kullanımı olabilir. Bu durum estetik olarak insanların ilgisini çekmek ya da iki haber arasında nefes aldırmak için yapılır.

Fotoğraf ve haber birbiri ile sıkı ilişkidedir. Fotoğrafta güncellik çok önemlidir.

Ölümlü kaza ya da bir cesedin olduğu durumlarda haber yapılacaksa ceset fotoğrafı kullanmak yerine ölen kişinin yaşamının son dönemine ait fotoğraf kullanımı daha iyidir. Gazetenin başka bir işlevi de ceset örtmektir.

Fotoğraf gazeteci tabiriyle sayfanın yavrusu olarak adlandırılır.

Ana başlıktan başlamak üzere, alt başlık, haberin giriş paragrafı, gövde kısmı, fotoğraf ve fotoğraf altı ile okuyucu ilgisi aşamalı olarak çekilmeye çalışılır.

Son olarak haberin güvenirliği için resmi makamlardan onay alınması ayrıca haber içinde barınan yerel unsurlarda dikkatle takip edilmelidir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sevgili Kardeşim,Bilgilendirmeniz çok güzel...MB'de yazanlar da yarı gazeteci sayılır bence...Faydalı oluyorsunuz :))Teşekkürler...İnsan haklarına ve yasalara saygılı; dürüst gazetecilerin yetişmesi dileklerimle sevgilerimi selâmlarımı iletirim...

Mesut Selek 
 15.10.2008 12:32
Cevap :
Rica ederim hepimizin birbirimizden öğreneceği bir şeyler var...  15.10.2008 16:51
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 430
Toplam yorum
: 738
Toplam mesaj
: 99
Ort. okunma sayısı
: 2170
Kayıt tarihi
: 18.06.07
 
 

20 Nisan 1989'da İzmir'de doğdu. İlköğretim ve lise öğrenimini Karşıyaka'da tamamladı. 20..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster